Yeraltının hükümdarı Erlik'in dokuz oğlundan biridir; kardeşleriyle birlikte Kara Oğlanlar diye anılır. İnsanların arasına düşen ayrılık ve geçimsizlikle ilişkilendirilir.
Adı, Türk dünyasında çekişme ve kavga anlamına gelen bir sözcüğe bağlanır. Aynı ad bir Türk boyunun adı olarak da geçer; ikisi arasında bir bağ kurulmaz.
Nifakın Yeri
Kara Oğlanlar'ın alanları arasında en tehlikelisi budur, çünkü dışarıdan gelen bir yıkım değildir. Fırtına, hastalık ya da bozgun görülebilir bir düşmandır; nifak ise topluluğun kendi içinde işler ve kim tarafından getirildiği anlaşılmaz.
Bozkır düzeninde birliğin dağılması yenilginin en yaygın sebebidir. Töre, kişiyi topluluğa bağlayan kuraldır ve töreden çıkmak kut'un yitirilmesi demektir. Boylar arasına düşen ayrılığın bir tanrının işi sayılması, bu dağılmanın ne kadar büyük bir tehlike görüldüğünü gösterir.
Kara Oğlanlar Arasındaki Yeri
Dokuz kardeşin ortak görevleri vardır. Erlik'in sarayının ve yeraltına açılan kapıların bekçiliğini yaparlar; aşağıya inen kama yol gösterir ve babalarıyla arasında elçilik ederler. Yeraltındaki bütün sular onların elindedir.
Düzeni bozan kardeşler arasında Şıngay Han kargaşayı, Badış Han felaketi, Kerey Han ise insanlar arasındaki bağın çözülmesini karşılar. Üçü arasında yalnız Kerey Han'ın alanı doğada değil, insanların arasındadır.
Kara Oğlanlar babaları kadar kötücül sayılmaz; kimi anlatılarda insanı kötü ruhlardan korudukları söylenir. Kendilerine sunulan kurban yatıştırma amacı taşır ve zayıf, hasta hayvanlardan seçilir.
Kaynaklardaki Durumu
Dokuz oğlun adları Altay Türklerinden derlenen şaman malzemesinde bir liste olarak geçer; görevleri orada topluca anlatılır. Her birine ayrı bir alan verilmesi sonraki dönemde düzenlenen Türk mitolojisi sözlüklerinde ortaya çıkmıştır ve adların anlamından türetilmiştir. Kerey Han'a ait ayrı bir anlatı ya da tören derlemelerde yoktur.
Başka Mitolojilerdeki Karşılıkları
Araya nifak sokan varlık pek çok mitolojide bulunur ve çoğunda en tehlikeli figürdür. Nors anlatısında Loki tanrılarla birlikte yaşar, sofralarına oturur ve sonunda en sevilenleri Baldur'un ölümüne yol açar; yıkımı dışarıdan değil içeriden getirir. Yunan mitolojisinde bir düğüne atılan tek bir altın elma, tanrıçalar arasında çıkardığı çekişmeyle Truva Savaşı'na kadar giden zinciri başlatır.
Kerey Han'ı bunlardan ayıran, kişisel bir öfkesinin ya da öcünün olmamasıdır. Loki bir hesap görür, elmayı atan tanrıça dışlandığı için öç alır; Kerey Han ise yalnızca kendisine düşen işi yapar. Türk anlatısında kötülük çoğu zaman bir öfkenin değil, bir görev dağılımının sonucudur.