Tanrıların bekçisidir. Gökkuşağı köprüsü Bifrost'un ucunda, Asgard'ın sınırındaki Himinbjörg konağında oturur ve köprüden geçmeye kalkacak devleri gözler. Görevi savaşmak değil, önceden görmek ve haber vermektir. Heimdallr biçiminde de yazılır.
Duyuları bütün tanrılardan keskindir. Gece gündüz yüz fersah öteyi gördüğü, yerde otun ve koyunun sırtında yünün büyümesini işittiği anlatılır. Uykusu bir kuşunkinden azdır; bu yüzden nöbeti hiç kesilmez. Dişlerinin altından olması nedeniyle altın dişli anlamına gelen bir adla da anılır, atının adı Gulltoppr'dur. Kaynaklar ondan tanrıların en akı, en parlak olanı diye söz eder; koçla ilişkilendirilmesi ve boynuzla anılması da bu parlak, gözcü niteliğiyle birlikte düşünülür.
Gyallarhorn
Elinde, sesi bütün dünyalarda duyulan Gyallarhorn adlı boru bulunur. Bu boruyu yalnızca bir kez, Ragnarök'ün başladığı an çalacaktır; sesi tanrıları son savaşa çağıracak işarettir. Boru, o güne kadar İgdrasil'in köklerinin yanındaki kaynakta saklanır — Odin'in bir gözünü bıraktığı kuyunun yanı başında.
Doğuşu
Dokuz annenin oğlu olduğu söylenir. Bu dokuz kadın çoğunlukla dalgaların kişileştirilmiş biçimi, yani denizin kızları olarak yorumlanır. Aynı anda dokuz anneden doğmuş olması, kaynaklarda açıklanmadan aktarılan ve tam olarak çözülememiş bir motiftir. Dünyanın kıyısında, yerin gücü ve denizin soğuğuyla beslenerek doğduğunu anlatan eski bir şiirden ise yalnızca parçalar kalmıştır.
Loki ile Düşmanlığı
Loki ile arası açıktır. Freya'nın Brísingamen adlı gerdanlığı çalındığında ikisi fok biçimine girip bir kayalıkta dövüşmüş, gerdanlığı Heimdall geri almıştır. Tanrıların toplandığı bir şölende de Loki'nin alaylarına hedef olur ve ona nöbetçiliğin sıkıcı bir iş olduğu söylenir.
Ragnarök'te bu düşmanlık son bulur: Heimdall ile Loki karşı karşıya gelir ve birbirlerini öldürürler. Sonun geldiğini ilk gören ile sonu getiren safın önderinin birbirini öldürmesi, anlatının en düzenli kapanışlarından biridir.
Rígr Anlatısı
Bir şiirde, Rígr adıyla yeryüzünde dolaşan tanrının üç ayrı evde konuk olduğu ve bu evlerde doğan çocuklardan insanların üç toplumsal kesiminin — kölelerin, özgür çiftçilerin ve soyluların — türediği anlatılır. Şiirin girişindeki açıklama bu yolcuyu Heimdall ile aynı kişi sayar; bu yüzden kendisi zaman zaman insanlığın atası olarak da anılır. Kuzey anlatılarında insanları biçimlendiren Odin'dir; toplumsal düzeni kuran ise bu şiire göre Heimdall'dır.
Sınırdaki Bekçi
Dünyalar arasındaki geçidi tutan bekçi başka mitolojilerde de vardır. Yunan mitolojisinde ölüler ülkesinin kapısını, girenin çıkmasına izin vermeyen Kerberos tutar; Mısır'da güneş teknesinin yolunu kesen Apofis'e karşı nöbet tutulan yer, gece ile gündüzün sınırıdır. Aradaki fark, Heimdall'ın kapıyı kapatmak için değil, açılacağı anı haber vermek için beklemesidir.
Göğü yeryüzüne bağlayan geçit düşüncesi de yaygındır. Bifrost'un karşılığı Türk mitolojisinde yerle göğü birbirine bağlayan Ulukayın, Japon mitolojisinde ise İzanagi ile İzanami'nin üzerinde durup denizi karıştırdığı yüzen gök köprüsüdür. Kuzey anlatısını ayıran, bu geçidin sonunda yıkılacağının baştan bilinmesi ve başında bunu bilen bir bekçinin durmasıdır.