söylence
/japon/oni
_

Oni

Oni
Oni.
Boynuzlu, insan yiyen dağ devi.

Japon inancında insan biçimli, boynuzlu ve iri yarı bir yaratıktır. Dağlarda, mağaralarda ve ıssız adalarda yaşar; köy basar, insan kaçırır, kimi anlatılarda insan yer. Japon folklorunda kötülüğün en yaygın görüntüsüdür ve bugün de maskeleriyle, bayram törenleriyle gündelik hayatın içindedir.

Başlangıçta böyle betimlenmiyordu. Sözcüğün, gizli, görünmeyen anlamına gelen bir kökten geldiği düşünülür; ilk anlamıyla Oni, gövdesi olmayan, hastalık ve felaket getiren görünmez bir güçtür. Bugün bilinen boynuzlu görüntü sonradan, Budist tasavvurun etkisiyle yerleşmiştir; bu yönüyle saf Şinto kökenli bir varlık değildir.

Görünüşü

Kızıl, mavi, kara ya da sarı tenli olarak betimlenir; kızıl ve mavi olanlar en yaygınıdır. Başında bir ya da iki boynuz, ağzında dışarı taşan sivri dişler bulunur. İri gövdeli, kaslı ve çıplaktır; belinde yalnız kaplan derisinden bir kuşak vardır. Kimi betimlemelerde üç gözlü ya da fazladan parmaklıdır.

Silahı, uçları çivili ağır bir demir sopadır. Bu sopayla birlikte anılması Japoncada bir deyişe de dönüşmüştür: zaten güçlü olana bir güç daha eklemek, Oni'ye demir sopa vermek diye anlatılır.

Öküz ile Kaplan

Boynuz ile kaplan derisinin bir arada bulunması rastlantı değildir. Japon yön anlayışında kuzeydoğu, öküz ile kaplan arasındaki yöndür ve uğursuz sayılır; kötülüklerin dünyaya bu yönden girdiğine inanılır ve bu yöne Oni kapısı denir.

Yaratığın görüntüsü bu yönün adından türetilmiştir: öküzün boynuzu ile kaplanın postu yan yana getirilerek uğursuz yön bir bedene dönüştürülmüştür. Kuzeydoğuya kapı açmamak, o yöne tapınak ya da koruyucu ağaç yerleştirmek yapı geleneğinde uzun süre uygulanmıştır.

Yeraltındaki Görevi

Budist tasavvurun girmesiyle Oni'ye yeni bir iş verilmiştir: ölüler ülkesinde cezalandırılanların başında duran gardiyanlar da onlardır. Öküz ve at başlı olanları, ölüleri yargılayan mahkemenin buyruğunda çalışır.

Bu görev, Japon anlatısının kendi ölüler ülkesi Yomi tasavvurundan ayrıdır. Yomi'de ceza yoktur; oraya inen İzanagi'yi kovalayan cadılar da yargı görevlisi değil, ülkenin kendi sakinleridir. Cezalandıran Oni, sonradan gelen katmandır.

Anlatılardaki Yeri

Halk masallarının değişmez kötüsüdür. En bilinen anlatıda, şeftaliden doğan bir çocuk yanına aldığı hayvanlarla birlikte Oni adasına gider ve köylerden çaldıkları hazineyi geri alır. Anlatının yapısı bellidir: yaratıklar güçlüdür ama akıllı değildir, yenilgileri de bu yüzdendir.

Bunların en ünlüsü, başkentin yakınındaki bir dağda yerleşen ve genç kızları kaçıran Oni önderidir. Anlatıya göre bir komutan, adamlarıyla birlikte keşiş kılığına girip mağarasına konuk olur, ona yalnız Oni'lere işleyen bir içki içirir ve sarhoş olup uyuyunca başını keser. Kesilen baş bile havalanıp saldırmayı dener.

Kandırma yönteminin öldürmenin kendisinden daha çok anlatılması, Japon anlatılarında yerleşik bir kalıptır. Sekiz başlı yılan Yamata no Oroçi da güçle değil, sekiz fıçı içkiyle alt edilir.

Fasulye Bayramı

Kışın bittiği gün, evlerde kavrulmuş soya fasulyesi atılarak Oni'ler kovulur. Fasulye atan kişi Oni dışarı, uğur içeri diye bağırır; kimi evde bir kişi Oni maskesi takıp dışarı kovalanır. Tapınaklarda kalabalıklarla yapılan bu tören bugün de sürer.

Kötülüğün evden bir nesne atılarak kovulması, kötülüğün somut ve yer kaplayan bir şey sayıldığını gösterir. Türk inancında aynı iş ateşle ve tütsüyle görülür: kötü ruhların ateşten korktuğuna inanılır, ocağın sahibi Od Ana'nın koruyuculuğu buradan gelir ve hastalık iki ateş arasından geçirilerek kovulur.

İkircikli Yanı

Yalnızca kötü değildir. Kimi yörelerde uğur getiren, kötü ruhları uzak tutan koruyucu sayılır; çatı kiremitlerine ve kapı üstlerine Oni yüzü konması bu inançtandır. Korkutucu yüzün eve zarar vermek için değil, zarar verecek olanı korkutmak için asılması Japon inancında yaygın bir düşüncedir.

Kimi anlatılarda da kötü bir insanın öfke, kıskançlık ya da kinle Oni'ye dönüştüğü söylenir. Bu okumada yaratık dışarıdan gelen bir düşman değil, insanın kendi içinden çıkabilecek bir sondur.

Başka Mitolojilerdeki Karşılıkları

İnsan yiyen, dağda yaşayan ve sonunda bir kahraman tarafından hileyle alt edilen dev, Türk anlatılarında da vardır. Tek gözlü Tepegöz mağarasında insan yer ve kendisini kör eden Basat tarafından öldürülür; çok başlı Yelbegen ile insan yiyen kocakarı Yalmavuz da aynı sıradadır. Üçünde de kahraman güçle değil kurnazlıkla kazanır.

Nors mitolojisinde devler tanrıların dışında ama onlarla akraba bir soydur; düzenin sınırında dururlar ve sonunda Ragnarök'te onu yıkarlar. Oni'yi onlardan ayıran, bir soy oluşturmaması ve kendine ait bir ülkesinin bulunmamasıdır: dağınık, tek tek ortaya çıkan ve her seferinde yeniden yenilen bir kalabalıktır.

Bağlantı grafiği

Bu maddenin bağlandığı ve buraya bağlanan 9 madde, aralarında 17 bağlantı.