Yeraltının, ölümün ve kötülüğün hükümdarıdır. Kayra Han'ın oğlu ve Ülgen'in kardeşidir. Gökyüzünü ağabeyi yönetirken yerin altı ona kalmıştır. Karanlık güçlerin başında durur, kötü ruhları yönetir ve ölülerin ülkesinde düzeni sağlar. Kaosun ve yıkımın simgesi sayılsa da evrenin düzeninde vazgeçilmez bir yeri vardır. Kötülük büsbütün yok edilmez, karşı kutup olarak var kalır ve denge bu çekişmeyle kurulur.
Yaşlı biri olarak düşünülür, ama çökmüş değil güçlü bir gövdesi vardır. Yüzünü anlatan ayrıntılar onu insandan uzaklaştırır. Sakalı ikiye ayrılıp dizlerine iner, bıyıkları yaban domuzunun dişlerini andırır, başındaki boynuzlar toprak altındaki ağaç kökleri gibi dallanır.
Yaratılıştaki Rolü
Başlangıçta yalnızca su vardı. Ülgen yeryüzünü kurmak için dipten toprak çıkarılmasını istediğinde bu işi Erlik üstlendi. Çıkardığı toprağın bir kısmını kendine ayrı bir dünya kurmak üzere ağzında sakladı. Toprak serpilip yeryüzü genişleyince ağzındaki de büyüdü ve tükürmek zorunda kaldı. Dağlar, bataklıklar ve çorak yerler böyle oluştu.
Altay yaratılış anlatısında ayrılık bundan sonra derinleşir. Erlik, yaratılan ilk insanları — Törüngey ile Eje'yi — kendisine bağlamak ister ve onlara yasaklanmış meyveyi yedirir. Bu yüzden yerin altına sürülür ve bir daha göğe çıkamaz. Anlatının bu bölümü, kendisine kul isteyen tanrının yenilgisiyle değil, insanın kandırılmasıyla biter. Yeryüzünde ölümün bulunmasının sebebi de budur.
Yeraltı Ülkesi
Ülkesi yerin en alt katındadır. Orada yeşil demirden yapılmış bir sarayı, sarayın içinde de gümüş bir tahtı vardır. Karanlığı gidermek için kendine ayrı bir güneş yaratmıştır. Bu güneşin koyu kızıl ışığı yeryüzününki gibi ne ısıtır ne de aydınlatır. Yeraltındaki bütün sular — göller, ırmaklar, denizler — oğullarının elindedir.
Ölen kişinin canını alıp ona götüren Aldacı, onun hizmetindeki varlıktır. Türk inancında ölüm bir son değil, ruhun başka bir düzene geçtiği yeni bir başlangıçtır. Ölüler bu ülkede dünyadaki eylemlerine göre karşılanır, kimi cezalandırılır kimi ödüllendirilir. İnsanların günahlarının hesabını soran ve ceza veren de Erlik'tir. Bu inanç, kişinin yaptıklarından sorumlu olduğu düşüncesini yaşarken de canlı tutar.
Çocukları
Dokuz oğlu ve dokuz kızı vardır. Oğulları Kara Oğlanlar diye anılır. Bunlar Karaş Han, Matır Han, Şıngay Han, Kömür Han, Badış Han, Yabaş Han, Temir Han, Uçar Han ve Kerey Han. Yeraltının sularını yönetir, aşağıya inen kama yol gösterir ve babalarıyla arasında elçilik ederler.
Kızları Kara Kızlar diye anılır. Adı bilinen ikisi Erke Hanım ile Kiştey Ana'dır. Gökteki karşıtları Ülgen'in dokuz kızı Ak Kızlar'dır.
Ona Sunulan Kurban
Ona sunulan kurban, Ülgen'e sunulandan her yönüyle ayrılır. Gökteki tanrıya ak renkli, sağlıklı bir at kesilirken Erlik'e at kurban edilmez. Zayıf, hasta ya da sakat hayvanlar sunulur. Kurban, ondan bir şey dilemek için değil çoğunlukla onu yatıştırmak, hastalığı ve ölümü uzak tutmak için verilir.