söylence
/mısır/ra
_

Ra

Ra — Mısır Mitolojisi
Ra.
Re olarak da bilinir.
Güneş tanrısı, tanrıların kralı ve yaratıcısı.

Güneşin tanrısı, tanrıların kralı ve dünyanın yaratıcısıdır. Mısır tanrıları arasında en yüce ve en merkezî olanlardandır; başlıca tapım merkezi, Yunanların Heliopolis dediği güneş kentiydi. Firavunlar kendilerini Ra'nın oğlu olarak anar, yetkilerini ondan aldıklarını ilan ederdi.

Güneşin gün içindeki üç hali üç ayrı adla anılırdı: sabah doğan güneş bokböceği Hepri, tepedeki güneş Ra, batan güneş ise yaratıcı tanrı Atum. Bu yüzden Ra çoğu zaman Atum ile birleşerek anılır ve yaratılışın da kaynağı sayılır. Betimlemelerde başında güneş kursu taşıyan şahin başlı bir adam olarak görünür; gece yolculuğunda ise koç başlıdır.

Yaratılış

Heliopolis anlatısına göre, başlangıçta yalnızca Nun denilen sonsuz sular vardı. Bu sulardan yükselen ilk toprak parçasında beliren yaratıcı güneş tanrısı, kendinden ilk çifti, hava tanrısı Şu ile nem tanrıçası Tefnut'u meydana getirdi. Onlardan türeyen tanrı kuşakları, Mısır'ın dokuz tanrılı düzenini oluşturdu.

Sulardan yükselen bu ilk tepeyi Heliopolis'te benben adı verilen kutsal taş temsil ederdi; dikilitaşların sivri ucu ile piramitlerin tepe taşı bu ilk tepenin biçimini yineler. Aynı tepede konakladığı söylenen Bennu kuşu, güneşin her sabah yeniden doğuşunun simgesi sayılır.

İnsanların doğuşu için ayrı bir anlatı vardır: insanlar, tanrının gözyaşlarından var olmuştur. Mısırcada insan ile gözyaşı sözcüklerinin birbirine benzemesi bu anlatının dayanağıdır. İnsanlar bu yüzden Ra'nın sürüsü diye anılır; yaratıcıyla aralarındaki bağ, üzüntüden doğmuş bir bağdır.

Güneşin Yolculuğu

Ra'nın her gün gökyüzünü bir kayıkla kat ettiğine inanılırdı. Gündüz, güneş teknesiyle gökte doğudan batıya ilerler; gece ise yeraltı dünyasından geçerek ölülerin diyarına ışık taşır ve her şafak yeniden doğar. Gündüz ve gece tekneleri ayrı adlarla anılır. Güneşin batıp yeniden doğması, bu yüzden bir ölüp dirilme döngüsü olarak görülürdü.

Aynı yolculuk ikinci bir anlatıda gökyüzü tanrıçası Nut üzerinden anlatılır: tanrıça güneşi her akşam yutar, güneş gece boyunca onun gövdesinden geçer ve her sabah yeniden doğar. İki anlatı birbirini dışlamaz; Mısır düşüncesinde aynı olayın birden çok açıklaması yan yana yaşar.

Gece yolculuğu tehlikelerle doludur. Her gece, kaos yılanı Apofis güneş teknesinin yolunu keser ve güneşi yutmaya çalışır. Ra ve yanındakiler bu yılanı her gece yenerek güneşin yeniden doğmasını sağlar; teknenin burnunda mızrağıyla duran, kargaşanın tanrısı Set'tir. Bu savaş hiç bitmez, her gün yeniden yaşanır. Düzenin kaosa karşı sürekli mücadelesi bu anlatıyla simgelenir.

Ra'nın Gözü

Ra'nın, ondan ayrılıp kendi başına hareket edebilen güçlü bir gözü vardır. Bu göz, çoğunlukla dişil bir güç olarak düşünülür ve tanrının düşmanlarını cezalandırmak için gönderilir; farklı anlatılarda farklı tanrıçalarla özdeşleştirilir.

Bir anlatıya göre yaşlanan Ra'ya karşı insanlar bir düzen kurunca, tanrı gözünü aslan biçimli Sekhmet olarak yeryüzüne saldı. Tanrıça insanları öyle bir kırıma uğrattı ki Ra sonunda pişman oldu; onu durdurmak için yeryüzüne kana benzeyen kızıl renkli bira döktürdü. Bunu kan sanıp içen tanrıça sarhoş olup uykuya daldı ve kırım böylece son buldu.

Yaşlanması ve Göğe Çekilmesi

Ra sonsuza dek genç kalan bir tanrı değildir. Anlatılarda yaşlanan bir kral olarak betimlenir: eti altın, kemikleri gümüş, saçları lacivert taştır; ihtiyarladıkça ağzından salyası akar, insanlar onu hafife almaya başlar. İnsanların başkaldırısı da, gizli adını İsis'e kaptırması da bu yaşlılık dönemine düşer.

Kırımın ardından yeryüzünü yönetmekten yorulan tanrı, göğe çekilmeye karar verir; tanrıçanın inek biçimine girmiş gövdesine binerek yükselir ve yönetimi başka tanrılara bırakır. Tanrıların insanlarla birlikte yeryüzünde yaşadığı çağ böylece kapanır, gökle yer arasındaki uzaklık kalıcı olur. Bu anlatı, insanın tanrılardan uzak düşüşünü açıklayan Mısır anlatısıdır.

Gizli Adı

Ra'nın gücünün kaynağı, kimsenin bilmediği gizli adıdır. Bir anlatıda İsis, bu gücü elde etmek için yaşlanan tanrıyı bir yılana sokturur; acı içindeki Ra'yı ancak gizli adını söylemesi koşuluyla iyileştirir. Adını öğrenen İsis böylece büyük bir büyü gücüne kavuşur. Bu anlatı, İsis'in büyücülüğünün ve Ra'nın yaşlanıp gücünü yavaş yavaş yitirmesinin bir örneğidir.

Diğer Tanrılarla Birleşmesi

Ra, zamanla başka tanrılarla birleşerek anıldı. Ufkun tanrısı Horus ile birleşip Ra-Horakhti, Teb'in baş tanrısı Amon ile birleşip Amon-Ra adını aldı. Bu birleşmeler, farklı kentlerin baş tanrılarını güneş tanrısının gücüyle bir araya getiren bir düşüncenin ürünüdür.

Bir firavun döneminde bütün tanrıların yerine yalnız güneş kursunun kendisine, Aten'e tapılması buyruldu; öbür tapınaklar kapatıldı. Bu düzen firavunun ölümüyle bozuldu ve eski tanrılar geri döndü, ama Mısır tarihinin tek tanrıya en çok yaklaştığı dönem olarak anılır.

Başka Güneşler

Güneşin her sabah yeniden doğması bütün mitolojilerde açıklanması gereken bir olaydır, ama açıklamalar birbirinden ayrılır. Sümer'de güneş tanrısı Utu gökte yalnızca ışık taşımaz, gördüğü her şeye tanık olduğu için adaletin de tanrısıdır. Türk mitolojisinde güneş dişildir: Gün Ana göğün en üst katında oturur ve kardeşi Ay Ata ile birlikte anılır. Japon mitolojisinde de güneş dişildir; Amaterasu mağaraya kapandığında dünya karanlıkta kalır ve tanrılar onu dışarı çıkarmak için bir oyun düzenler. Ra'yı bunlardan ayıran, güneşin yalnızca bir tanrı değil, tanrıların kralı ve yaratıcının kendisi sayılmasıdır; Mısır'da devlet düzeni de doğrudan bu düşünceye dayanır.

Bağlantı grafiği

Bu maddenin bağlandığı ve buraya bağlanan 30 madde, aralarında 112 bağlantı.

Paylaş

Bu madde paylaşıldığında aşağıdaki kartla görünür; bir ucun üzerine gelince o ucun kartı gösterilir.