söylence
/yunan/efialtes
_

Efialtes

Efialtes
Efialtes.
Epiales olarak da bilinir.
Uyuyanın üstüne çöken kâbus ruhu.

Yunan anlatısında kâbusun kişileşmiş biçimidir. Uyuyan kişinin göğsüne çöker, soluğunu keser ve kımıldamasını engeller. Adı da doğrudan bu işi anlatır: üstüne atlayan, üzerine çöken.

Yunan mitolojisinin anlatısı olan tanrıları arasında değildir. Ne bir soyu ne bir macerası vardır; yalnızca bir deneyimin adıdır. Bu yönüyle Yunan düşüncesinde kişileştirilen soyut güçler öbeğine girer — uyku, ölüm, korku ve rüya gibi.

Adı

Ad, üzerine koymak, üstüne atlamak anlamındaki fiilden gelir. Kaynaklarda Epiales biçimiyle de geçer; ikisi aynı varlığı karşılar. Bir başka anılışı kara rüyadır.

Adın hem varlığı hem de o varlığın yol açtığı hâli karşılaması dikkat çekicidir. Aynı ikilik Türk inancında da vardır: albastı hem hastalığın hem de kimi kaynaklarda ona yol açan varlığın adıdır. İki gelenekte de deneyimin adı, onu yapan varlığın adından ayrılmaz.

Gecenin Çocukları Arasında

Rüya ruhları, gecenin tanrıçasının çocukları sayılır ve toplu olarak anılır. Efialtes de bu öbeğe konur; uykuyu getiren Hipnos ile aynı dünyaya aittir.

Bu akrabalık bir iş bölümü kurar. Hipnos uykuyu verir, rüya ruhları uyuyana görüntüleri taşır, Efialtes ise bu görüntülerin karanlık olanını getirir. Yunan anlatısında uyku bir dinlenme değil, ayrı bir dünyaya geçiştir; o dünyanın da kendi tehlikeleri vardır.

Hekimlik Metinlerinde

Bu ad yalnızca söylencede kalmaz, İlk Çağ hekimlerinin yazılarına da geçer. Hekimler onu bir varlık olarak değil, bir hastalık hâli olarak ele alır ve belirtilerini sayar: göğse binen bir ağırlık, soluk alamama, konuşamama ve kımıldayamama.

Sonraki yüzyıllarda bu hâl keçi ayaklı Pan ile birleştirilmiş ve onun işi sayılmıştır; kırların ansızın korku salan tanrısıyla gece basan ağırlık aynı kaynağa bağlanmıştır.

Bugün uyku felci denilen durumun, hem bu anlatının hem de başka geleneklerdeki benzerlerinin ortak kaynağı olduğu düşünülür. Aynı bedensel deneyim, her kültürde ayrı bir varlığa yüklenmiştir.

Karıştırılmaması Gerekenler

Yunan anlatısında aynı adı taşıyan iki dev daha vardır ve üçü birbirinden ayrıdır.

Birincisi, kardeşi Otos ile birlikte anılan devdir; ikisi Poseidon'un oğulları sayılır. Her yıl boyları uzayan bu kardeşler, göğe çıkıp tanrıları devirmek için dağların üstüne dağ yığmaya kalkışır. Savaş tanrısı Ares'i tunç bir küpe kapatıp on üç ay tuttukları da anlatılır. Sonları kendi kibirlerinden gelir: aralarından geyik kılığında geçen bir tanrıçaya attıkları mızraklarla birbirlerini öldürürler.

İkincisi, tanrılara başkaldıran dev soyu Gigant'lardan biridir. Tanrılarla devler arasındaki büyük savaşta iki ayrı okla, iki gözünden birden vurularak öldürülür.

Üçü de aynı adı taşır ama aralarında bir bağ yoktur. Kâbus varlığı bir dev değildir; devler de kâbusla ilgili değildir. Ad, üçünde de üstüne atlayan anlamını taşıdığı için ortaktır.

Başka Mitolojilerdeki Karşılıkları

Uyuyanın göğsüne çöken varlık Türk inancında birden çok adla anılır. En yaygını, halk dilinde karabasan denilen Karakura'dır; aynı deneyim Hıbılık ve Enkebit adlarıyla da geçer. Anlatılar neredeyse birebir örtüşür: göğse binen ağırlık, kesilen soluk, kımıldayamama.

Nors ve Cermen inancında aynı iş Mara'nındır; Avrupa dillerinde kâbusu karşılayan sözcükler bu addan gelir. Efialtes'in Yunancadaki durumu da aynıdır — ad, kâbusun kendisinin karşılığı olmuştur.

Dördü arasındaki tek belirgin fark, Türk anlatısında varlığın çoğu zaman görünüşüyle betimlenmesi, Yunan anlatısında ise neredeyse hiç betimlenmemesidir. Efialtes'in yüzü yoktur; yalnızca ağırlığı vardır.

Bağlantı grafiği

Bu maddenin bağlandığı ve buraya bağlanan 11 madde, aralarında 20 bağlantı.