Nors mitolojisi, İskandinav ve Cermen halklarının tanrılarını ve evren tasavvurunu anlatan gelenektir. Bugün bildiklerimizin çoğu, Orta Çağ'da İzlanda'da yazıya geçirilen Edda adlı derlemelere dayanır. En ayırt edici yanı, kaçınılmaz bir kader anlayışıdır. Bu dünyada tanrılar bile ölümlüdür ve sonlarının geleceğini önceden bilirler.
Buz ve Ateşten Yaratılış
Başlangıçta Ginnungagap denen büyük boşluk, bir yanda buz bir yanda ateşle çevriliydi. Bu ikisinin karşılaşmasından ilk dev Ymir doğar. Tanrılar Ymir'i öldürüp bedeninden dünyayı biçimlendirir. Evren, kökleri ve dalları dokuz ayrı dünyaya uzanan devasa kül ağacı Yggdrasil çevresinde düzenlenir.
Aesir ve Vanir
Nors tanrıları Aesir ve Vanir adlı iki soya ayrılır. Başlarında, bilgelik uğruna gözünü feda eden baştanrı Odin bulunur. Gök gürültüsü ve çekiciyle tanınan Thor, Odin'in eşi Frigg, bereket tanrıçası Freya ve ışık tanrısı Baldur bu tanrılar arasındadır. Gökkuşağı köprüsü Bifrost'u bekçi tanrı Heimdall korur. Aralarındaki en karmaşık figür, hem tanrılara yardım eden hem de onlara ihanet eden hilekâr Loki'dir.
Ragnarök
Tüm bu dünyanın sonu baştan bellidir. Baldur'un Loki'nin hilesiyle ölümü, sonun başlangıcı sayılır. Ragnarök denen büyük kıyamette tanrılar, devler ve canavarlar son bir savaşta karşı karşıya gelir. Zincirinden boşanan dev kurt Fenrir baştanrı Odin'i yutar, tanrıların çoğu ölür ve dünya sulara gömülür. Yine de anlatı burada bitmez. Sulardan yeni ve temiz bir dünyanın doğacağı söylenir.