Okuninuşi, Japon mitolojisinde yeryüzünü kurup sonra onu gök tanrılarına devreden tanrıdır. Adı büyük ülkenin sahibi anlamına gelir. İzumo'nun baş tanrısıdır. Tarımı ve hekimliği insanlara öğreten odur. Kojiki onu Susanoo'nun altıncı kuşaktan torunu, Nihon Şoki ise Susanoo ile Kuşinada Hime'nin oğlu sayar.
Hor görülen küçük kardeşken ağabeyleri onu iki kez öldürür, yerin altına kaçıp sınavlardan geçer, oradan bir eş ve bir yetkiyle döner, ülkeyi kurar ve sonunda kurduğunu Amaterasu'nun soyuna bırakır. Devirden sonra görünen dünyadan çekilir ve kader, ölüm ile insanlar arasındaki bağ onun alanında kalır. Her aşamada başka bir adla anılır, gençliğinde büyük ad sahibi anlamındaki Onamuçi'dir, kur bölümlerinde sekiz bin mızrak demek olan Yaçihoko diye geçer.
İnaba'nın Ak Tavşanı
İlk anlatısı, sekseni aşan ağabeyiyle birlikte İnaba diyarına, Yagami Hime'ye dünür gitmesiyle başlar. Yükleri sırtına yıkıldığı için alaydan geride kalır ve yolda derisi yüzülmüş bir tavşana rastlayıp başından geçeni dinler.
Bir adadan karaya geçmek için wani denen deniz canavarlarına kendi soyunun daha kalabalık olduğunu söylemiş, sayılsınlar diye onları sıraya dizip sırtlarına basarak yürümüş, oyununu karaya varmadan açık edince sondaki canavar derisini yüzmüştür. Ağabeyler ona tuzlu suda yıkanıp rüzgârda kurumasını öğütlemiş, acısı böyle katmerlenmiştir.
Okuninuşi ise ırmak ağzındaki tatlı suda yıkanmasını ve hasırotunun çiçek tozuna bulanmasını söyler. İyileşen tavşan kendini bir tanrı olarak tanıtıp prensesi onun alacağını bildirir. Yagami Hime seksen dünürü geri çevirip en küçüğünü seçer.
İki Ölümü
Ağabeyler bir dağın eteğinde kızıl bir yaban domuzu indireceklerini söyleyip onu aşağıda bekletir. İndirdikleri, ateşte kızdırılmış kocaman bir kayadır. Onu kavrayan tanrı yanarak ölür. Annesinin yakarışı üzerine gönderilen iki deniz kabuğu tanrıçası, kabuk tozunu sütle karıştırıp yanıklara sürer ve tanrı dirilir.
İkinci kez, yarılmış bir ağacın içine kama sokup onu aradaki boşluğa çağırırlar. Kama çekilince ağaç kapanır ve tanrı ezilir. Annesi onu yine diriltip yerin altındaki kök ülkeye gönderir. Kaynaklar bu ülkeyi ölüler ülkesi Yomi ile bir tutar. Kardeş kıskançlığı yüzünden öldürülüp diriltilmesi ve sonunda görünmeyen dünyanın sahibi olması, Mısır'daki Osiris ile aynı kalıptır.
Kök Ülkedeki Sınavlar
Kök ülkenin sahibi Susanoo'dur. Okuninuşi orada onun kızı Suseribime ile anlaşır. Damat adayını beğenmeyen Susanoo onu sınavdan geçirir. Yılan dolu bir odada, ardından arı ve çıyan dolu bir odada yatırır. Genç tanrı, Suseribime'nin verdiği örtüleri sallayarak iki geceyi de atlatır. Üçüncüsünde ateşe verilmiş bir ovanın ortasında bırakılır, orada bir tarla faresi ona saklanacağı oyuğu gösterir.
Uyuyan Susanoo'nun saçlarını sarayın kirişlerine bağlayan Okuninuşi, kızını ve silahlarını alıp kaçar. Sınırda yetişen tanrının öfkesi kesilir. Ardlarından seslenip o silahlarla ağabeylerini yenmesini, kızıyla evlenmesini ve büyük ülkenin sahibi olmasını buyurur. Unvanı, kendisinden kaçtığı tanrının ağzından verilmiş olur.
Ülkenin Kurulması
Dönüşünde ağabeylerini yener ve yeryüzünün yönetimini eline alır. Bir gün kıyıda sarmaşık kabuğundan minik bir tekne belirir. İçindeki, kuş derisine bürünmüş avuç içi kadar bir tanrıdır ve adını söylemez. Onu tarladaki korkuluk tanrısı Kuebiko tanır. Göğün yaratıcı tanrılarından birinin parmaklarından düşen Sukunabikona'dır.
İkisi ülkeyi birlikte kurar. Tohumu, sıcak su kaynaklarının şifasını, hastalıkların ilacını, ekini böcekten koruyan sözleri ve içki yapımını onlar öğretir. İşleri bitince Sukunabikona bir darı sapına tırmanır, sap ağırlığıyla eğilip geri fırlayınca denizin ötesindeki sonsuz ülkeye savrulur. Bilgiyi ve hekimliği insana ulaştırması yönüyle Okuninuşi, Sümer'deki Enki'nin işlevini paylaşır.
Yagami Hime ilk eşidir, ancak baş eş Suseribime'den çekinip doğurduğu çocuğu bir ağaç kovuğuna bırakarak İnaba'ya döner.
Ülkenin Devri
Gök tanrıları yeryüzünün Amaterasu'nun soyuna geçmesine karar verir ve art arda elçi gönderir. İlk elçiler dönmez, çünkü biri Okuninuşi'nin yanında kalmayı seçmiş, öbürü onun kızıyla evlenmiştir. Sonunda Takemikazuçi İzumo'daki İnasa kıyısına iner, kılıcını dalgaların üstüne ucu yukarı saplayıp ucuna bağdaş kurar ve ülkeyi ister.
Okuninuşi kararı oğullarına bırakır. Kotoşironuşi devri kabul edip teknesini devirerek gizlenir. Takeminakata karşı çıkar, yenilir ve Şinano'daki Suwa Gölü'ne kaçıp oradan bir daha çıkmamaya söz verir. Bunun üzerine Okuninuşi ülkeyi bırakır. Tek koşulu, kendisi için göğe uzanan direkler üstünde görkemli bir tapınak kurulmasıdır. Görünen dünyayı gök soyuna verir, görünmeyeni kendisine ayırır.
Yunan mitolojisinde eski kuşak Zeus ile savaşta yenilip zincire vurulur. Burada el değiştirme bir pazarlıkla olur ve devreden tanrı yok edilmez. Araştırmacılar bu anlatıda İzumo'nun Yamato'ya katılmasının anısını görür.
Tapımı
Tapınağı, Şimane'deki İzumo Taişa'dır. Bugünkü ana yapı yirmi dört metredir. Eski kayıtlar kırk sekiz metrelik bir yapıdan söz eder ve 2000 yılında bulunan devasa direk kalıntıları bunu destekler. Japonya'nın çoğu tapınağında iki kez el çırpılırken burada dört kez çırpılır.
Ay takvimine göre onuncu ay, ülkenin genelinde tanrısız ay diye anılır, çünkü bütün kamilerin İzumo'ya gittiğine inanılır. Aynı ay İzumo'da tanrılı ay adını taşır. Toplanan tanrılar Okuninuşi'nin başkanlığında gelecek yılın ürününü, doğumları, ölümleri ve evlenmeleri görüşür. Budizmin etkisiyle adı, Çince okunuşu aynı olduğu için çuval taşıyan bereket tanrısı Daikokuten ile birleşmiştir.