Ölen kişilerin ruhlarını alarak öteki dünyaya götürmekle görevli bir varlık olarak betimlenir. Bazı kaynaklarda kötü ruhlar veya insanları aldatıp yoldan çıkarmaya çalışan varlıklarla ilişkilendirilse de, temel işlevi ruhları toplamak ve yönlendirmektir.
Aldacı, genellikle Erlik Han'ın hizmetinde çalışan bir figür olarak görülür. Yeraltının hükümdarı onu yeryüzüne gönderir, o da canı alıp aşağıya götürür; kendi başına karar veren bir tanrı değil, buyruk uygulayan bir elçidir. Bu yüzden anlatılarda ondan pazarlık edilebilecek bir varlık olarak söz edilmez.
Canı alıp ölüler ülkesine götüren varlık başka mitolojilerde de bulunur. Sümer anlatısında ölüler ülkesinin hükümdarı Ereşkigal'in buyruğundaki Namtar, Yunan anlatısında ölüleri karşıya geçiren kayıkçı Karon, Nors anlatısında savaş alanında ölecekleri seçen Valkürler aynı işi görür. Aldacı'yı onlardan ayıran yan, seçme yetkisinin onda olmamasıdır: kimin öleceğine o karar vermez, yalnızca gönderildiği canı alır.
Etimoloji
Sözcüğün kökeni kandırmak anlamına gelen aldamaktan gelir. Kimi kaynaklar ise adı almak fiiline bağlar; buna göre ad, doğrudan canı alan varlığı bildirir. İki açıklama da dolaşımdadır ve ikisi de varlığın işine uyar: biri onu aldatıcı, öbürü alıcı yapar.
Görünüşü
Baştan aşağı kara giyinmiş, kara bir ata binmiş olarak betimlenir. Görüntüsü heybetli ve ürkütücüdür; uğradığı yere korku yayar. Karanın onun rengi olması, hizmetinde bulunduğu Erlik'in dünyasıyla aynı çevreye ait olduğunu gösterir.
Canı Alması
Türk inancında insanın canı tek parça sayılmaz; bedeni terk eden ve terk etmeyen yanları birbirinden ayrılır. Aldacı'nın aldığı, ölümle birlikte bedenden büsbütün kopan yandır; bu yanı alıp yeraltına giden yolda ona eşlik eder. Kişiye doğumla verilen kut da bu ayrılışla birlikte sona erer — Umay canı getirip korurken Aldacı onu geri alan taraftır.
İslam'ın kabulünden sonra bu varlık, ölüm meleği tasavvuruyla birleşmiş ve halk anlatılarında onun adıyla anılır olmuştur. Eski adın bugün de yaşaması, inancın adı değişse bile korunduğunu gösterir.
Aldacılar
Tek bir varlık değildir; buyruğu altındaki ölüm ruhları da aynı adla, Aldacılar diye anılır. Bunlar can almakla görevli daha küçük varlıklardır ve yeryüzüne onun adına dağılırlar. Ölüm anlatılarında beliren karanlık atlılar çoğunlukla bunlardır.
Yeraltı dünyasının işleyişi bu görev bölümüne dayanır: Erlik buyurur, Aldacılar canı toplar, Erlik'in oğulları aşağıdaki yolları ve suları yönetir. Ölüm, Türk inancında bir yok oluş değil bu düzen içinde tamamlanan bir geçiştir.