Türk türeyiş efsanelerinde, yok olmanın eşiğine gelen soyu emzirip yaşatan ve yeni bir soyun anası olan dişi kurttur. Kurt-ata inancının en tanınmış simgesidir. Adının modern dönemde verildiği kabul edilir; efsanenin eski biçimlerinde dişi kurdun bir özel adı geçmez, yalnızca bir dişi kurt olarak anılır.
Asena adının, Göktürklerin hükümdar soyu olan Aşina'nın adından türetildiği düşünülür. Bu yüzden efsanedeki dişi kurt ile onun soyundan gelen hanedanın adı birbirine bağlıdır.
Soyu Kurtarması
Anlatıya göre bir Türk boyu düşmanları tarafından kılıçtan geçirilir; geriye elleri ve ayakları kesilip bir bataklığa atılan bir çocuk kalır. Onu bulan dişi kurt, ona et taşıyıp besleyerek yaşatır. Çocuk büyüdüğünde kurtla birleşir; böylece tükenmek üzere olan soy, kurdun aracılığıyla sürer.
Düşmanlar çocuğu bulup öldürünce, gebe kalan dişi kurt kaçarak dağların arasındaki bir mağaraya sığınır. Bu kaçış, yeni soyun düşmandan korunup güvenceye alınması anlamına gelir.
On Oğulun Anası
Kurt, mağarada on erkek çocuk doğurur. Bu çocuklar büyüyüp dışarıdan kadınlarla evlenir ve her biri bir boy kurar; bu boylardan biri Aşina adını alır ve soyun önderliği bu ada geçer. Böylece Asena, bütün bir halkın ortak anası sayılır.
Mağarada üreyip oradan yeryüzüne yayılma motifi, Türk mitolojisinde yeniden doğuşun ve çoğalmanın simgesidir; aynı motif Ergenekon efsanesindeki dağdan çıkış anlatısıyla akrabadır.
Kurt-Ata İnancı
Asena, kurdun Türk mitolojisindeki ata ve koruyucu rolünün dişil yüzüdür. Kurt, yalnızca bu efsanede değil, Oğuz anlatılarında da yol gösteren ata olarak görünür; orada ordunun önünde yürüyüp yol gösteren Bozkurt, egemenliğin ve zaferin simgesidir.
Bu iki rol birbirini tamamlar: Asena soyu emzirip var eden ana kurt, Bozkurt ise o soya yol gösterip önderlik eden kurttur. İkisi birlikte, kurdun Türk mitolojisinde hem soyun kaynağı hem de yol göstericisi olduğu inancını oluşturur.