Göğün iyilikçi tanrısı Ülgen'in yedi oğlundan biridir. Kardeşleriyle birlikte Ak Oğlanlar ya da Kıyat diye anılır. Atlarla ilişkilendirilir. Kamın göğe çıkarken bindiği atı ona getiren tanrı sayılır.
Adı kayıtlarda Bura biçiminde de geçer. Aynı sözcük yalnızca tanrının adı değildir, kamın gök yolculuğunda kullandığı olağanüstü ata da ad olur.
Kamın Bineği
Türk inancında göğe çıkmak yürüyerek yapılan bir iş değildir. Kam katları bir binekle aşar ve bu bineği kendi bulmaz, kendisine verilir. Derlemelerde bu atların kurt başlı betimlendiği ve kamı yol boyunca kötü ruhlardan koruduğu anlatılır.
Atın böyle bir yer tutması bozkır yaşayışının doğrudan yansımasıdır. Türk anlatısında at bir taşıt değil yoldaştır. Kanatlı Tulpar ile Köroğlu'nun sahibini tanıyan atı Kırat, aynı düşüncenin destan tarafındaki karşılıklarıdır.
Ülgen'e sunulan en büyük adağın at kurbanı olması da bu bağı pekiştirir. Göğe gönderilen hayvan ile göğe çıkarken binilen hayvan aynı hayvandır.
Ak Oğlanlar Arasındaki Yeri
Yedi kardeşin hepsi babaları gibi gökte oturur ve hiçbiri kötücül sayılmaz. Her biri göğün ayrı bir katını ve yeryüzünde belirli bir işi yönetir. Yeraltındaki karşıtları Erlik'in Kara Oğlanlar diye anılan dokuz oğludur.
Pura Han'ın kardeşleri arasındaki yeri özeldir. Öbürleri bir duruma ya da bir varlık kümesine bakarken o doğrudan kamın işine bakar. Kamı göğe çıkaran ruhlar Yayık, Suyla ve Karlık ile aynı halkada durur. Aradaki fark, onların yolda eşlik etmesi, Pura Han'ın ise yolculuğun aracını vermesidir.
Kaynaklardaki Durumu
Yedi oğlun adları Altay Türklerinden derlenen şaman malzemesinde bir liste olarak geçer. Her birine ayrı bir alan verilmesi sonraki dönemde düzenlenen Türk mitolojisi sözlüklerinde ortaya çıkmıştır.
Pura Han bu yedi ad içinde yakıştırması en sağlam durandır, çünkü adı bağımsız olarak da yaşar. Kamın bineğine verilen ad ile tanrının adının aynı olması, bağın sonradan kurulmadığını düşündürür. Yine de kendisine ait ayrı bir anlatı derlemelerde bulunmaz.
Başka Mitolojilerdeki Karşılıkları
Dünyalar arasında gidip gelen olağanüstü at başka geleneklerde de vardır. Nors anlatısında baştanrı Odin'in sekiz ayaklı atı Sleipnir binicisini ölüler ülkesine kadar götürür. Yunan anlatısındaki kanatlı at Pegasos ise binicisini göğe çıkarır ve haddini aşan biniciyi sırtından atar.
Pura Han'ı bu ikisinden ayıran, atın kendisi olmamasıdır. O binek değil, bineği verendir. Türk anlatısında göğe çıkışın bir izne bağlı olması bu ayrımda görünür. Kam kanat takmaz, kendisine at verilir.