Yunan mitolojisinde Kalidon kentinin kahramanıdır. Ülkeyi kasıp kavuran yaban domuzunu vuran avın başındaki addır ve ömrü, doğduğu gün ocakta yanan bir odun parçasına bağlıdır. Babası Kalidon kralı Oineus, anası Altaia'dır. Kimi anlatı gerçek babasının savaş tanrısı Ares olduğunu söyler.
Öyküsü iki koldan gelir ve ikisi birbirini tutmaz. En eski kolda ölümünü hazırlayan şey anasının ilencidir, ocaktaki odun hiç geçmez. Sonraki kaynaklarda ise ömrü bir odunla ölçülmüştür ve odunu ateşe atan yine anasıdır. İki kolda da oğlunu bitiren el aynı eldir.
Ocaktaki Odun
Doğumundan yedi gün sonra kaderi biçen üç Moira beşiğin başına gelir. Ocakta yanmakta olan odun kül olduğunda çocuğun da öleceğini bildirirler. Altaia odunu ateşten çeker, söndürür ve bir sandığa kilitler. Böylece oğlunun ömrü, kendi elinde tuttuğu bir eşyanın içine kapanır.
İnsanın payının önceden biçilmesi başka geleneklerde de anlatılır. Nors anlatısında Norn denen üç kadın ipi eğirir, ölçer ve keser. Türk anlatısında bahtı biçen Baktı Han'dır. Meleagros'un durumu bunlardan bir yerde ayrılır. Ölçülen pay bir nesnenin içine konmuştur ve o nesne bir insanın elindedir. Kaderi işleten şey sonunda tanrıların kararı değil, bir ananın öfkesi olur.
Soyu ve Gençliği
Karısı, İdas ile Marpessa'nın kızı Kleopatra'dır. Ondan Polidora adlı bir kızı olur. Atalante'nin oğlu Partenopaios'un babası da kimi kaynakta odur. Babasının sonraki evliliğinden doğan Tideus üvey kardeşidir, Tideus'un oğlu Diomedes ise Truva savaşında çarpışan adlardandır.
Altın postu aramaya giden Argo gemisinin yolcuları arasında da sayılır. Yola çıktığında daha delikanlıdır, yaşlanmış babası onu gözetsin diye yanına yakınlarından birini katar. Gemideki kahramanların hiçbirinin ondan üstün sayılmadığı, yalnızca Herakles'in bunun dışında tutulduğu söylenir.
Kalidon Domuzu Avı
Oineus yıllık ürün sunularında Artemis'i atlar. Tanrıça ceza olarak ülkeye olağanüstü büyüklükte bir yaban domuzu salar. Hayvan bağları söker, ekini çiğner ve önüne çıkanı öldürür. Meleagros çağrı çıkarır, ödül olarak da domuzun postunu koyar. Çağın ünlü avcıları Kalidon'da toplanır.
Gelenler arasında Teseus, Peleus, Kastor ile Polideukes, bilici Amfiaraos ve Arkadyalı avcı Atalante vardır. Takımda bir kadın bulunmasına karşı çıkanlar olur. Meleagros direnir ve onu ava katar. Kimi anlatı bu direncin gerekçesi olarak kıza gönül bağlamasını gösterir.
Domuza ilk oku saplayan Atalante olur. Öldürücü mızrağı vuran Meleagros'tur. Ödül olarak konan postu, ilk kanı akıttığı için kendisi almaz ve kıza verir.
Postun Paylaşılması
Altaia'nın kardeşleri Pleksippos ile Toksevs, bir kadına ödül verilmesini onursuzluk sayar ve postu Atalante'nin elinden alır. Meleagros ikisini de öldürüp postu geri verir. Av, bir avdan çok bir soyun kendi içinde kırılmasıyla biter.
Kardeşlerinin ölüm haberini alan ana sandıktaki odunu çıkarıp ateşe atar. Odun tutuştukça oğlu içten içe yanar, odun kül olunca da can verir. Ne yaptığını anlayan Altaia kendi canına kıyar.
Anasının İlenci
En eski kolda ölüm bambaşka gelir. Orada domuzun başı ile postu yüzünden Kalidonlular ile Kuret denen komşu halk arasında savaş çıkar. Meleagros savaş alanına indikçe Kuretler geri püskürtülür.
Ne var ki dayısını öldürmüştür. Anası yere diz vurup toprağı yumruklar, Hades ile Persefone'yi çağırır ve oğlunun ölümünü diler. Meleagros bu ilencin ardından savaştan çekilir, evinde Kleopatra'nın yanında oturur. Kentin ileri gelenleri armağan vaat ederek yalvarır, kardeşleri ve anası yalvarır, hiçbiri onu yerinden kaldıramaz.
Ancak surlar yanmaya başlayıp Kleopatra düşen bir kentin halkının başına neler geldiğini anlattığında silahını kuşanır. Kenti kurtarır ama vaat edilen armağanların hiçbirini alamaz. Bu kolda ölümü savaş alanındadır ve ardından Altaia ile Kleopatra kendilerini asar. Öykü, öfkesi yüzünden savaştan çekilen Akhilleus'a bir ders olarak anlatılmış ve böyle korunmuştur. Geç kalan öfke ödülünü yitirir.
Ardında Kalanlar
Kız kardeşleri ölünün başında yas tutmayı bırakmaz. Ağıtları dinmeyince Artemis onları kanatlandırıp beçtavuğuna çevirir. Kuşun Yunanca adı olan meleagris onun adından gelir. Leros adasında bu kuşlar tanrıçaya kutsal sayılır ve etleri yenmez. İki kız kardeş cezanın dışında kalır, Gorge ile Deianeira.
Avın postu sonradan Tegea'ya götürülüp Atena tapınağında saklanır. Geç çağda gören biri onu tüyleri dökülmüş bir deri parçası olarak anlatır. Hayvanın dişlerinden biri kırılmış, öbürü bir imparatorun eliyle alınıp Roma'ya taşınmıştır.
Ölüler ülkesine inen Herakles'in karşısında kaçmayan tek gölge odur. Konuşurlarken geride bıraktığı kız kardeşi Deianeira'yı anar ve onunla evlenmesini ister. Böylece Herakles'in son karısı Kalidon'dan gelir ve onu sonunda ölüme götüren de o evlilik olur.