söylence
/sümer/dumuzi
_

Dumuzi

Dumuzi
Dumuzi.
Dumuzi, Tammuz olarak da bilinir.
Çobanların tanrısı, İnanna'nın eşi.

Çobanların, sürülerin ve otlağın tanrısıdır; İnanna'nın eşi olarak anılır. Adı gerçek oğul anlamına gelir. Akad ve sonraki metinlerde Tammuz biçiminde geçer. Kız kardeşi Geştinanna, anlatılarının çoğunda yanında yer alır.

Yılın bir bölümünü yeraltında geçirmesi nedeniyle otların kuruması ve yeniden yeşermesiyle ilişkilendirilir. Bir tanrıdan çok, bir kaybın ve dönüşün adı gibidir: metinlerin büyük bölümü onun ölümünü ve ardından tutulan yası anlatır.

İnanna ile Evliliği

Sümer aşk şiirlerinin en çok işlediği çift Dumuzi ile İnanna'dır. Bir anlatıda tanrıçanın gönlü için çoban Dumuzi ile çiftçi arasında bir çekişme yaşanır; iki tarafın kendi ürününü övdüğü bu atışma, kavgayla değil uzlaşmayla biter.

Çiftin birleşmesini anlatan şiirler, kimi araştırmacılara göre kralın Dumuzi'yi, baş rahibenin ise tanrıçayı temsil ettiği bir törenle ilişkilidir. Böyle bir törenin gerçekten uygulanıp uygulanmadığı, yoksa yalnızca şiirsel bir anlatım mı olduğu tartışmalıdır.

Yeraltına Gönderilmesi

İnanna ölüler ülkesinden dirilip döndüğünde, yerine bir can bırakmadan çıkamayacağı için peşine cinler takılır. Tanrıça kendisi için yas tutanları bağışlar; fakat tahtında keyif süren, yasını hiç tutmamış olan Dumuzi'yi görünce onu cinlere teslim eder.

Bir başka anlatı, onun sonunu önceden gördüğü bir düşle başlar. Düşü yorumlayan Geştinanna, kardeşine kaçmasını söyler. Dumuzi ovaya kaçar; güneş tanrısı Utu'ya yalvarır ve tanrı onu birkaç kez başka bir hayvanın biçimine sokup kurtarır. Sonunda cinler onu bulur ve yeraltına götürür.

Kız kardeşi, onun yerine yeraltında kalmaya razı olur. Yapılan düzenlemeye göre her ikisi de yılın yarısını aşağıda geçirir; biri çıkarken diğeri iner. Bitkilerin kuruyup yeniden yeşermesi bu değiş tokuşla açıklanır.

Yas Törenleri

Adına yapılan törenlerin merkezinde yas vardır. Yaz başında, sıcağın otları kavurduğu dönemde kadınlar toplanıp onun için ağıt yakardı; bu ağıtların metinleri günümüze ulaşmıştır. Başlıca tapım merkezi Bad-tibira kentiydi.

Bu yas geleneği Sümer'in sonrasında da sürmüş, Mezopotamya dışındaki bölgelere yayılmış ve yüzyıllar boyunca yaşamıştır.

Kral Listelerinde

Sümer kral listelerinde Dumuzi adıyla iki ayrı hükümdar geçer: biri tufan öncesi dönemde Bad-tibira'da hüküm süren çoban, diğeri Uruk'ta hüküm süren balıkçı. Bu kayıtların tanrıyla ilişkisi açık değildir; tanrının krallara mı, kralların tanrıya mı ad verdiği bilinmemektedir.

Adının İzi

Akadca biçimiyle adı, takvimde bir aya verilmiştir. Aynı ad Türkçeye de geçmiştir: yılın en sıcak aylarından birini karşılayan Temmuz sözcüğü, bu tanrının adından gelir.