söylence
/türk/ev-iyesi
_

Ev İyesi

Ev İyesi — Türk Mitolojisi
Ev İyesi.
Öy İyesi, Üy İyesi, Yort İyesi, Yurt İyesi, Kilti Tura, Nigez İyesi, Kırsut, Sahap, Kimsene olarak da bilinir.
Evin ve ev halkının koruyucu iyesi.

Ev iyesi, Türk inancında evin ve orada yaşayanların sahibi sayılan koruyucu ruhtur. Bir yerin ya da nesnenin sahibi olan iyeler arasında insana en yakın duranıdır, çünkü alanı doğrudan insanın içinde yaşadığı yerdir. Tanrı değildir, kendisine tapınılmaz. Görünmez ama hesaba katılan bir hane üyesi gibi düşünülür.

İnanç hemen bütün Türk boylarında derlenmiştir. Evin güvenliği, huzuru ve bereketi ev iyesine bağlanır. Hoşnut olduğunda hane dirlik içinde yaşar, kiler boşalmaz, hastalık uğramaz. Gücendiğinde bereket çekilir, eşya yerinden oynar, evde huzursuzluk başlar. İlişki karşılıklıdır. İnsan evini temiz ve düzenli tutarak sahibini gözetir, sahibi de haneyi gözetir. Suyun sahibi Su İyesi ile ateşin sahibi Od Ana gibi ev iyesi de gündelik hayatın dokunduğu güçlerdendir.

Adları

Ad, ev ile sahip anlamındaki iki sözcüğün birleşmesinden çıkar. Türk lehçelerinde Öy İyesi, Üy İyesi, Yort İyesi ve Yurt İyesi biçimlerinde geçer. Çuvaşlarda evin bekçisi anlamına gelen Kilti Tura adı kullanılır. Tatar derlemelerinde evin temeline bağlanan Nigez İyesi ile Kırsut ve Gülbiç Ebi gibi adlar kaydedilmiştir.

Anadolu'da asıl adın yerini çoğu kez örtmeceler alır. Diyarbakır yöresinde ev iyesine evin sahibi anlamında sahap denir. Yaygın örtülü adlardan biri de kimsenedir. Adı anmaktan kaçınmak, anılan varlığın çağrılmış sayılacağı düşüncesine dayanır.

Görünüşü

Betimlemesi yöreden yöreye değişir, ortak yanı insana benzemekle birlikte insan olmamasıdır. Kimi derlemelerde kısa boylu, ak sakallı yaşlı bir adamdır ve evde daha önce oturmuş kişilerin yüzünü alır. Kimilerinde beyaz giyinmiş yaşlı bir kadındır. Cinsiyeti sabit değildir, kimi yörede eril kimi yörede dişil sayılır. Gündüz görünmez, çoğu kez bodrumda ya da ocağın ardında durur, geceleyin eve çıkar.

Hayvan kılığında göründüğü de anlatılır. Ak tavşan ve köpek biçimleri derlenmiştir. Azerbaycan ile Anadolu'da en çok yılan kılığında düşünülür. Evde yaşayan yılana dokunulmaz, öldürülmesi eve kıtlık ve felaket getirir sayılır, çünkü öldürülen şey evin bereketiyle birlikte sahibidir. Ağrı yöresinde kapı üstüne bereket için at nalı, geyik boynuzu ve yılan derisi asılması aynı inancın izidir.

Ev Halkıyla İlişkisi

Ev iyesi yalnız evi değil, evde oturanları da gözetir. Hane halkının sağlığını korur, dışarıdan gelen kötülüğü eşikte karşılar. Geceleyin iş gördüğü anlatılır — yün ve keten eğirir, bulaşık yıkar, beşikte ağlayan çocuğu sallar, uyuyanın saçını örer. Yangın ya da başka bir tehlike çıktığında ses çıkararak ev halkını uyandırır. Beşik başındaki koruyuculuğu, çocuğu ve doğumu gözeten Umay inancıyla aynı alanda buluşur.

Kötülük etmesi kendiliğinden değildir. Evin bakımsız bırakılması, kötü söz ve ihmal onu gücendirir. Gücenince eşyanın yerini değiştirir, uykuyu bozar, evin bereketini alır ve kimi anlatıda evi büsbütün terk eder. Hoş tutmak için gece mutfakta bir kap süt ya da yiyecek bırakılır. Bu, iyelere sunulan saçı denen küçük adakların ev içindeki biçimidir. Kimi yörede kaz, ördek ya da horoz gibi evcil bir kuşun kurban edildiği kaydedilmiştir.

Eşik, Ocak ve Kiler

Ev iyesinin durduğu yerler evin sınırlarıdır. Eşiğin altı ile ocağın dibi en çok anılan iki yerdir. Eşiğe basılmaması, eşiğe oturulmaması ve içeri girerken eşiğin atlanması bu inancın en uzun ömürlü kalıntılarındandır. Kapı önüne su dökülmez, kiler ve ocak temiz tutulur. Bunlar iye için konulmuş kurallardır, çünkü kirletilen yer sahibinin durduğu yerdir.

Ocağın kendi sahibi ayrıca vardır, ateşin ve ocağın iyesi Od Ana ev iyeleri arasında sayılır. Kilerin ve ambarın da kendi iyesi olduğuna inanılır. Tatar anlatılarındaki Biçura kilerde, ocak ardında ya da çatı arasında yaşayan, kırmızı giyinen bir varlıktır. Ev iyesinden ayrılan yanı düzensizliğidir — gürültü çıkarır, kap kırar, artan yemeği yer ve temiz tutulan evi sevmez. Ahırın iyesi ise davarı ve atı gözetir.

Yeni Eve Taşınmak

İye eve bağlıdır, ama hane halkına da bağlıdır. Bu yüzden taşınmak yalnızca eşya taşımak sayılmaz. Tatarlarda eski evden ayrılırken ev iyesi için bir veda töreni yapılır ve iye yeni eve çağrılır. Çağrılmazsa boş kalan evde yalnız başına ağladığına inanılır. Baba evinden ayrılıp kendi ocağını kuran genç de aynı vedayı yapar.

Geride bırakılan iyeyi almak için anlatılan yol ayrıntılıdır. Ev sahibi lapa pişirir, güneş battıktan sonra büyük bir süpürgeye binerek eski evin yerine gider ve yolda kimseyle konuşmaz. Kimi anlatıda iyeye ayrıca bir at hazırlanır, eski evden yeni eve o atla getirilir. Bu anlatılar, evin sahibinin duvarlarla değil hane ile birlikte yürüdüğünü söyler.

Başka Mitolojilerde Evin Sahibi

Evin görünmez bir koruyucusu olduğu düşüncesi yaygındır, ama ev iyesi bunlardan sahiplik fikriyle ayrılır. Yunan mitolojisinde her evin ocağı Hestia'ya aittir. Hestia neredeyse hiç anlatısı ve görüntüsü olmayan bir tanrıçadır, çünkü ocağın kendisi sayılır ve evde sunulan ilk pay ona ayrılır. Ev iyesi ise tanrı değildir, tek bir evin sahibidir ve o evle birlikte anılır.

Japon inancında her evin kendi kamisi vardır, evin içinde onlara ayrılmış bir raf bulunur ve oraya günlük sunu bırakılır. Nors anlatısındaki Landvettir ise toprağa bağlı yerel ruhlardır, saygı görürlerse bereket getirir, gücendirilirlerse kazayı üzerlerine çekerler. İkisiyle de ortak nokta karşılıklılıktır — ev iyesi de gördüğü saygıya göre koruyan ya da bereketi geri alan bir güçtür.

Bağlantı grafiği

Bu maddenin bağlandığı ve buraya bağlanan 9 madde, aralarında 17 bağlantı.

Paylaş

Bu madde paylaşıldığında aşağıdaki kartla görünür; bir ucun üzerine gelince o ucun kartı gösterilir.