söylence
/mısır/amon
_

Amon

Amon — Mısır Mitolojisi
Amon.
Amun, Ammon, Amon Ra olarak da bilinir.
Teb'in baş tanrısı, tanrıların kralı.

Teb kentinin baş tanrısı, sonraki dönemlerde bütün Mısır'ın en güçlü tanrısıdır. Adı gizli olan anlamına gelir. Görünmeyen, elle tutulmayan bir güç olarak düşünülür. Havanın ve rüzgârın kendisi gibi, varlığı eserinden anlaşılır ama kendisi görülmez. Güneşe, suya ya da toprağa bağlanmış bir tanrı olmadığı için zamanla her şeyi kapsayacak kadar genişleyebilmiştir.

Yeni Krallık'ta güneş tanrısı Ra ile birleşerek Amon-Ra adını aldı ve tanrıların kralı sayıldı. Eşi Mut, oğlu ay tanrısı Khonsu'dur. Bu üçlü Teb'in tanrı ailesidir. Firavunlar seferlerine onun adıyla çıkar, ganimetin payını onun tapınağına yollardı. Ülkenin en yoksullarının da tanrısıydı. Ona verilen adlardan biri düşkünün veziridir, başka kapısı olmayanın sesini duyduğuna inanılırdı.

Adı ve Görünüşü

En yaygın betimlemesinde başında iki uzun devekuşu tüyünden tacı, elinde ankh ile asası bulunan bir adam olarak görünür. Amarna döneminden sonra teni mavi boyanır. Mavi hem havanın hem yaratılıştan önceki sonsuz suların rengidir, tanrının görünmezliğini anlatır. Kutsal hayvanları koç ile kazdır. Kıvrık boynuzlu koç biçimi özellikle güneyde yaygındır, Karnak'a giden tören yolunun iki yanı koç başlı heykellerle döşelidir.

Bereket tanrısı Min ile birleşen biçimi Amon-Min adıyla anılır ve doğurganlığı açıkça gösterilerek betimlenir. Bu biçimde tanrıya verilen Kamutef sanı annesinin boğası demektir. Kendini var eden, her kuşakta kendi babası olan tanrı düşüncesini karşılar.

Teb'in Tanrısı Oluşu

Kökeni konusunda kaynaklar birleşmez. Bir görüşe göre Hermopolis'in sekiz ilk tanrısı arasında, eşi Amaunet ile birlikte gizliliği temsil eden çifttir. Başka bir görüşe göre Teb'in küçük bir yerel tanrısıdır ve sekizliye sonradan katılmıştır. İki anlatı da onu yaratılıştan önceki karanlık ve biçimsiz sulara bağlar.

Teb'de eskiden savaş tanrısı Montu baş tanrıydı, on birinci hanedanla birlikte Amon onun yerini aldı. Asıl yükselişi, ülkenin bir süre yabancı Hiksos yöneticilerin elinde kalmasının ardından oldu. Onları Mısır'dan atan firavun I. Ahmose, zaferi Amon'a bağladı. Teb yeniden başkent oldu, kentin tanrısı da ülkenin tanrısı. Ra ile birleşmesi bu dönemin işidir. Böylece hem eski güneş tanrısının yetkisini devraldı hem kendi gizliliğini korudu. Görünen dünyayı Ra, görünmeyeni Amon karşılar.

Kent tanrısının, kentinin siyasi yükselişiyle bütün ülkenin baş tanrısı olması Mısır'a özgü değildir. Sümer'de Nippur'un tanrısı Enlil de aynı yolu izlemiştir. Amon'u ayıran, rahipliğinin sonunda firavunla boy ölçüşecek kadar güçlenmesidir.

Karnak ve Rahipleri

Tapımının merkezi, Teb'in karşı yakasındaki Karnak'tır. Burası tek bir tapınak değil, yüzyıllar boyunca her firavunun kendi eklemesini yaptığı bir tapınaklar kentidir. Sütunlu salonu ve dikilitaşlarıyla Mısır'ın en geniş dinsel yapı alanıdır.

Tapınak aynı zamanda bir servetti. Zenginliğin doruğunda Amon rahipliğinin elinde ülkedeki tapınak topraklarının üçte ikisi ile gemilerin neredeyse tümü bulunuyordu. Ramses hanedanının son yıllarında baş rahip Herihor kendini kral gibi anmaya başladı ve Yukarı Mısır'ı Teb'den yönetti. Ülke fiilen ikiye ayrıldı, baş rahiplik babadan oğula geçen bir hükümdarlık oldu.

Tanrının istediğini rahipler kâhinlik yoluyla bildirirdi. Heykeli, omuzlarda taşınan bir tören kayığı içinde dışarı çıkarılır, sorulan soru karşısında kayığın öne ya da geriye eğilmesi tanrının yanıtı sayılırdı. Mahkeme kararları, atamalar ve mezar tahsisleri bu yolla verilmiştir.

Opet Bayramı

Yılın en büyük töreni, Nil'in taşma mevsimindeki Opet Bayramı'ydı. Amon, Mut ve Khonsu'nun heykelleri altın kaplı kayıklara konur, Karnak'tan Luksor'a giden yolda tören alayıyla taşınırdı. Halk tanrısını yılda ancak o gün görebilirdi.

Törenin asıl işi kralın yenilenmesiydi. Firavun tapınağın iç odasına girer, tanrının gücünü yeniden alarak çıkar, hükümdarlığı her yıl böyle tazelenirdi. Bunun en açık örneği Hatşepsut'un tapınak duvarlarına işlettiği anlatıdır. Buna göre Amon, kraliçenin babasının kılığına girip annesinin odasına girmiş, kadın firavun bu birleşmeden doğmuştur. Tahtı üzerindeki hak, bu anlatıyla tanrının kendisine dayandırılır.

Adının Silindiği Yıllar

Amon rahipliğinin gücü, bir firavunun ona doğrudan karşı çıkmasına yol açtı. Akhenaton yalnızca güneş kursu Aten'e tapılmasını buyurdu, başkenti Teb'den uzağa taşıdı ve Amon'un tapınaklarını kapattı. Adı anıtlardan tek tek kazındı. Silme işi o kadar ileri gitti ki, firavunun kendi babasının adında geçen Amon hecesi bile kazınmıştır.

Düzen Akhenaton'un ölümüyle bozuldu. Yerine geçen çocuk kralın adı Tutankhaten'ken Tutankhamon oldu, tapınaklar açıldı, eski tanrılar geri döndü. Sonraki firavunlar bu kez Akhenaton'un adını kayıtlardan sildi.

Mısır'ın Dışında

Amon'un etkisi ülke sınırlarını aştı. Güneyde Kuş ülkesinde koç başlı biçimiyle benimsendi. Dördüncü çağlayanın yakınındaki kutsal dağ Cebel Barkal onun evi sayıldı, Napata'da tapınağı kuruldu. Mısır'ın güneydeki egemenliği bittikten sonra Kuş kralları krallık haklarını bu tanrıya dayandırdı, bir dönem Mısır'ı da yönettiler. Bölgede adı Amani biçimini aldı ve kral adlarına girdi.

Batıda, çölün içindeki Siva Vahası'nda bulunan bilicilik ocağı Akdeniz dünyasında ün kazandı. Yunanlar tanrıyı Ammon adıyla tanıdı ve kendi baş tanrıları Zeus ile bir saydı. Sparta gibi kentler onun ocağına danışırdı. Mısır'ı alan Büyük İskender de Siva'ya gitti. Ocak onu tanrının oğlu diye selamladı, İskender bundan sonra kendini öyle andı. Ölümünden sonra bastırılan paralarda başının iki yanında koç boynuzlarıyla görünür. Sarmal kabuklu deniz canlılarının kalıntılarına verilen amonit adı bu boynuzların anısıdır.

Bağlantı grafiği

Bu maddenin bağlandığı ve buraya bağlanan 9 madde, aralarında 12 bağlantı.

AmonAtenKhonsuMinMontuMutNunRaEnlilZeus

Paylaş

Bu madde paylaşıldığında aşağıdaki kartla görünür; bir ucun üzerine gelince o ucun kartı gösterilir.