söylence
/türk/uçmağ
_

Uçmağ

Uçmağ
Uçmağ.
Uçmak, Uştmah, Uçmag olarak da bilinir.
Ölen iyilerin gittiği gök ülkesi.

Türk inancında iyilik edenlerin öldükten sonra gittiği aydınlık ülkenin adıdır. Göktedir ve yeraltındaki karşıtı Tamu ile birlikte bir çift oluşturur. Sözcük tek başına cennet anlamına gelir.

Adı Uçmak, Uçmag ve Uştmah biçimlerinde de söylenir. Bugün Türkçede ölmek için kullanılan uçmağa varmak deyimi doğrudan bu addan gelir.

Adı Üzerine

Kökeni Tamu gibi tartışmalıdır. Araştırmacıların çoğu sözcüğü Soğdcadaki uştmah biçimine, oradan da daha eski bir İran dilindeki en iyi varlık anlamına gelen bir söz öbeğine bağlar. Yazılı olarak ilk kez on birinci yüzyılda karşımıza çıkar.

Buna karşılık halk arasında ad, uçmak fiiliyle açıklanır: ölen kişinin canı kuş olup göğe uçar. Bu açıklama dilbilimsel olarak doğru olmayabilir, ama boşlukta değildir — Türk inancında canın kuş biçiminde bedenden ayrıldığı, kimi anlatılarda dünya ağacının dallarına konduğu gerçekten anlatılır. Sözcüğün nereden geldiği tartışmalı olsa da, taşıdığı imge Türk düşüncesinin kendi malıdır.

Yeri ve Görünüşü

Gök katlarının içinde düşünülür. Yakut anlatılarında göğün üçüncü katının bu iş için ayrıldığı, oranın her türlü yiyecekle dolu olduğu ve iyi ruhlarla koruyucu varlıkların orada bulunduğu söylenir. En yüksek kat ise Ülgen'in katıdır; Uçmağ ona giden yolun üzerindedir, ama onunla aynı yer değildir.

Betimlemesi ayrıntısızdır. Türk anlatıları cehennemi katmanlarıyla, kazanlarıyla ve yöneticileriyle uzun uzun anlatırken cenneti kısa geçer; oradaki tek ayrıntı bolluk ve aydınlıktır. Bu dengesizlik, korkunun umuttan daha ayrıntılı anlatılmasının yaygın bir örneğidir.

Kimin Gittiği

Oraya gitmenin ölçüsü, dünyada yapılanlardır. Töreye uyan, sözünü tutan, konuğunu ağırlayan ve haksızlık etmeyen kişinin canı yukarı alınır; bunun tersini yapanın canı ise Tamu'da kalır ve Erlik'in hizmetine girer.

Ölçünün ibadet değil davranış olması dikkat çekicidir. Türk inancında kişi neye taptığıyla değil, nasıl davrandığıyla tartılır; kut anlayışındaki "töreden çıkan kutunu yitirir" kuralı da aynı düşüncenin dünyaya bakan yüzüdür.

Dildeki İzi

Sözcük Anadolu Türkçesinde uzun süre yaşamış, cennet karşılığı olarak kullanılmıştır. Bugün gündelik dilde uçmağa varmak ve uçmaklık olsun gibi kalıplarda sürer; bu kalıplar, ölümü bir son değil bir yükseliş sayan eski anlayışın dildeki kalıntısıdır.

Başka Mitolojilerdeki Karşılıkları

Ölen iyilerin ayrı bir yere alınması yaygın bir düşüncedir. Yunan anlatısında erdemli ruhlar Elizyum ovalarına gider; orada da yer, ölüler diyarının genel karanlığından ayrılmış aydınlık bir bölgedir. Nors anlatısında ise ölçü erdem değil ölüm biçimidir: savaşta düşenler Odin'in konağına alınır, yatağında ölenler Hel'in diyarına iner.

Mısır'da ölünün varmayı umduğu yer, yeryüzündeki hayatın eksiksiz bir kopyası olan sazlık tarlalarıdır; oraya girebilmek için kalbin tartıda hafif çıkması, yani doğru yaşanmış olması gerekir. Uçmağ ile arasındaki ortak nokta budur: iki gelenekte de kapıyı açan şey güç ya da soy değil, geride bırakılan davranıştır.

Bağlantı grafiği

Bu maddenin bağlandığı ve buraya bağlanan 7 madde, aralarında 15 bağlantı.