söylence
/türk/hortlak
_

Hortlak

Hortlak — Türk Mitolojisi
Hortlak.
Hortlağan, Hortdan olarak da bilinir.
Mezardan kalkıp geri dönen ölü.

Ölümünün ardından mezarında rahat bulmayıp geri döndüğüne inanılan ölüdür. Adı, dirilmek ve mezardan kalkmak anlamına gelen hortlamak fiilinden gelir; Azerbaycan'da hortdan biçimiyle yaşar. Anadolu halk inancının en yaygın korku figürlerindendir; ölümün her zaman kesin bir son olmadığı, kimi ölülerin geri dönebileceği düşüncesine dayanır.

Türk inancında ölüm, ruhun öteki dünyaya geçtiği bir yolculuk olarak görülür. Hortlak, bu geçişin bir sebeple tamamlanamadığı, ruhun bu dünyayla bağını koparamadığı durumun sonucudur; yani doğal düzenin dışına çıkmış, olması gerektiği gibi göçememiş bir ölüdür. Onu bir hayaletten ayıran, bedeniyle birlikte dönmesidir: hortlak görünmez bir ruh değil, mezarından kalkan ölünün kendisidir.

Kimlerin Hortladığı

Her ölünün değil, belirli ölülerin hortladığına inanılır. Haksızlığa uğrayarak ya da öcü alınmadan ölenler, ağır günah işlemiş kişiler ve gereğince gömülmeyenler bu tehlikeyle anılır. Ölünün ardından bırakılan bir işin ya da tamamlanmamış bir hesabın, onu geri döndürdüğü düşünülür.

En yaygın halk inançlarından biri, gömülmeden önce ölünün üzerinden bir kedinin atlamasının onu hortlağa çevireceğidir. Bu yüzden ölü, gömülene kadar başında beklenir ve hayvanların yaklaşması engellenirdi. Bu uygulama, hortlamayı önlemeye yönelik bir tedbir sayılırdı.

Zararı

Hortlağın geceleri mezarından kalkıp dolaştığına, yaşayanları korkuttuğuna, hatta onlara ve geride kalan ailesine zarar verdiğine inanılır. Karanlıkta görünür, gündüzün ortadan kaybolur. Kimi anlatılarda başka mezarları açtığı, hayvanları telef ettiği ve gittiği evde hastalık bıraktığı söylenir. Bu yönüyle gecenin ve ölümün tekinsizliğini temsil eder.

Kan ve can emen Ubır de bu inanç dünyasına aittir; o, hortlağın özellikle yaşayanların kanını ve gücünü tüketen biçimi olarak düşünülebilir. Kışın en soğuk günlerinde dolaştığına inanılan Karakoncolos ile de kimi yörelerde karıştırılır. İkisi de rahat bulmayan, geri dönen ölü tasavvurunun parçalarıdır.

Eski Kayıtlarda

Hortlak inancı yalnızca halk arasında kalmamış, resmî kayıtlara da girmiştir. Bir yörede hortlak olayı bildirildiğinde soruşturma açıldığı, mezarların açıldığı ve ne yapılacağının resmî görüşle belirlendiği bilinir. Uygulanan yöntemler ölünün gövdesine kazık çakmak, işe yaramazsa başını ayakucuna koymak, o da yetmezse cesedi yakmaktı. Bu kayıtlar özellikle Rumeli'de yoğundur; Anadolu'da ise inanç daha çok cenaze âdetleri ve korunma tedbirleri çevresinde kalmıştır.

Önlenmesi

Hortlamayı önlemenin ve dönen bir ölüyü durdurmanın yolu, doğru cenaze törenine ve ölüye gösterilen saygıya bağlanırdı. Ölünün yıkanması, gereğince gömülmesi ve ardından tutulan yasın eksiksiz yapılması, ruhun huzura kavuşup geri dönmemesi için gerekli sayılırdı. Kötücül varlıklara karşı koruyucu sayılan demir de bu tedbirler arasında anılır. Ruhu yatıştırılan ölünün öteki dünyaya geçtiği, böylece hortlama tehlikesinin ortadan kalktığı düşünülürdü.

Başka Mitolojilerde Geri Dönen Ölü

Mezarından kalkan ölü tasavvuru geniş bir alanda görülür. Nors mitolojisinde gömüldüğü höyükte hazinesinin başında bekleyen, gücü ölümüyle azalmayan ölüye draugr denir. Japon mitolojisinde bu dünyadan öfkeyle ya da hesabı görülmeden ayrılanların geri dönen ruhu Yurei adıyla anılır. Sümer'de ise ölülerin dirilmesi bir tehdit olarak dile getirilir: yeraltına inen İnanna, kapı açılmazsa ölüleri kaldıracağını ve onların dirileri yiyeceğini söyler.

Mısır bu tasavvurun tam tersini gösterir: orada ölünün bedeninin bozulmadan durması istenir, mumyalama da bunun için yapılır; çünkü ölünün geri dönmesi korkulacak değil, umulacak bir şeydir. Türk inancında ise geri dönen beden düzenin bozulması sayılır — aradaki fark, iki toplumun ölümden ne beklediğidir.

Bağlantı grafiği

Bu maddenin bağlandığı ve buraya bağlanan 6 madde, aralarında 9 bağlantı.

Paylaş

Bu madde paylaşıldığında aşağıdaki kartla görünür; bir ucun üzerine gelince o ucun kartı gösterilir.