söylence
/sümer/şarur
_

Şarur

Şarur — Sümer Mitolojisi
Şarur.
Ninurta'nın konuşan savaş topuzu.

Sümer mitolojisinde savaş tanrısı Ninurta'nın konuşan savaş topuzudur. Elde tutulan bir silah olmakla kalmaz, kendi başına düşünür, konuşur, uçar ve efendisine haber taşır. Anlatılarda ona bir alet gibi değil, tanrının yanından ayrılmayan bir yoldaş gibi davranılır.

Adı geçtiği başlıca metin, Ninurta'nın dağda oturan Asag üzerine yürüyüşünü anlatan uzun Sümerce şiirdir. Savaşı başlatan da, tanrıyı savaştan alıkoymaya çalışan da odur. Lagaş kentinde ise aynı tanrının Ningirsu adıyla anıldığı tapımın içinde, tapınağın önüne dikilmiş kutsal bir silah olarak karşımıza çıkar.

Adı ve Görünüşü

Ad, Sümercede sayı bildiren bir sözcük ile ezmek, süpürüp götürmek anlamındaki bir eylemden kurulur ve binleri deviren diye anlaşılır. Sümer sayı düzeninde bu sözcük büyük bir çokluğu karşılar, yani ad tek tek düşmanı değil, ordu boyundaki bir kalabalığı biçen silahı anlatır.

Şiir onu aslan başlı bir silah diye tanıtır. Kanatları vardır, kuş gibi havalanır, dağların üstünden geçer ve göğün ucuna kadar dolaşıp olan biteni görür. Yorulmak bilmeyen, hiç dinlenmeyen, kanatları tufan taşıyan varlık diye anılır. Mezopotamya kabartmalarında görülen aslan başlı topuz başları bu tarife oturur.

Asag Seferi

Anlatının başında tanrı kendi bayramında tahtında oturmaktadır. Topuz o sırada dağlara doğru bakar ve efendisine seslenir. Verdiği haber şudur, gökle yerin birleşmesinden Asag adlı korkusuz bir varlık doğmuştur, bitkiler onu kendilerine kral seçmiştir, taşlar ona asker olmuştur ve dağlar ona sunu götürmektedir. En ağır sözü sona saklar, bu varlık artık ülkenin davalarını tıpkı tanrının kendisi gibi karara bağlamaktadır.

Sefer boyunca önden uçar, ufku dolaşır ve dağların ne konuştuğunu getirip anlatır. Bir yerde tanrının daha önce yendiklerini tek tek sayar. Bu listede altı başlı yaban koçu, bizon boğa, yedi başlı yılan, güçlü bakır, palmiye kral, Magilum teknesi ve dev kuş İmdugud vardır. Sayımı bir övgü olarak değil, bir uyarı olarak yapar. Ardından şunu söyler, bu kez karşındaki onların dengi değildir, git deme.

Enlil'e Gidiş

Öğüt tutulmaz. İlk karşılaşmada düşman ortalığı toza boğar ve tanrı tutunamaz. Bunun üzerine topuz Nippur'a, efendisinin babası Enlil'in yanına uçar ve durumu ona anlatır. Baş tanrı buyruğunu bildirir, oğlu düşmanı omzundan yakalayıp yere serecektir, ama savaş yeryüzündeki insanı ve canlı türlerini silip süpürmeyecektir.

Haberi alan silah sevinçle geri koşar ve buyruğu efendisine iletir. Bu gidiş gelişte silah, iki tanrı arasında elçilik eden bir aracıdır. Savaşın yönü onun getirdiği sözle değişir, çünkü tanrı ancak babasının buyruğunu duyduktan sonra ikinci kez saldırır.

Vuruşmanın ortasında bir kez daha söz alır. Efendisinin boynuna sarılır ve alçak sesle bu düşmandan vazgeçmesini ister. Sözü yine dinlenmez ve Asag yenilir. Dövüş bitince tanrının kanını yıkadığı sırada onu öven bir türkü söyler, senin gibisi yoktur, bundan böyle dağlarda kimse sana kafa tutmaz der. Böylece anlatının hem ilk hem son sözü silaha aittir.

Lagaş'taki Yeri

Lagaş'ta tanrı Ningirsu adıyla anılır ve Şarur onun baş silahı sayılır. Kent yöneticisi Gudea'nın tapınak yapımını anlatan kil silindirlerinde, silahın kentin yanına büyük bir sancak gibi dikildiği yazılıdır. Ona ayrılan yer, tapınağın korkulu kapısı olarak geçen Şugalam'dır. Orada durup çevresine ürkütücü bir parıltı saçar.

Aynı metinde tanrının öbür silahları da sayılır. Yedi başlı topuz, savaş sopası, mitum denen topuz, nir taşından yapılmış aslan başlı silah ve Şargaz bunların arasındadır. Silahın tapınağa armağan edilip orada saklanması, adı olan bir nesnenin tapımın parçası sayıldığını gösterir.

Adı Olan Silahlar

Adı, öyküsü ve kişiliği olan silah Sümer'e özgü değildir. Japon anlatısında Susanoo'nun Yamata no Oroçi'nin kuyruğundan çıkardığı Kusanagi kılıcı da, Nors anlatısında Tor'un elinden düşürmediği Myölnir çekici de kendi adlarıyla anılır.

Şarur'u bunlardan ayıran, taşıdığı gücün cinsidir. Öbürleri sahibinin vuruşunu büyütür, Şarur ise ona akıl verir. Haber toplar, uyarır, elçilik eder ve gerektiğinde efendisine karşı çıkar. Bu yüzden anlatıdaki işlevi bir silahtan çok, savaşa birlikte giden bir danışmanın işlevidir.

Bağlantı grafiği

Bu maddenin bağlandığı ve buraya bağlanan 11 madde, aralarında 29 bağlantı.

Paylaş

Bu madde paylaşıldığında aşağıdaki kartla görünür; bir ucun üzerine gelince o ucun kartı gösterilir.