İnari, Japon mitolojisinde pirincin, bereketin ve ticaretin tanrısıdır. Şinto inancında kendisine en çok tapınak adanmış kami odur. Ülkedeki tapınakların yaklaşık üçte biri, sayıca otuz bini aşan bir öbek, onun adını taşır. Adı pirinç anlamındaki ine sözcüğünden türer ve pirincin olması, yani ekinin yetişmesi anlamına gelir.
Belirli bir görünüşü yoktur. Kimi anlatılarda omzunda pirinç demeti taşıyan ak sakallı bir yaşlı, kimilerinde ak tilkiye binmiş genç bir kadın, kimilerinde ise cinsiyeti söylenmeyen bir varlıktır. Tek bir tanrı değil bir kami öbeği olarak da anılır. Ana tapınakta beş kami birlikte İnari adıyla çağrılır. Bu belirsizlik, tapımın halk inancından doğup yazıya sonradan geçmesiyle açıklanır.
Adı ve Soyu
Kojiki'de bu tanrının karşılığı Ukanomitama adıyla geçer. Adı yiyeceğin kutlu ruhu anlamına gelir. Kitap onu Susanoo ile dağ tanrısı Oyamatsumi'nin kızı Kamu Oiçihime'nin çocuğu sayar. Hasat tanrısı Otoşi onun ağabeyidir. Nihon Şoki'de yer alan başka bir anlatı ise onu İzanagi ile İzanami'nin acıktıkları sırada doğurduğu çocuk olarak verir. İki kaynak arasındaki bu ayrım, tanrının soyunun anlatıya değil işlevine bağlı olduğunu gösterir.
Eski metinler onu başka besin tanrılarıyla da bir tutar. Tsukuyomi'nin öfkelenip öldürdüğü yiyecek tanrıçası Ukemoçi ile İse'nin dış tapınağında anılan Toyouke, kimi kaynaklarda İnari'nin kendisi sayılır. Bu yüzden İnari, belli bir soydan gelen tek bir kişiden çok, ekini veren gücün toplandığı ad gibidir.
Fuşimi Tapınağı
Tapımın bilinen başlangıcı 711 yılıdır. O yıl Kyoto yakınındaki İnari dağına Hata boyunun bir tapınak kurduğu yazılır. Kore yarımadasından gelip bölgeye yerleşen Hata boyu ipekçilikle ve tarımla tanınır, tapınağın kuruluşu da bu boyun toprağa dayanan varsıllığıyla birlikte anılır.
Yamaşiro ülkesinin eski derlemesi kuruluşu bir anlatıyla açıklar. Hata boyundan varlıklı bir adam olan İrogu, pirinçten yapılmış bir köfteyi nişan tahtası yapıp ok atar. Köfte ak bir kuşa dönüşüp dağın tepesine uçar, kondu yerde pirinç biter. Adam yaptığından pişman olup oraya bir tapınak kurdurur. Anlatı, ekini hor görmenin karşılığını ve bereketin kutsallığını bir arada söyler.
Fuşimi'deki bu tapınak bugün bütün İnari tapınaklarının başıdır. Dağın yamacını dolanan yollar üst üste dizilmiş kızıl kapılarla örtülüdür. Sayıları on bini bulan bu kapıların her biri bir kişinin ya da bir işletmenin bağışıdır, arkasında bağışlayanın adı ile tarihi yazılıdır. Kapı dikmek, dileği yerine gelenin sunusudur. Tanrının ticaretle bağı bu kapı sıralarında gözle görülür hale gelir.
Tilki Habercileri
İnari'nin habercisi tilkidir. Tapınak girişlerinde iki yanda taştan ak tilki yontuları durur. Ağızlarında çoğu zaman bir anahtar, yuvarlak bir mücevher, bir tomar ya da bir pirinç demeti taşırlar. Anahtar, tahıl ambarının anahtarıdır. Yontular tanrının kendisi değil elçisidir, halk anlatısında insanı kandıran Kitsune'nin kutsal yüzü buradadır.
Tilkiye bırakılan yiyecek kızarmış tofudur. Kesesi pirinçle doldurulup kapatılan bu tofu, tanrının adıyla anılır ve tapınağa pirinç ile pirinç şarabının yanında sunulur. Sunuyu tanrı değil elçisi alır, dilek de tilkiye değil onun aracılığıyla tanrıya söylenir.
Tapımı ve Yayılışı
823 yılında imparator, Kyoto'daki Toci tapınağını Şingon öğretisinin kurucusu Kukai'ye verir. Kukai de İnari'yi tapınağın koruyucu kamisi sayar. Böylece tanrı, Şinto ile Budacılığın iç içe geçtiği yüzyıllarda iki inancın ortak adı olur. Budacılıkta ak tilkiye binen ve tahıl demeti taşıyan Dakiniten ile bir tutulması bu birleşmenin sonucudur. 942 yılında imparator Suzaku, ayaklanmaların bastırılmasına yardımı karşılığında ona tanrı derecelerinin en üstünü verir.
Pirincin hem yiyecek hem vergi hem ölçü birimi olduğu çağlarda ekin tanrısı doğrudan varsıllığın tanrısı sayılır. Edo çağında beyler yer değiştirirken koruyucu kamilerini de yanlarında götürünce İnari tapınakları ülkenin her yanına yayılır. Tüccar, demirci ve zanaatkâr onu kendi koruyucusu bilir. Kılıç ustası Sanco Muneçika'nın, kutsal bir kılıcı tilki kılığında gelen bir yardımcıyla birlikte dövdüğü anlatılır. Bayramı eski takvimde ikinci ayın ilk at gününe düşer, o gün tapınaklarda ilk hasat dileğiyle tören yapılır.
Ekin tanrısının halkın en sık başvurduğu tanrı olması her mitolojide görülmez. Yunan mitolojisinde ekinin tanrıçası Demeter gücünü ürünü esirgeyerek gösterir, adı bir yas anlatısıyla anılır. Sümer'de tahılın ve yazının tanrıçası Nisaba ambarın yanında yazı tabletinin de sahibidir. Türk anlatısında gönencin tanrısı Burça Han babasının gölgesinde kalmış bir oğul olarak anılır. İnari'yi bunlardan ayıran, kendisine bağlı bir anlatının azlığına karşın tapımının genişliğidir. Öbürleri anlatıda büyür, İnari tapınakta.