söylence
/türk/yer-su
_

Yer Su

Yer Su
Yer Su.
Yer Sub, Yer Sug, Yersu olarak da bilinir.
Yurdu koruyan kutsal yer ve su ruhları.

Eski Türk inancında yurdu oluşturan toprakların ve suların kutsal sayılması, bu toprak ve suların koruyucu ruhlarına verilen ortak addır. Dağ, ırmak, göl, orman, pınar ve kaya birer sahibi olan varlıklar sayılır; bunların hepsi birden Yer Su adıyla anılır. Tek bir varlık değil, bir topluluktur.

Gök tanrı Tengri inancı ve ataların ruhlarına gösterilen saygıyla birlikte eski Türk inancının üç ayağından birini oluşturur. Gök yukarıdan buyurur, atalar geçmişten gözetir, Yer Su ise ayak basılan toprağın kendisinden korur.

Adı

Ad, yer ile su sözcüklerinin yan yana getirilmesiyle kurulur; en eski yazılı biçimi yer sub'dur. İki sözcüğün ayrılmadan birlikte söylenmesi rastlantı değildir: Türk düşüncesinde yurt, toprakla suyun birlikte var ettiği bir bütündür; susuz toprak da sahipsiz su da yurt sayılmaz.

Yazıtlarda ada çoğu zaman ıduk sıfatı eşlik eder ve ıduk yer sub, yani kutsal yer su biçiminde geçer. Sözcük göndermek, salıvermek anlamındaki eski bir kökten gelir; kutsal olan, tanrı için ayrılıp salıverilendir. Aynı sözcük, sırtına yük vurulmayan ve kesilmeyen adak hayvanları için de kullanılır.

Yazıtlardaki Yeri

Kavramın en eski yazılı izi Orhun Yazıtları'ndadır; Tonyukuk yazıtında da geçer. Orada Yer Su edilgen bir kutsallık değil, olaylara karışan bir güçtür: Türk halkı yok olmak üzereyken Türk tanrısı ile Türk'ün kutsal yer suyunun birlikte davrandığı ve halkın yok olmaması için düzen kurduğu anlatılır.

Bu, kavramın en ayırt edici yanıdır. Yer Su yalnız doğayı değil, o doğa üzerinde kurulmuş yurdu da korur; kağanla birlikte anılması ve onunla aynı cümlede geçmesi, toprağın siyasi bir varlık olarak da düşünüldüğünü gösterir. Yurdunu yitiren halk, yalnız toprağını değil koruyucusunu da yitirmiş sayılır.

Çin kaynakları, Hunların göğe, yer su ruhlarına ve atalarına kurban sunduğunu kaydeder; bu da inancın yazıtlardan yüzyıllar önce yerleşik olduğunu gösterir.

Kapsamı

Yer Su, ayrı ayrı iyelerden oluşan bir bütündür. Suların sahibi Su İyesi, ateşin ve ocağın sahibi Od Ana, rüzgârın sahibi Yel Ana, ormanın sahibi Ebede bu topluluğun içinde sayılır. Toprağın bereketini karşılayan Etügen ise bütünün toprağa düşen yüzüdür.

Aradaki basamak farkı önemlidir: iye tek bir pınarın, tek bir ağacın sahibidir; Yer Su ise bütün bu sahiplerin oluşturduğu topluluğun adıdır. Bu yüzden bir iyeye tek tek seslenilir, Yer Su'ya ise toplu olarak.

Yer Su'nun en yüksek sayılan parçası, Göktürklerin kutsal bildiği ormanlık dağlık bölge Ötüken'dir. Yazıtlar kağanın orada oturmasını buyurur; orada oturulduğu sürece ilin ayakta kalacağı söylenir. Kutsal yer, aynı zamanda yönetimin merkezidir.

Saygının Biçimi

Yer Su'ya gösterilen saygı, tapınakla değil davranışla ödenir. Kutsal sayılan koruluklarda avlanmak ve ağaç kesmek yasaktır; pınar ve akarsu kirletilmez, suya tükürülmez, boş yere ot yolunmaz. Bu yasakların çiğnenmesi kuraklık, hastalık ya da bereketsizlik getirir sayılır.

Sunu küçüktür ve gündeliktir: içilen içkinin ilk yudumu yere serpilir, ateşe ilk lokma atılır, su başına süt dökülür. Bu küçük paya saçı denir. Geçit başlarına ve yüksek yerlere taş yığınları kurulur; oradan geçen bir taş ekler ya da bez bağlar — yerin sahibinden geçiş izni istemenin somut biçimidir. Büyük törenlerde ise dağ başında at kurban edilir.

Bu uygulamaların bir bölümü İslam'dan sonra da sürmüştür. Pınar başındaki ve türbe yanındaki ağaçlara bez bağlamak, kutsal sayılan dağ ve su başlarını ziyaret etmek, taş yığmak eski inancın yeni kılıktaki uzantısı sayılır.

Başka Mitolojilerdeki Karşılıkları

Doğanın her parçasının sahipli görülmesi ve bu sahiplerin ülkeyi koruduğuna inanılması başka geleneklerde de vardır. Japon inancında dağın, ırmağın ve tek bir kayanın kendi ruhu bulunur; üstelik orada da gök tanrıları ile yer tanrıları ayrı sayılır ve yeryüzü, gök soyuna Okuninuşi eliyle devredilene kadar yer tanrılarının elindedir. Nors anlatısında belirli bir toprağa ve kıyıya bağlı ruhlar, saygı görürlerse bereket getirir, gücendirilirse kaza ve kötü hava gönderir.

Yunan mitolojisinde pınarların, ırmakların ve dağların perileri aynı düşüncenin karşılığıdır; ancak orada bunlar tek bir ad altında toplanmaz ve bir yurdu koruma görevi taşımaz. Yer Su'yu ayıran da budur: doğa ruhlarının bir ülkenin bekasıyla açıkça birleştirilmesi ve hükümdarla aynı cümlede anılmasıdır.

Bağlantı grafiği

Bu maddenin bağlandığı ve buraya bağlanan 11 madde, aralarında 33 bağlantı.