söylence
/japon/raicin
_

Raicin

Raicin — Japon Mitolojisi
Raicin.
Kaminari sama, Raiden sama, Narukami, Raiko, Kamo Wakeikazuçi olarak da bilinir.
Gök gürültüsü ve yıldırım tanrısı.

Japon mitolojisinde gök gürültüsünün ve yıldırımın tanrısıdır. Adı rai yani gök gürültüsü ile cin yani tanrı sözcüklerinden kurulur. Bulutların üstünde duran, boynuzlu ve pençeli, çevresine dizilmiş davullara tokmakla vuran bir varlık olarak betimlenir. Gök gürültüsü onun davul sesidir. Rüzgâr tanrısı Fucin ile birlikte anılır, ikisi neredeyse hiç ayrı gösterilmez.

İki yüzü olan bir tanrıdır. Bir yandan yıldırımı gökten indiren, ağaç deviren ve insan çarpan bir ceza gücüdür. Öte yandan yağmuru getirdiği için ekinin bereketi de ona bağlanır. Şinto ile Budist tapımın kesiştiği yerde durur. Kami sayılır, ama bugün bilinen görünüşünü Budist tapınak heykellerinde kazanmıştır.

Adı

Halk ağzında Kaminari sama diye anılır. Kaminari gök gürültüsü demektir ve sözcüğün kendisi tanrının gürlemesi anlamına gelen eski bir kalıptan gelir. Raiden sama onu şimşekle birlikte anar, Narukami öten tanrı, Raiko ise yıldırım beyi demektir.

Kyoto'nun kuzeyindeki Kamigamo Tapınağı'nda yıldırım tanrısı Kamo Wakeikazuçi adıyla anılır. Bu ad, davul çalan Raicin'den eski bir yerel tapımın izidir ve ikisi sonradan aynı tanrının adları sayılmıştır.

Yomi'de Doğuşu

En eski kaydı Kojiki'dedir ve orada tek bir tanrı olarak değil, sekiz yıldırım tanrısı olarak geçer. İzanami, ateş tanrısı Kagutsuçi'yi doğururken ölüp ölüler ülkesi Yomi'ye indiğinde, ardından gelen İzanagi karanlıkta tarağının bir dişini yakar ve eşinin kurtlanmış bedenini görür. O bedenin üstüne sekiz yıldırım tanrısı yerleşmiştir.

Her biri bedenin başka bir yerinden doğar. Başında büyük yıldırım Oikazuçi, göğsünde ateş yıldırımı Honoikazuçi, karnında kara yıldırım Kuroikazuçi, edep yerinde yaran yıldırım Sakuikazuçi, sol elinde genç yıldırım Wakaikazuçi, sağ elinde toprak yıldırımı Tsuçiikazuçi, sol ayağında öten yıldırım Naruikazuçi, sağ ayağında ise yatan yıldırım Fusuikazuçi bulunur.

Kaçan İzanagi'nin ardından İzanami önce ölüler ülkesinin cadı kadınlarını, sonra bu sekiz tanrıyı salar. İzanagi Yomi'nin kapısını bir kayayla kapatarak kurtulur. Davul çalan Raicin bu sekizlinin doğrudan sürdürücüsü değildir, ama en eski izi başta doğan Oikazuçi'ye dayandırılır.

Görünüşü ve Davulları

Bugünkü görünüşü eski kayıtlardan değil, Budist tapınak heykellerinden gelir. Kızıl ya da yeşil tenli, boynuzlu, keskin dişli ve pençeli bir gövdeyle gösterilir. Bu yüz Oni'ninkine benzer, ama Raicin bir kötü ruh değil tanrıdır. Sırtında çember boyunca dizilmiş küçük davullar taşır ve elindeki iki tokmakla bunlara vurur. Davulların üstünde çoğunlukla tomoe denen kıvrık virgül biçimli bezeme bulunur.

Rüzgâr tanrısı Fucin ile ikili bir kalıp oluşturur. Kyoto'daki Sancusangendo Tapınağı'nda on üçüncü yüzyıldan kalma iki heykel salonun iki ucunda karşılıklı durur. Ressam Tawaraya Sotatsu on yedinci yüzyılda ikisini altın zeminli bir katlanır paravana çizmiştir. Kenninci Tapınağı'nda korunan bu yapıt sonraki bütün Raicin betimlemelerinin ölçüsü olmuştur. Tokyo'daki Sensoci Tapınağı'nın dış kapısı da iki heykeli yüzünden Kaminarimon, yani gök gürültüsü kapısı adıyla anılır.

Raicu ve Göbek İnancı

Raicin'in yanında Raicu adlı bir yıldırım hayvanı bulunur. Gövdesi şimşekten olan bu varlık kedi, tilki, gelincik ya da kurt biçiminde düşünülür. Durgun havada zararsızdır, fırtınada ağaçlara ve damlara sıçrayarak azgınlaşır.

Halk inancına göre Raicu uyuyan insanın göbek deliğine kıvrılıp uyumayı sever. Raicin de onu oradan çıkarmak için yıldırımını uyuyanın karnına indirir. Bu yüzden çocuklara gök gürlerken göbeklerini örtmeleri söylenir. Kimi anlatıda göbeği açık bırakanı doğrudan Raicin alıp götürür. Yaygın bir yoruma göre uyarının kökeni daha yalındır. Fırtına serinliğinde karnı açık uyuyan çocuk hastalanır.

Yağmur ve Ekin

Yıldırım yalnız korkulan bir güç değildir. Japoncada şimşek anlamına gelen inazuma sözcüğü çeltik ile sözcüklerinden kurulur, çünkü yıldırımın pirinç tarlasını dölleyip ürünü bereketlendirdiğine inanılır.

Kuraklıkta Raicin'e yağmur için yakarılır. Çeltiğe dayanan bir ülkede yıldırım hem yangın hem hasat demektir, bu yüzden ona düşman değil yatıştırılacak bir güç gözüyle bakılır. Aynı ikilik, gök gürültüsünü öfkeli ölülerin işareti sayan inanışta da görünür. Sürgünde ölen Sugawara no Miçizane'nin ardından başkente yıldırım düşmesi onun öfkesine bağlanmış, ruhu yatıştırılıp Tencin adıyla Kami sayılmıştır.

Başka Mitolojilerdeki Karşılıkları

Japon anlatısı yıldırımı tek bir tanrıda toplamaz. Fırtınanın asıl sahibi Susanoo'dur, ama o denizin ve kasırganın tanrısıdır. Yıldırımı savaş yönüyle taşıyan üçüncü bir tanrı daha vardır, Takemikazuçi. Raicin'e kalan, gök gürültüsü ile yıldırımın kendisidir.

Yunan mitolojisinde yıldırım tek elde toplanır. Zeus onu hem silah hem yetki işareti olarak taşır. Nors mitolojisinde Tor çekicini savurarak gök gürültüsünü çıkarır. Tokmakla davula vuran Raicin ile Tor arasındaki en açık ortaklık, gök gürültüsünün bir vuruş sesi sayılmasıdır. Sümer mitolojisinde aynı işi fırtına tanrısı İşkur görür, o da yağmuru getirdiği için hem korkulur hem beklenir.

Raicin'i bunlardan ayıran yanı, gökyüzünün yönetimine hiç karışmamasıdır. Zeus tanrıların başıdır. Türk mitolojisinde yıldırımın ayrı bir tanrısı yoktur, gök gürültüsünü gönderen ve yıldırımı silah gibi taşıyan Ülgen göğün en üst katında oturur. Raicin ise yalnız bulutun üstünde davulunu çalar, Japon göğünün yönetimi Amaterasu'dadır.

Bağlantı grafiği

Bu maddenin bağlandığı ve buraya bağlanan 16 madde, aralarında 48 bağlantı.

Paylaş

Bu madde paylaşıldığında aşağıdaki kartla görünür; bir ucun üzerine gelince o ucun kartı gösterilir.