Japon inancında dağların ve derin ormanların tekinsiz sahibi sayılan kanatlı varlıktır. Adı gök köpeği anlamına gelse de bugünkü biçimi köpeğe değil yırtıcı kuşa benzer. Kırmızı yüzü, uzun burnu, sırtındaki kanatları ve dağ çilekeşlerininkine benzeyen giysisiyle anlatılır.
İşi yolcuyu şaşırtmak, kendini beğenmişi cezalandırmak ve girilmemesi gereken yeri korumaktır. Dağda yolunu kaybedenin, ormanda sebepsiz ses duyanın başına gelen ona yorulur. Tilki Kitsune görünmeden ve kılık değiştirerek kandırır, Tengu ise üstünlüğünü açıkça göstererek iş görür.
Yüzyıllar içinde yer değiştirmiştir. Önce Budizmin düşmanı bir kötü ruh sayılmış, sonra dağın koruyucusu ve kimi yerde tapınılan bir varlık olmuştur.
Adı ve Kökeni
Ad Çin anlatısından gelir. Çin kaynaklarında tiangou yani gök köpeği, gökten düşen ışığa benzetilen, savaş ve kıtlık haber veren bir canavardır. Japonya bu adı almış ama varlığı kendi dağ inancıyla yeniden kurmuştur.
Adın Japonya'daki ilk kaydı sekizinci yüzyılda yazılan Nihon Şoki'dedir. Altı yüz otuz yedi yılında doğudan batıya büyük bir yıldızın geçtiği ve gök gürültüsüne benzer bir ses duyulduğu anlatılır. Çin'de öğrenim görmüş rahip Min bunun kayan yıldız değil gök köpeğinin sesi olduğunu söyler. Metnin okunuş notunda ad amatsukitsune yani gök tilkisi diye verilir.
Görünüşü
İlk betimlemelerde yırtıcı bir kuştur. Dağlarda görülen çaylağa benzetilir, gagası ve kanatları vardır. Bu biçim zamanla insanla karışmış, gaga küçülüp burna dönüşmüştür. Uzun burnun on dördüncü yüzyılda ortaya çıktığı düşünülür.
İki tür ayrılır. Kanadı ve gagası duran, karga yüzlü küçük olanlara karasu tengu denir, ağaçların arasında yaşadığı için konoha tengu yani yaprak tengusu adıyla da anılır. İnsana benzeyen, kırmızı yüzlü ve uzun burunlu büyük olanlar ise daitengudur ve öbürlerini buyruğu altında tutar.
On üçüncü yüzyıldan sonra dağ çilekeşlerinin giysisini giyer. Şugendo yolunu tutup dağda çile dolduran bu kişilere yamabuşi denir. Tengu onların alnına bağladığı tokin denen küçük başlıkla, tek dişli yüksek takunyayla ve elinde tüyden bir yelpazeyle çizilir. Hauçiwa denen bu yelpaze rüzgâr çıkarır, kimi anlatıda burnu uzatıp kısaltır.
Uzun burun onu yol gösteren yer tanrısı Sarutahiko ile birleştirir. Nihon Şoki onun burnunu yedi karış uzunluğunda anlatır ve köy şenliklerinde ikisi için aynı maske takılır.
Kibrin Karşılığı
Budist anlatıda Tengu, kibirli ve yoldan sapmış din adamlarının öldükten sonra düştüğü haldir. Kendini herkesten üstün gören rahip tengudo denen tengu alemine düşer ve kanatlı bir varlık olarak geri döner. Japoncada bugün de kendini beğenmiş kişi için "tengu olmuş" denir.
On ikinci yüzyılda derlenen Konjaku Monogatari'de bu varlıklar Budizmin düşmanıdır. İnananı sahte Buda görüntüleriyle kandırır, rahibi kaçırıp ıssız bir yere bırakır, tapınak yakar ve kadına girerek kutlu kişiyi yoldan çıkarmaya çalışır.
En bilinen örnek bir imparatordur. Ayaklanması bastırılıp sürgüne gönderilen Sutoku'nun ülkeye musallat olmaya ant içtiği, öldükten sonra tırnakları uzamış ve gözleri çaylak gözüne dönmüş büyük bir tengu olduğu anlatılır.
Dağdaki İşleri
Dağda açıklanamayan ses ona yorulur. Geceleyin ağaç devrilme gürültüsü duyulup sabah devrilmiş ağaç bulunmamasına tengudaoşi, karanlıkta nereden geldiği bilinmeyen taş atılmasına tengu tsubute denir. Issızlıkta duyulan kahkaha, davul ve çalgı sesi de onun sayılır.
İkinci işi kaçırmaktır. On üçüncü yüzyıldan sonraki anlatılarda rahiplerin yanı sıra çocukları da kaçırır. Kaybolan kişinin günler sonra şaşkın halde bulunmasına kamikakuşi yani tanrılarca gizlenme denir.
Issız yerin sahibi olan ve oradan geçeni şaşırtan varlık başka mitolojilerde de vardır. Türk anlatısında ormanın sahibi Arçura, yürüyeni yolundan eden Şürele ve ıssızda yolcunun karşısına dikilen Gulyabani aynı işi görür. Yunan anlatısındaki Pan tenha yerde yolcuya sebepsiz bir korku salar. Suyun karşılığı ise Kappa'dır. Tengu dağı tutar, Kappa suyu.
Büyük Tengular
Tengular başsız değildir. Edo döneminin ortasında yazılan Tengu Meigiko, her biri belli bir dağa bağlı büyük tenguları sayar. Bunların en güçlüsü Kurama Dağı'nın Socobo'sudur, ardından Atago Dağı'nın Tarobo'su ve Hira Dağı'nın Cirobo'su gelir. Socobo'nun bin tengu gücünde olduğu söylenir.
En sevilen anlatı onun bir çocukla karşılaşmasıdır. Babası öldürülen ve Kurama tapınağına kapatılan Uşiwakamaru, dağdaki Socobo vadisi denen yerde bu varlıkla buluşur. Kılıç kullanmayı ve savaş düzenini ondan öğrenir. Büyüyünce Minamoto no Yoşitsune adıyla Japon tarihinin en ünlü savaşçısı olur.
Bu anlatının anlamı zamanla değişmiştir. Önce çocuğu kandıran bir kötü ruhun işi sayılırken, noh tiyatrosunun Kurama Tengu oyununda Socobo yalnız kalmış çocuğa acıyan bir dost olur.
Koruyucuya Dönüşmesi
Kamakura döneminde derlenen Şasekişu, iyi tengu ile kötü tenguyu ayırır. İyileri Budizmin düşmanı değil koruyucusudur. On yedinci yüzyıldan sonraki anlatılarda tapınağı yakan değil kollayan varlık olur.
Dağda yaşayanlar için işi ormanı korumaktır. Ağaç kesmeye giden oduncu ondan izin ister, pirinç keki ya da okoze denen çirkin bir deniz balığı bırakır.
Kimi tengu tapınılan bir kami olmuştur. Bunların en bilineni İzuna Gongen'dir. Gagalı ve kanatlı bir gövdeyle, alev halkası içinde ve bir tilkinin sırtında çizilir. Sancakubo'nun Akiba Gongen adıyla tapım görmesi de aynı yolun örneğidir. Böylece dağın korkulan sahibi, dağa çıkanın yardım istediği varlığa dönüşmüştür.