söylence
/japon/kami
_

Kami

Kamiler — Japon Mitolojisi
Kamiler.
Şinto inancında tapınılan varlık.

Japon mitolojisinde ve Şinto inancında tapınılan varlıkların ortak adıdır. Dağın, ırmağın, ağacın, kayanın, rüzgârın ve ekinin kendi kamisi olabilir. Büyük tanrılar da bu adla anılır, adı bile bilinmeyen küçük bir pınarın sahibi de.

Sözcüğü tanrı diye çevirmek yanıltıcıdır. Kami ne her şeyi bilir ne her şeye gücü yeter. Yanılabilir, gücenebilir, incinip zarar verebilir. Onu kami yapan üstünlüğü değil, olağanın dışında olması ve karşısındakine korkuyla karışık bir saygı vermesidir. Bu tanımı on sekizinci yüzyılda Motoori Norinaga yapmıştır ve bugün de kullanılır.

Sayıları için sekiz yüz bin anlamına gelen bir söz kullanılır. Bu bir sayım değildir, sayılamayacak kadar çok demektir. Gökte doğanlara ve yeryüzünde bulunanlara ayrı adlar verilir, ama ikisi arasında bir üstünlük sırası kurulmaz.

Adı

Sözcüğün yukarı anlamına gelen aynı sesli sözcükten geldiği uzun süre söylenmiştir. Bu açıklama bugün kabul edilmez.

Yirminci yüzyılın başında eski Japoncanın bugünkünden daha çok ünlüsü olduğu anlaşılmıştır. Bu buluş, iki sözcüğün eskiden ayrı ünlülerle söylendiğini ve ayrı işaretlerle yazıldığını göstermiştir. Birbirlerinden gelmezler, zamanla aynı seste birleşmişlerdir. Kaminin yukarıda olmakla ilgisi yoktur.

İki Yüzü

Kaminin ruhu tek parça sayılmaz. Aynı ruhun dört ayrı yüzü olduğu düşünülür. Bunlardan biri sert ve azgın olanıdır, öbürü yumuşak ve uysal olanıdır. Kalan ikisi bereket veren ve gizli güç taşıyan yönlerdir.

Bir kami çoğu zaman önce sert yüzüyle görünür. Fırtına, salgın ve deprem o yüzün işidir. Tören, o yüzü yatıştırmak ve yumuşak yüzü öne çıkarmak için yapılır. Kızdırılan kami cezalandırır, gönlü alınan kami korur.

Bu iki yüz kimi zaman ayrı ayrı da anılır. Güneş tanrıçası Amaterasu'nun sert yüzü, Ise'deki büyük tapınağın kendisinde değil ona bağlı ayrı bir yapıda ağırlanır. Aynı tanrı, iki ayrı yerde iki ayrı huyuyla durur.

Japon anlatısında iyi ile kötünün kesin çizgilerle ayrılmaması buradan gelir. Susanoo göğü altüst edip kovulur, sonra sekiz başlı yılanı öldürüp kurtarıcı olur. Yıkan ile kurtaran aynı kamidir.

Nerede Bulunur

Kami tapınakta sürekli oturmaz. Çağrıldığında iner, bir nesneye ya da yere konar, tören bitince çekilir. İnip konduğu şeye ayrı bir ad verilir ve bu bir ayna, bir kılıç, bir taş ya da bir ağaç olabilir.

Tapınağın en iç bölümünde saklanan ve kimseye gösterilmeyen nesne de budur. Tapınılan o nesne değil, kaminin konduğu yerdir.

Kamili sayılan yer, gerilmiş bir halatla ve ona asılan kâğıtlarla işaretlenir. Yaşlı bir ağaca ya da büyük bir kayaya dolanan bu halat, oranın sıradan olmadığını söyler. Tapınağın girişindeki kapı da aynı işi görür.

Temizlik ve Kir

Kami kirden hoşlanmaz. Buradaki kir, işlenmiş bir günah değildir. Ölüm, kan ve hastalık kendiliğinden kir sayılır. Kötü niyet taşımayan kişi de kirlenebilir.

Bu yüzden inancın merkezinde arınma durur. Tapınağa girmeden önce el ve ağız su ile yıkanır. Daha ağır durumlarda ırmakta ya da çağlayanda yıkanılır. İzanagi, ölüler ülkesi Yomi'den döndükten sonra bedenini yıkar ve en değerli üç çocuğu o yıkanmadan doğar. Arınmanın kendisi doğurucu sayılır.

Bağışlanma dilemek yerine yıkanmak, bu inancı ayıran yanlardan biridir. Kir kişinin içinde değil üstündedir. Üstündeki alındığında iş biter.

İnsandan Kami Olması

Ölmüş bir insan da kami olabilir. Her soyun kendi atasına bağlı bir kamisi bulunur ve o soyun oturduğu yer onun korumasındadır. Doğduğu toprağın kamisi de kişiyi ömrü boyunca sayar.

Bunun en bilinen örneği, dokuzuncu yüzyılda yaşamış devlet adamı ve şair Sugawara no Miçizane'dir. İftiraya uğrayıp sürgünde ölmüş, ardından başkentte yıldırım düşmesi ve salgın gibi felaketler görülünce bunlar onun öfkesine bağlanmıştır. Ruhunu yatıştırmak için adına tapınak yapılmış ve Tencin adıyla kami sayılmıştır. Bugün öğrenciler sınav öncesi ona yakarır. Öfkeli bir ölü, yatıştırıldığında koruyucuya dönüşür.

Sonraki yüzyıllarda ülkeyi birleştiren bir yönetici de ölümünden sonra kami sayılmış ve adına büyük bir tapınak kurulmuştur. Kami olmak bir ödül değil, bir yerleştirme işidir.

Kami ile Yokai Ayrımı

Japon anlatısındaki her olağanüstü varlık kami değildir. Ayrım, tapınılıp tapınılmadığındadır. Boynuzlu dağ devi Oni korkulan bir varlıktır ama adına tapınak kurulmaz.

Sınır her yerde keskin değildir. Tilki Kitsune insanı kandıran bir yaratık olarak anlatılır, aynı zamanda ekin kamisi İnari'nin habercisi sayılır ve tapınak avlusunda taştan heykeli durur. Aynı varlık bir anlatıda oyuncu, öbüründe hizmetkârdır.

Budizm ile İlişkisi

Budizm adalara geldikten sonra iki inanç yüzyıllarca iç içe yaşamıştır. Kamilerin aslında Buda'ların Japonya'da göründükleri biçim olduğu düşüncesi yaygınlaşmış, aynı yerleşkede hem tapınak hem manastır bulunmuştur.

Bu birliktelik 1868'de devlet eliyle sona erdirilmiştir. Çıkarılan buyruklarla iki inancın yapıları, törenleri ve görüntüleri birbirinden ayrılmıştır. Bugün ayrı görünen iki gelenek, tarihin büyük bölümünde ayrı değildi.

Başka Mitolojilerdeki Karşılıkları

Doğanın sahipli olduğu düşüncesi başka geleneklerde de vardır. Türk anlatısındaki iye, bir dağın, ırmağın ya da ocağın sahibidir ve izin alınmadan oraya dokunulmaz. Yer Su adı da aynı inancın toplu adıdır. Yunan mitolojisinde pınarların ve ağaçların ruhları Nimfeler diye anılır.

Kamiyi bunlardan ayıran, kurulmuş bir düzenin içinde durmasıdır. iye için tapınak yapılmaz, ondan yalnız izin istenir. Nimfe tapınak değil kutsal koru ister. Kami ise adı yazılan, tapınağı olan ve yılın belli gününde çağrılan varlıktır. Aynı inanç burada devlet düzeyinde kurumlaşmıştır.

Bağlantı grafiği

Bu maddenin bağlandığı ve buraya bağlanan 17 madde, aralarında 53 bağlantı.

Paylaş

Bu madde paylaşıldığında aşağıdaki kartla görünür; bir ucun üzerine gelince o ucun kartı gösterilir.