Yeraltı dünyasının hükümdarı Erlik'in kızlarından biridir. Erlik'in dokuz kızı toplu olarak Kara Kızlar diye anılır; bu kızlardan yalnızca ikisinin adı bilinir ve Kiştey bunlardan biridir. Diğeri Erke Hanım'dır.
Çoğunlukla Kiştey Ana biçiminde anılır. Addaki ana sözcüğü, Türk mitolojisinde yaşça büyük ve güç sahibi dişil varlıklara verilen saygı sıfatıdır; aynı ek Umay ve Etügen gibi tanrıçaların adlarında da görülür. Bu yönüyle Kiştey, sıradan bir kötü ruh değil, yeraltının belirli bir mevkiine sahip bir varlık olarak konumlanır.
Görünüşü
Kara Kızlar arasında görünüşü en ayrıntılı anlatılan odur. Sekiz gözü vardır ve göz kapakları bir karış uzunluğundadır; saçları dimdik durur, yüzü kan gibi kırmızıdır. Bıyığı kıvrılarak kulağına asılmıştır. Bedeni baştan aşağı yılanlarla kaplıdır.
Yolculuğunu domuz boynuzlu bir öküzün sırtında yapar. Bu betimleme, onu yalnızca baştan çıkaran bir varlık olmaktan çıkarıp yeraltının korkunçluğunu üzerinde taşıyan bir figür haline getirir: çekiciliğiyle değil, dehşetiyle anlatılır.
Kardeşi Erke Hanım adının taşıdığı nazla anılırken Kiştey bu görüntüyle anılır; ikisi Kara Kızlar'ın iki ayrı yüzünü gösterir.
Şamanın Yolculuğunda
Adı ağırlıkla kamın yolculuğunu anlatan dualarda geçer. Bu yolculukta Erlik'in kızları kamın karşısına çıkar; onu oyalamaya, sunduğu adağı almaya ve yolundan döndürmeye çalışırlar. Yeryüzünü yeraltına bağlayan kapılardan geçen kamı eğlenceyle ve oyunla kandırıp işinden alıkoydukları anlatılır. Bu ortak işleyiş Kara Kızlar maddesinde anlatılır.
Kaynaklardaki Yeri
Kiştey'e ait bağımsız bir anlatı bulunmaz; adı, babasının ve kardeşlerinin anıldığı sıralamalarda geçer. Altay bölgesinden derlenen şaman metinlerinin dışında kayda geçmiş bir izi yoktur. Buna karşın kendine özgü betimlemesiyle, adı bilinmeyen öteki Kara Kızlar'dan ayrılır: hakkındaki bilgi bir olay anlatısına değil, bu ayrıntılı görüntüye dayanır.