İnsanların kanını ve canını emerek beslenen kötücül varlıktır. Ağırlıkla Tatar, Başkurt ve Çuvaş Türklerinin anlatılarında geçer. Çoğunlukla kötü bir büyücünün ya da günahkâr bir kişinin ölümünden sonra rahat bulmayıp geri dönen ruhu olarak düşünülür; bu yönüyle mezardan kalkan bir varlık gibidir.
En belirgin özelliği doymak bilmeyen açlığıdır. İnsanın kanını, gücünü ve canlılığını tüketir; geçtiği yere hastalık ve bitkinlik bırakır. Türkçedeki obur, yani aşırı ve doymak bilmez yiyici anlamına gelen sözcük, bu varlığın adından gelir.
Ölü ve Diri Biçimi
Ubır iki türlü düşünülür. Kimi anlatılarda ölmüş bir varlıktır: kötü biri öldükten sonra bedeni çürümez, geceleri kalkıp insanlara musallat olur. Kimi anlatılarda ise diridir: gündüz sıradan bir insan gibi yaşayan, geceleri ruhu bedeninden ayrılıp başkalarına zarar veren bir büyücüdür.
Bu diri biçimin en tanınmışı, insan yiyen yaşlı bir kadın olarak betimlenen Ubırlı Karçık'tır. Çocukları kaçırıp yediği, gece karanlığında dolaştığı anlatılan bu cadı, halk masallarının korkulan figürlerindendir.
Mezardan kalkan biçimiyle Hortlak ile aynı inanç dünyasına aittir; Ubır, geri dönen ölünün özellikle yaşayanların kanını ve gücünü tüketen türü sayılabilir.
Görünüşü ve Kılık Değiştirmesi
Başkurt anlatılarında ölmüş bir büyücünün ruhu olarak betimlenir: iri başlı, uzun kuyruklu, ağzından ateş püsküren ve uçabilen bir yaratıktır. Günlerce, hatta aylarca hiç kımıldamadan durabildiği, sonra yeniden harekete geçtiği söylenir.
İstediği biçime girebilmesi en tehlikeli yanıdır. Kimi anlatıda genç ve güzel bir kız olarak görünüp yaklaşır, kimi anlatıda kurt ya da yaban köpeği kılığına girip sürüye dalar, koyunları parçalayıp kanlarını içer. Kadınların ve hayvanların sütünü de emdiği anlatılır. Nereye uğrarsa oraya bulaşıcı hastalık bıraktığına inanılır.
Zararı
Uykudaki insanın göğsüne çöküp onu bastığına, nefesini ve gücünü çektiğine inanılır; ağır basma ve kâbus gibi haller ona bağlanır. Kimi anlatılarda ateş topu biçiminde yuvarlanarak dolaştığı, bacadan içeri girdiği söylenir.
İnsana zarar veren yönüyle Albıs gibi kötücül varlıklarla, uykuda göğse çökmesi bakımından Karakura ve Hıbılık ile, ölümle ve karanlıkla kurduğu bağ bakımından da yeraltının hükümdarı Erlik'in dünyasıyla aynı çevrede anılır.
Adı Üzerine
Ubır (Obur, Upır) adının, Slav dillerindeki vampir sözcüğünün kökeniyle ilişkili olabileceği öne sürülür. Bu bağ dilbilimciler arasında tartışmalıdır; kesinleşmiş değildir. Buna karşın adın Türkçedeki obur sözcüğüyle ilişkisi açıktır ve varlığın doymak bilmez doğasını yansıtır. Bölgeye göre Hobur, Vupar, Opkur ve Opkan biçimlerinde de söylenir.
Başka Anlatılardaki Karşılığı
Kan içen, biçim değiştiren ve ölümle bağı olan varlık başka mitolojilerde de bulunur. Yunan anlatısındaki Empusa, güzel bir kadın kılığına girip yaklaştığı kişinin kanını içen bir varlıktır. Nors anlatısındaki Draugr ise mezarında yatmayıp kalkan, olağanüstü güçlü ölüdür.
Ubır'ı bu ikisinden ayıran yan, canlı bir insanın da Ubır olabilmesidir: ölünün geri dönmesi kadar, yaşayan bir büyücünün geceleri ruhunu salması da aynı adla anılır. Bu ikili yapı, korkuyu mezarlıkla sınırlamayıp komşunun evine kadar taşır.