Yeraltının hükümdarı Erlik'in dokuz oğlundan biridir; kardeşleriyle birlikte Kara Oğlanlar diye anılır. Felaketle ve başa gelen büyük belalarla ilişkilendirilir.
Kara Oğlanlar'ın insanlara uğursuzluk getirdiğine, kara fırtınalara ve kanlı yağmurlara yol açtığına inanılır. Badış Han bu yıkıcı yanın kişileşmiş adıdır.
Felaketin Bir Sahibi Olması
Türk halk inancında ansızın gelen ve sebebi görünmeyen dertler, kendiliğinden olmuş sayılmaz; arkalarında bir varlık aranır. Hastalığın kendisiyle ona sebep olan ruhun aynı adı taşıdığı Çor inancı ile rüzgârla gelen ruhların hastalık getirdiği düşüncesi aynı anlayışın parçalarıdır.
Bu anlayışın bir sonucu vardır: dert bir varlıktan geliyorsa, o varlıkla ilişki kurulabilir. Yatıştırılabilir, kandırılabilir, uzak tutulabilir. Felaketin kör bir talih değil, bir sahibi olan bir güç sayılması, ona karşı bir şey yapılabileceği umudunu ayakta tutar.
Kara Oğlanlar Arasındaki Yeri
Dokuz kardeşin ortak görevleri vardır. Erlik'in sarayının ve yeraltına açılan kapıların bekçiliğini yaparlar; aşağıya inen kama yol gösterir ve babalarıyla arasında elçilik ederler. Yeraltındaki bütün sular onların elindedir.
Yıkımı karşılayan kardeşler arasında Şıngay Han düzenin bozulmasını, Yabaş Han yenilgiyi, Badış Han ise doğrudan felaketi karşılar. Üçünün ayrı adlar taşıması, kötülüğün tek parça değil, çeşitleri olan bir alan sayıldığını gösterir.
Kara Oğlanlar babaları kadar kötücül sayılmaz; kimi anlatılarda insanı kötü ruhlardan korudukları söylenir. Kendilerine sunulan kurban yatıştırma amacı taşır ve zayıf, hasta hayvanlardan seçilir.
Kaynaklardaki Durumu
Dokuz oğlun adları Altay Türklerinden derlenen şaman malzemesinde bir liste olarak geçer; görevleri orada topluca anlatılır. Her birine ayrı bir alan verilmesi sonraki dönemde düzenlenen Türk mitolojisi sözlüklerinde ortaya çıkmıştır ve adların anlamından türetilmiştir. Badış Han'a ait ayrı bir anlatı ya da tören derlemelerde yoktur.
Başka Mitolojilerdeki Karşılıkları
Felaketin bir tanrıya bağlanması yaygındır. Mısır'da salgını ve kırgını gönderen Sekhmet'tir; aynı tanrıça yatıştırıldığında hastalığı iyileştiren güç olur. Sümer'de yeraltından çıkan hastalık cinleri insanı yakalar ve ancak bir başkası yerine bırakılırsa geri dönerler.
Badış Han'ı ayıran, kendisine yalvarılan bir tanrı olmamasıdır. Sekhmet'in tapınağı ve rahipleri vardır; Kara Oğlanlar'a ise yalnızca uzak durulması için sunu verilir.