Başlangıçta tahılın, sonradan yazının ve yazıcıların tanrıçasıdır. Adı tahıl işaretiyle yazılır; kökeninde ekinin ve hasadın bereketini temsil eden bir tanrıçadır. Zamanla yazının, hesabın ve bilginin de tanrıçası olmuştur.
Bu iki alanın aynı tanrıçada birleşmesi rastlantı değildir: Mezopotamya'da yazı, ilk olarak tahıl ambarlarının ve ürünün kaydını tutmak için doğmuştur. Tahılı sayıp yazıya geçirme işi, tahıl tanrıçasını doğal olarak yazının da tanrıçası yapmıştır.
Yazıcıların Koruyucusu
Yazıcılar onu koruyucuları sayardı. Kil tabletlerin sonuna çoğu zaman Nisaba'ya övgü olsun anlamına gelen bir söz yazılırdı; bu, hem tanrıçaya şükrün hem de metnin bittiğinin işaretiydi. Yazı, matematik, ölçme ve hesap onun alanına girerdi.
Elinde yazı kamışı ve kil tablet, kimi zaman da ölçü ipiyle betimlenir. Gökyüzünü ve yıldızları bilen, tapınakların ölçüsünü ve planını veren bilge tanrıça olarak da anılır. Bu yönüyle bilgi ve düzenin kaynağıdır.
Yazıcı okullarında öğrenciler eğitime onun adını anarak başlardı. Bir tanrıçanın hem ambarın hem okulun başında durması, Sümer'de bilginin gökten inen bir sır değil, öğrenilen bir zanaat sayıldığını gösterir.
Ailesi
Başlıca tapım merkezi Ereş kentiydi. Eşi, ambar ve yazıcılıkla ilişkili tanrı Haya'dır. Kızı, Enlil ve Sud anlatısındaki genç tanrıça Sud'dur; Sud, Enlil ile evlenince adı Ninlil olur. Böylece Nisaba, tanrıların başındaki Enlil'in kayınvalidesi olarak da anılır.
Sonraki Dönemde Geri Çekilmesi
Zamanla yazının koruyuculuğu erkek bir tanrıya geçmiş, Nisaba'nın adı yazıcı metinlerinden yavaş yavaş silinmiştir. Bu değişim, Mezopotamya'da tanrıçaların yerini erkek tanrılara bırakmasının en açık örneklerinden biri sayılır. Adı yine de eski tabletlerin sonundaki övgü sözünde yaşamayı sürdürmüştür.
Başka Mitolojilerdeki Yazı Tanrıları
Mısır'da yazının, hesabın ve büyünün tanrısı Tot'tur; o da tanrıların yazıcısıdır ve kâtipler işe başlamadan adını anardı. İkisinin ortak yanı yazıyı bir sanat değil bir sayım işi saymalarıdır: biri tahılı, öbürü ölünün kalbini tartıp kaydeder.
Nors mitolojisinde yazı bilgisi armağan değil ganimettir; Odin rünleri öğrenmek için dünya ağacında dokuz gece asılı kalır. Nisaba'nın alanında böyle bir bedel yoktur — yazı, ambarın kapısında doğmuş, öğretilerek çoğalmış bir beceridir.