Savaşın, yiğitliğin ve zaferin tanrısıdır. Kayra Han'ın oğullarından biridir; Ülgen, Mergen ve yeraltına sürülen Erlik ile kardeştir. Göğe yerleşen üç kardeşten biri olarak anılır: Ülgen yaratma ve düzen işini üstlenirken, Mergen aklı temsil ederken, Kızagan güç, cesaret ve çarpışma alanının tanrısıdır. Kimi kaynaklarda ise Kayra Han'ın değil doğrudan Ülgen'in oğlu sayılır; soy zinciri kaynaktan kaynağa değişir.
Adı, kızmak, kızışmak, hararetlenmek anlamlarını taşıyan kökle ilişkilendirilir. Bu köken hem savaşın kızgınlığını hem de tanrıyla birlikte anılan kızıl rengi açıklar; kimi aktarmalar rengi doğrudan savaş alanında akan kana bağlar. Kızığan biçiminde de yazılır.
Ordunun önünde yürüyen, zaferi bağışlayan tanrı başka mitolojilerde de vardır. Yunan anlatısındaki Ares, Mısır'da düşmanın üzerine salınan aslan başlı Sekhmet, Sümer'de savaşı kendi oyunu sayan İnanna aynı alanı paylaşır. Aralarındaki fark, Kızagan'a olumsuz hiçbir nitelik yakıştırılmamasıdır: yıkımın, çılgınlığın ya da kan dökücülüğün tanrısı değil, yiğitliğin ve kazanılan zaferin tanrısıdır.
Göğün Dokuzuncu Katı
Derlenmiş bir Altay anlatısında Kayra Han'ın oğulları göğün ayrı katlarına yerleşir; Kızagan'ın katı dokuzuncudur. En üstte Ülgen, yedinci katta Mergen bulunur. Dokuzuncu katın gökyüzünde savaş yıldızı sayılan Merih'e karşılık geldiği ileri sürülür — savaş tanrısının katı ile savaşın yıldızı böylece aynı yere düşer.
Görünüşü
Altay kamı göğe çıkarken ona seslenirken üç şeyi anar: elindeki kızıl yuları, altındaki kızıl buğrayı ve gökkuşağından asasını. Buğra erkek devedir; tanrının bineği anlatının en özgün ayrıntısıdır ve onu at üstündeki savaşçı tasvirinden ayırır. Yaygınlaşan aktarmalarda bineğin kızıl bir aygıra dönüştüğü görülür, fakat kam alkışında geçen hayvan devedir.
Kızıl, onun başlıca simgesidir; adı geçtiği her yerde bu renk onunla birlikte anılır. Elinde kargısıyla, göğsü ateşle dolu, gökten inen güçlü bir savaşçı olarak betimlenir; kimi aktarmalarda kargının yerini kılıç alır. Savaş sırasında yeryüzüne indiğine, çarpışmayı görünmeden izlediğine inanılır.
Bineğinin olağanüstülüğü, Türk anlatılarındaki kanatlı at Tulpar tasavvuruyla aynı çevreye aittir: atlı savaşçı kültüründe tanrı da kahraman gibi bineğiyle birlikte düşünülür.
Savaştaki Rolü
Komutanlara orduyu yönetmekte, düşmanı yenmekte ve savaşı kazanmakta yardım ettiğine inanılır. Yardımı yalnızca kuvvete bakmaz; savaşan kişinin cesaretine ve haklılığına bağlıdır, korkak ya da haksız olanı desteklemediği söylenir. Zor zamanlarda ve büyük savaşlarda halkının yanında durduğu anlatılır.
Bu yönüyle hükümdarın ve ordunun kut ile, yani gökten verilen yetkiyle kurduğu ilişkinin bir parçasıdır. Tengri inancında zafer, üstünlükle değil gökten gelen onayla açıklanır; Kızagan bu onayın savaş alanındaki karşılığıdır.
Zafer bağışlayan tanrı, bağışladığını geri de alabilir. Nors anlatısındaki Odin kendisine bağlanan kahramanı bir gün gözden çıkarır ve yenilgiye bırakır; Kızagan için böyle bir yüz anlatılmaz, o yalnızca yiğidin yanındadır. Japon anlatısında savaşçıların koruyucusu sayılan Haçiman da benzer biçimde ordunun yanında duran, ona ihanet etmeyen bir tanrıdır.