söylence
/sümer/ningal
_

Ningal

Ningal — Sümer Mitolojisi
Ningal.
Nikkal olarak da bilinir.
Nanna'nın eşi, Ur'un tanrıçası.

Sümer mitolojisinde ay tanrısı Nanna'nın eşi ve Ur kentinin tanrıçasıdır. Adı Sümercede büyük kraliçe anlamına gelir. Kocasıyla birlikte Ur'un koruyucu çiftini oluşturur ve kentin anası sayılır. Akad ve sonraki dönem metinlerinde Nikkal adıyla anılır.

Anlatılarda buyuran değil araya giren bir tanrıçadır. Gücünü savaşla ya da hükümle değil, kocasının ve tanrılar meclisinin katında söz alarak kullanır. Kendisine yakaran kentin sesini yukarıya taşır. Bu yüzden onun için yazılmış en uzun metin bir zafer anlatısı değil, bir yenilgi ve yas metnidir.

Ailesi

Anası, adı arı sazın hanımı anlamına gelen Ningikuga'dır. Kimi metinde babası Enki olarak geçer, ancak soyu bütün kaynaklarda aynı verilmez. Eşi ay tanrısı Nanna'dır ve ikisi Sümer metinlerinde neredeyse hep birlikte anılır.

Çocuklarının en tanınmışları güneş tanrısı Utu ile Venüs yıldızının tanrıçası İnanna'dır. Bunların yanında Kiabrig kentinin tanrısı Ningublaga ile Kazallu kentinin tanrısı Numuşda da ona bağlanır. Böylece göğü aydınlatan ışıkların anası olur.

Sazlık ve ağıl çağrışımı kendisinden çok çevresinden gelir. Anasının adındaki arı saz, Ur'u kuşatan bataklıklarla birleşir. Ağıl ise ay tanrısının sürüleriyle ilgilidir, çünkü Sümer'de ay bir çoban olarak da düşünülür. Kendi başına bir doğa alanının tanrıçası olduğu ise kaynaklarda açıkça söylenmez.

Bir ananın gökteki ışıkları doğurması Yunan mitolojisinde de görülür. Orada Leto, güneşle anılan Apollon ile ayla anılan Artemis'i doğurur. Aradaki fark, Leto'nun doğurduktan sonra anlatıdan çekilmesi, Ningal'in ise kentiyle birlikte kalmasıdır.

Ur'daki Tapımı

Başlıca tapım yeri, kocasının da kenti olan Ur'dur. Buradaki kutsal alanı Agrunkug adıyla geçer ve ad kutsal iç oda anlamına gelir. Tanrıça kentin gündelik hayatında kocasının gölgesinde kalmaz, kendi sunuları ve kendi rahipleri vardır.

Ay tanrısının baş rahibesi, tapınak alanındaki gipar denen yapıda otururdu. Bu yapı aynı zamanda tanrıçanın kutsal odasını içine alırdı. Ur kralları kızlarını bu göreve verdiği için kentin en saygın dinsel makamı Ningal'in çatısı altında bulunurdu.

Tapımı Ur ile sınırlı kalmaz. Kuzeydeki Harran, ay tanrısının öbür büyük merkezidir ve tanrıça orada da kocasının tapınağı içinde kendi odasıyla anılır. Bu kentte adı, Sümer'in tarih sahnesinden çekilmesinden çok sonra bile yaşamayı sürdürür.

Ur Ağıdı

Adının geçtiği en tanınmış metin, Ur'un yıkılışının ardından yazılan uzun ağıttır. Kentin başına salınacak fırtınanın kararı tanrılar meclisinde verilir. Halk yıkımı önlemesi için tanrıçaya yakarır, o da meclisin önüne çıkar. An ile Enlil'e yalvarır, ağlar, kararı geri aldırmaya çalışır.

Aldığı karşılık, kentin süresinin dolduğu ve verilmiş yargının geri alınamayacağıdır. Fırtına geçtikten sonra tanrıça kendi tapınağını bırakıp gider. Ağıtta kutsal odasını terk ettiği, ağılını rüzgâra bıraktığı söylenir.

Yıkılan kentin yasını tutan da odur. Yanmış evlerin ve boşalmış sokakların arasında ağlayan bir ana olarak anlatılır. Sümer ağıt geleneğinde yıkımı dile getiren ses çoğunlukla kentin tanrıçasınındır, çünkü kaybı en yakından duyan odur.

İnanna ile Dumuzi Anlatısında

Kızının evlenme anlatısında ana olarak geçer. Çoban Dumuzi, İnanna'yı istemeye geldiğinde önce ananın onayını arar. Söz ona söylenir, armağan onun evine getirilir, hazırlık onun izniyle başlar. Kızın evi burada ananın eviyle bir tutulur.

Aynı sevgi şiirlerinin başka bir kolunda İnanna, gece dışarıda kalabilmek için anasından gerçeği gizler. Dumuzi'nin öğrettiği yalanı söyler, bir arkadaşıyla meydana gittiğini anlatır. İki anlatı yan yana durur ve tanrıçayı hem razı edilmesi hem de aşılması gereken bir eşik olarak gösterir.

Bağlantı grafiği

Bu maddenin bağlandığı ve buraya bağlanan 14 madde, aralarında 31 bağlantı.

NingalAnDumuziEnkiEnlilİnannaNannaNingikugaNingublagaNumuşdaUrUtuApollonArtemisLeto

Paylaş

Bu madde paylaşıldığında aşağıdaki kartla görünür; bir ucun üzerine gelince o ucun kartı gösterilir.