Hava tanrısı Enlil'in eşi olarak bilinir ve genellikle bereket, rüzgar ve doğurganlıkla ilişkilendirilir. Adı rüzgarın hanımı ya da açık kırın hanımı biçiminde okunur; kocasının adıyla kurduğu bakışım açıktır.
Evlenmeden önceki adı Sud'dur. Bir anlatıda Ereş kentinde yaşayan genç bir kız olarak geçer; annesi yazı ve tahıl tanrıçası Nisaba'dır. Enlil onu görüp istediğinde evlilik usulünce, elçi göndererek ve armağan sunarak yapılır; ancak evlenince adı Ninlil olur ve tanrıçalar arasındaki mevkisi yükselir.
Enlil ile Anlatısı
Daha bilinen bir başka anlatı ise bambaşka bir yerden başlar. Annesinin uyarısına karşın kanalda yıkanan genç tanrıçayı gören Enlil, onu zorla elde eder. Tanrılar kurulu bu yüzden onu yargılar ve yeraltına sürer.
Ninlil, karnındaki çocukla birlikte sürgüne giden kocasının ardından iner. Yeraltında Enlil üç kez kılık değiştirip karşısına çıkar; kapı bekçisi, ırmak adamı ve sandalcı olarak. Her karşılaşmadan bir çocuk daha olur.
Bu üç çocuk yeraltına karşılık olarak bırakılır; böylece ilk çocukları ay tanrısı Nanna gökyüzüne çıkabilir. Anlatı, ölüler ülkesine giren hiçbir varlığın yerine bir başkasını bırakmadan geri dönemeyeceği kuralının açıklaması sayılır.
Ninlil'in bu yolculukta edilgen bir kurban değil, kendi isteğiyle yeraltına inen bir taraf olarak anlatılması dikkat çekicidir; çocuklarının kaderini belirleyen pazarlık onun inişiyle mümkün olur.
Tapımı
Başlıca tapınağı, kocasınınkiyle birlikte Nippur kentindedir; kentin yakınındaki bir kutsal alanda da her yıl ona adanan törenler yapılırdı. Enlil'in kararlarında sözü geçen, ona yalvarıldığında araya girip yumuşatan tanrıça olarak anılır.
Asur döneminde Mullissu adıyla anılmış ve ülkenin baş tanrısının eşi sayılmıştır. Bu dönemde savaş tanrıçasının nitelikleriyle de karışmış, ilk halinden belirgin biçimde uzaklaşmıştır.