söylence
/türk/yalmavuz
_

Yalmavuz

Yalmavuz — Türk Mitolojisi
Yalmavuz.
Celmoğuz, Jalmavuz Kempir, Calmavuz, Yalmavız olarak da bilinir.
İnsan yiyen çok başlı canavar ya da cadı kocakarı.

İnsan yiyen, doymak bilmez canavardır. Ağırlıkla Kazak, Kırgız ve Orta Asya Türklerinin masal ve destanlarında geçer. Adının, yutmak ve oburca yemek anlamına gelen bir kökten geldiği düşünülür; bu köken, varlığın en belirgin özelliği olan sınırsız açlığını yansıtır.

Ad, Türk dünyasında geniş bir alana yayılmıştır ve her boyda ayrı söylenir: Kazaklarda Jalmavız, Kırgızlarda Celmoğuz, Uygurlarda Yalmavuz, Karaçay-Balkarlarda Celmavuz, Nogaylarda Yalmavız. Bu yayılım, tek bir masalın değil çok eski ortak bir tasavvurun izidir.

İki ayrı biçimde betimlenir. Kimi anlatılarda çok başlı, dev bir canavar olarak, çoğunlukla yedi başlı görünür; üç ve on iki başlı olduğu da söylenir. Kimi anlatılarda ise Jalmavuz Kempir, yani insan yiyen yaşlı bir cadı kocakarı biçimindedir. Bu ikinci biçim, masalların en korkulan düşmanlarındandır.

Görünüşü ve Huyu

Kocakarı biçiminde ak saçlı, çirkin ve yaşlı bir kadın olarak betimlenir; yarı insan yarı hayvan sayıldığı anlatılar da vardır. İnsan gibi konuşur, insan gibi düşünür ve asıl gücü kaba kuvvetinden çok kurnazlığındadır. Yabanıllığını yaşlı bir kadının zararsız görünüşünün ardına gizlemesi, onu masallardaki öbür devlerden ayırır: yenilgi çoğu zaman kahramanın gücünü değil, onun oyununa gelip gelmediğini ölçer.

İnsan Yemesi

Asıl özelliği insan, özellikle de çocuk yemesidir. Kurbanını kandırıp yakalar, çoğu zaman onu boğazından ya da can damarından tutar. Doymak bilmezliği yüzünden geçtiği yeri kırıp geçirir; kendisini durduramayan bir açlığın somut biçimidir.

Kocakarı biçimindeki Yalmavuz sık sık su kıyısında görünür. Su başına gelen, çamaşır yıkayan ya da su içen kişiyi yakaladığı, kimi anlatılarda onu suya çektiği anlatılır. Bu yönüyle sıradan bir canavar değil, insanın günlük hayatının içine sızan tekinsiz bir varlıktır. Çocuk yemesi ve can damarına yapışması yönüyle, kan ve can emen Ubır ile aynı korkuyu paylaşır; ubırın kocakarı biçimine de ubırlı karçık denmesi bu yakınlığı gösterir.

Ateşin Bekçisi

Bir bölüm masalda Yalmavuz yalnızca yiyici değil, ateşin sahibidir. Ocağı sönen ya da ateşini yitiren kahraman ateş aramaya çıkar ve onu Yalmavuz'da bulur; kocakarı ateşi karşılıksız vermez, kendi pişirdiğinden yemesi şartını koşar. Anlaşma bozulunca kavga başlar ve kahraman onu ancak yeraltında alt eder.

Bu anlatı, varlığın baştan beri kötücül olmayabileceğini düşündürür. Kimi araştırmacılar Yalmavuz'u, saygı görmediğinde öfkelenip zarar veren koruyucu bir ana ruhun bozulmuş biçimi sayar; Umay gibi koruyucu dişil varlıkların gücendirildiğinde ceza veren yüzüyle aynı kalıba bağlar. Bu görüşe göre Yalmavuz'un devleşmesi, eski bir ana tasavvurunun sonraki çağlarda korkulacak bir şeye dönüşmesidir. Ateşin bekçiliği ise onu ocağın iyesi Od Ana'nın karşıt yüzü gibi gösterir.

Gizli Canı

Bazı masallarda Yalmavuz'un canı bedeninde değil, dışarıda saklı tutulur; canı bir kutuda, bir hayvanın içinde ya da uzak bir yerde gizlidir. Kahraman ancak bu gizli canı bulup yok ederek onu öldürebilir; bedenine vurmak onu alt etmeye yetmez. Bu motif, kötülüğün kolayca yok edilemeyişini anlatan yaygın bir masal ögesidir.

Çok başlı biçimindeyse, kesilen başların yerine yenisinin çıkması gibi motiflerle birlikte anlatılır; bu da onu alt etmenin güçlüğünü vurgular.

Yelbegen ile İlişkisi

Çok başlı ve insan yiyen bir canavar olması bakımından Altay anlatılarındaki Yelbegen ile aynı kökten geldiği kabul edilir. İkisinin ortak bir eski canavar tasavvurunun bölgesel biçimleri olduğu düşünülür; Yelbegen daha çok Altay ve Sibirya'da ay ve güneşi yutan canavar olarak, Yalmavuz ise Kazak ve Kırgız anlatılarında insan yiyen kocakarı olarak öne çıkar.

Başka Mitolojilerdeki Benzerleri

Çok başlı canavarın kahraman tarafından teker teker biçilmesi geniş bir alanda anlatılır. Japon mitolojisinde sekiz başlı yılan Yamata no Oroçi, her yıl bir kız isteyen ve sonunda başları ayrı ayrı kesilerek öldürülen canavardır; Yalmavuz gibi o da düpedüz güçle değil, önce sarhoş edilerek yenilir.

Kesilen başın yerine yenisinin çıkması ise Yunan anlatısındaki Hidra'yı bire bir karşılar; o da ancak kesilen boyunların ateşle dağlanmasıyla, yani ikinci bir kişinin yardımıyla öldürülebilir.

Kocakarı biçimi için daha yakın örnek yine Japon anlatılarındadır: dağda tek başına yaşayan, yolcuyu evine alıp konuk ettikten sonra yiyen yaşlı kadın Yamauba, konukseverliğin ardına gizlenen açlığı Yalmavuz'la aynı biçimde anlatır. Yunan anlatılarında ise çocuk yiyen dişi varlık Lamia, kaybettiği çocukların acısıyla canavarlaşmış bir kadın olarak açıklanır — Yalmavuz'un "gücenip bozulan ana" yorumuyla şaşırtıcı biçimde örtüşen bir kuruluştur.

Bağlantı grafiği

Bu maddenin bağlandığı ve buraya bağlanan 13 madde, aralarında 30 bağlantı.

Paylaş

Bu madde paylaşıldığında aşağıdaki kartla görünür; bir ucun üzerine gelince o ucun kartı gösterilir.