söylence
/nors/norn
_

Norn

Norn — Nors Mitolojisi
Norn.
Nornir, Norna olarak da bilinir.
Yazgıyı biçimleyen üç kader kadını.

Norn, Nors mitolojisinde insanların ve tanrıların yazgısını biçimleyen dişi varlıklardır. Ad anıldığında çoğunlukla üçü kastedilir. Urd, Verdandi ve Skuld, dünya ağacı İgdrasil'in köklerinden birinin altındaki Urd kuyusu'nun başında oturur ve insan çocuklarına ömür seçerler.

Yaptıkları iş iki yönlüdür. Bir yandan yazgıyı belirler, bir yandan da kuyunun suyuyla ağacın gövdesini besleyip çürümekten korurlar. Dünyanın ayakta durması ile bir insanın ömrünün ölçülmesi, aynı kuyunun başında yapılan aynı işin iki yüzüdür.

Nors anlatısında yazgı tanrıların elinde değildir. Odin bilginin peşinde bir gözünü verir, ölülerden ve biliciden haber toplar, ama öğrendiği sonu değiştiremez. Nornlar tanrı sayılmaz, yine de tanrılar onların işine bağlıdır.

Adları

Norn sözcüğünün kökeni kesin değildir. En çok yinelenen açıklama sözcüğü bükmek, eğirmek anlamına gelen bir köke bağlar ve ipe verilen biçimle yazgıya verilen biçimi aynı sayar. Kanıt zayıftır, öneri olarak kalır.

Üç adın anlamı ise açıktır. Urd, olmak anlamındaki fiilin geçmiş zamanından gelir ve olup bitmiş olanı karşılar. Verdandi aynı fiilin şimdiki hali, yani olmakta olandır. Skuld ise gerekmek, borçlu olmak fiilinden türer ve olması gerekeni, ödenmemiş borç gibi bekleyeni anlatır.

Bu üç ad geçmiş, şimdi ve gelecek diye eşlenir. Eşleme düzgün görünse de sonraki yorumcuların kurduğu bir düzendir. Adlar zaman dilimlerinden çok yazgının kendisine bakar. Urd'un adı Eski İngilizcedeki wyrd sözcüğüyle aynı köktendir ve o sözcük, bugün İngilizcede tuhaflığı anlatan bir sıfata dönüşmüştür.

Urd Kuyusu

İgdrasil'in üç kökü üç ayrı yöne iner ve her birinin altında bir su vardır. Tanrıların bulunduğu yandaki kökün altındaki Urd kuyusu bunların en kutsalıdır. Tanrılar her gün gökkuşağı köprüsü Bifrost'tan inip kuyunun başındaki yargı yerinde toplanır ve hükümlerini orada verir.

Nornlar her gün kuyudan su alır, kuyunun çevresindeki ak çamurla karıştırıp ağacın gövdesine sürer. Bu bakım olmasa dalların çürüyeceği söylenir. Su öyle kutsaldır ki kuyuya giren her şey, yumurta kabuğunun içindeki zar gibi bembeyaz olur.

Kuyunun başında beslenen iki kuş vardır ve bütün kuğuların onlardan geldiği anlatılır. Ağaçtan yere düşen çiy de bal çiyi diye anılır, arılar onunla beslenir.

Yazgının Kazınması

Nornların çalışması iki ayrı görüntüyle anlatılır. Birinde ağacın altındaki sudan çok bilen üç kız gelir, tahta üzerine işaret kazır, yasa koyar ve insan çocuklarına pay biçer. Burada yazgı eğrilen bir ip değil, kazınan bir yazıdır. Runa bilgisiyle kader bilgisi aynı elde toplanır ve runaların kazındığı yerler sayılırken Norn tırnağı da anılır.

Öbür görüntüde iş iple görülür. Kahraman Helgi'nin doğduğu gece Nornlar eve gelir, yazgı ipini eğirir ve altın iplikleri ayın salonunun ortasına bağlar. İpin bir ucunu doğuya, öbür ucunu batıya gizlerler. Aradaki toprak çocuğun ülkesi olacaktır. İçlerinden biri kuzeye doğru bir bağ atar ve o bağın sonsuza dek durmasını buyurur.

Biçilen pay geri alınmaz. Bir kahramanlık şiirinde, kuşatıldıklarını bilen iki kardeş son sözlerinde kimsenin Nornların verdiği hükümden sonra bir akşam daha yaşamadığını söyler. Ardından ikisi de ölür.

Üçten Çoğu

Kaynaklar üç adla yetinmez. Ejderha Fafnir'in ölürken Sigurd'a söylediğine göre Nornlar tek soydan gelmez. Kimi tanrı soyundandır, kimi elf soyundan, kimi de cüce Dvalin'in kızlarıdır. Doğan her çocuğun başına gelip ömrünü biçen kalabalık bir öbektir bu.

İnsanların paylarının eşit olmayışı da böyle açıklanır. İyi soydan gelen Nornlar iyi ömür verir, kötü yazgıya düşenlerin payını kötü Nornlar biçer. Yoksulluk ile varlık arasındaki fark, kişinin işine değil beşiğinin başına gelenin kim olduğuna bağlanır.

Geç bir anlatı bu inancı bir öyküye çevirir. Nornagest'in beşiğinin başına üç bilici kadın gelir. İkisi çocuğa iyi armağanlar verir. Çağrılmayan ve kalabalıkta itilip düşürülen en genci ise öfkeyle çocuğun ömrünü, başucunda yanan muma bağlar. En yaşlısı hemen mumu söndürüp anneye saklamasını söyler. Adam üç yüz yıl yaşar ve sonunda mumun yanıp bitmesine kendi izin verince ölür. Bu anlatıda gelenler hem Norn hem bilici kadın diye anılır, geç dönemde iki tasavvurun birbirine karıştığı görülür.

Skuld ile Valkürler

Üçünün en genci olan Skuld, Valkürler arasında da sayılır. Savaşta kimin düşeceğini seçen bölüğün adları sıralanırken onun adı da geçer. Aynı varlık hem beşiğin başında ömrü biçer hem de o ömrün bittiği yerde bulunur.

İki iş arasında çelişki yoktur. Kılıç darbesi yazgıyı yaratmaz, önceden biçilmiş olanı yerine getirir. Kuzey anlatısındaki yiğitlik anlayışı da buradan çıkar. Sonu değiştirmek elde değildir, sona nasıl gidildiği eldedir.

Tanrıların Üstündeki Düzen

Nornlara sunu sunulduğuna ya da adlarına bir tapım kurulduğuna dair iz yoktur. Yazgı yalvarılacak bir güç değil, katlanılacak bir düzendir. Tanrılar bu düzenin dışında da değildir. Ragnarök'te kimin kiminle boğuşup öleceği önceden bilinir ve bilinmesi hiçbir şeyi değiştirmez.

İnsanın payının önceden ölçülmesi başka geleneklerde de anlatılır. Yunan anlatısındaki üç Moira ipi eğirir, ölçer ve keser. İki gelenekte de tanrılar bu ipin dışına çıkamaz. Türk anlatısında ise bahtı biçen Baktı Han'dır ve pay bir tanrının elinden gelir. Aradaki fark burada belirginleşir. Nornlar tanrı değildir, ama tanrıların da uymak zorunda olduğu tek şey onların işidir.

Bağlantı grafiği

Bu maddenin bağlandığı ve buraya bağlanan 18 madde, aralarında 28 bağlantı.

NornHatorBifrostDvalinFafnirHelgiİgdrasilNornagestOdinRagnarökSigurdSkuldUrdUrd kuyusuValkürVerdandiBaktı HanMeleagrosMoira

Paylaş

Bu madde paylaşıldığında aşağıdaki kartla görünür; bir ucun üzerine gelince o ucun kartı gösterilir.