Yunan mitolojisinde tanrıların ulağı, yolcuların, çobanların, tüccarların ve hırsızların koruyucusudur. Ölülerin ruhlarını yeraltına götüren kılavuz da odur. Zeus ile Atlas'ın kızı Maia'nın oğludur ve Arkadya'daki Killene Dağı'nda bir mağarada doğar. Olimpos'un on iki tanrısı arasında sayılır.
Alanı tek bir işle sınırlı değildir, hepsini birleştiren geçiştir. Haberi bir yerden öbürüne, malı elden ele, ruhu dünyadan yeraltına taşıyan odur. Sınır taşlarında, yol ağızlarında ve kapı önlerinde anılır. Kurnazlığı ve dil ustalığı öykülerinin çoğunu yönlendirir.
Doğumu ve Apollon'un Sığırları
Eski bir ilahiye göre doğduğu günün sabahı beşiğinden kalkar. Mağaranın önünde bulduğu bir kaplumbağanın kabuğunu oyar, üzerine deri gerer ve koyun bağırsağından yedi tel bağlayarak ilk liri yapar. Akşam olunca kuzeydeki Pieria'ya gider ve baba bir kardeşi Apollon'un sürüsünden elli inek ayırır.
İzini kaybettirmek için hayvanları geri geri yürütür, kendi ayaklarına da dal örgüsü çarıklar bağlar. Yolda onu gören tek kişi Onkhestos'ta bağında çalışan yaşlı bir adamdır. Sonraki bir anlatıda Battos adını alan bu adam, ağzını tutmayınca taşa çevrilir. Hermes sürüyü Alfeios ırmağının kıyısına götürür, iki ineği keser ve etini kurayla on iki paya böler. Kendisi tatmaz. Sonra mağaraya döner ve hiçbir şey olmamış gibi beşiğine yatar.
Apollon hırsızı bulup Zeus'un önüne getirir. Çocuk suçu inkâr eder, ama Zeus gülerek sürüyü geri vermesini buyurur. Barışı lir sağlar. Çalgıyı dinleyen Apollon onu ister ve karşılığında sürüleri Hermes'e bırakır. Ona altın bir asa, sürülerin gözetimini ve Parnassos'ta balla beslenip kehanette bulunan üç kanatlı kız kardeşi de verir. Hermes ayrıca Hades'in ülkesine gönderilen tek ulak olur.
Tanrıların Ulağı
Zeus'un buyruklarını tanrılara ve insanlara o iletir. Kalipso'ya gidip Odisseus'u bırakmasını söyleyen, Aigistos'u kralın karısına göz dikmemesi için uyaran odur. Odisseus'u Kirke'nin büyüsünden koruyan moli otunu da o verir. Perseus'a orak biçimli kılıcı verir ve ona Atena ile birlikte yol gösterir. Truva savaşında yaşlı kral Priamos'u gece düşman ordugâhından geçirip Akhilleus'un çadırına ulaştırır ve kral oğlu Hektor'un cesedini böylece geri alır.
Ulaklık kimi zaman gizli bir iş de gerektirir. Hera, Zeus'un ineğe çevirdiği İo'nun başına yüz gözlü Argos'u bekçi diker. Hermes çoban kılığında yaklaşır, bekçiyi uyutur ve öldürür. Bu yüzden Argos'u öldüren anlamındaki Argeifontes sanıyla anılır. Tifon, Zeus'un sinirlerini söküp sakladığında onları geri getiren de odur. İlk kadın Pandora yaratılırken ona ses, yalan, tatlı söz ve aldatıcı bir yaradılış veren de Hermes'tir.
Ulak figürü Sümer anlatısında da vardır. Enki'nin işlerini iki yüzlü veziri İsimud, İnanna'nınkileri Ninşubur görür. Ama ikisi bir efendiye bağlı yardımcılardır. Hermes ise kendi tapımı ve kendi öyküleri olan bir tanrıdır.
Ruhların Kılavuzu
Ölüleri yeraltına götürmesi ona ruh kılavuzu anlamındaki Psikhopompos sanını kazandırır. Odysseia'nın son bölümünde öldürülen taliplerin ruhlarını altın asasıyla toplar ve yarasalar gibi cıvıldaşan bu ruhları karanlık yollardan ölüler ülkesine indirir. Yolu iki yönde kullanabilen az sayıdaki tanrıdandır. Hades'in kaçırdığı Persefone'yi annesi Demeter'e geri getirmek için yeraltına inen de odur.
Nors anlatısında Baldur'u geri istemek için Sleipnir'e binip ölüler ülkesine giden Hermod aynı yolu tutar. Ama Hel'in koşulu yerine gelmez ve Hermod eli boş döner.
Simgeleri ve Hermalar
Elinde ulaklığın işareti olan kerikeion denen asa bulunur. Sonraki tasvirlerde bu asaya birbirine sarılmış iki yılan ve kanat eklenir. Başında yolcu şapkası petasos, ayağında kanatlı çarıklar vardır. Eski destanlar çarıkların kanadından söz etmez, kanatlar sonradan sanatçıların elinde belirir. Erken tasvirlerde sakallı bir yetişkindir, sonraki yüzyıllarda genç ve sakalsız gösterilir. Koç ve tavşan ona adanmış hayvanlardır.
Adının, yol kenarlarına yığılan taş kümelerini karşılayan herma sözcüğünden geldiği ileri sürülür, ama bu görüş tartışmalıdır. Atina'da bu yığınların yerini zamanla üstünde sakallı bir baş bulunan dört köşe taş direkler alır. Hermalar yol ağızlarına, sınırlara ve kapı önlerine dikilir. MÖ 415'te Atina donanması Sicilya seferine çıkmadan önceki gece kentteki hermaların çoğunun kırılması kötü bir işaret sayılır ve büyük bir soruşturmaya yol açar.
Türk anlatısında yolun ve yolcunun sahibi Yol İyesi'dir. Japon anlatısında gökten inen Ninigi'yi yol ağzında karşılayan Sarutahiko da Hermes gibi kavşaklara dikilen taşlarla anılır.
Çocukları
En yaygın anlatıya göre kır tanrısı Pan onun oğludur. Hırsızlığıyla ün salan Autolikos bu ustalığı babası Hermes'ten alır ve kızı aracılığıyla Odisseus'un dedesi olur. Afrodit'ten doğan Hermafroditos, bir Nimfe ile tek bedende birleşerek iki cinsi birden taşır. Pelops'un ihanete uğrattığı arabacı Mirtilos da oğullarındandır ve onun ölümü Atreus soyuna inen ilencin başlangıcı sayılır.
Eski İzleri ve Tot
Adı Pilos, Teba ve Knossos'ta bulunan Miken dönemi tabletlerinde, birkaç tanrıçanın yanında geçer. Tapımı bu yüzden Yunan tarihinin en eski yazılı katmanına kadar iner.
Mısır'a yerleşen Yunanlar onu yazının ve bilginin tanrısı Tot ile bir sayar. İkisi, Yunanların Hermopolis dediği kentte tek tanrı gibi tapım görür. Tot'un en büyük anlamındaki bir sanından üç kez en büyük Hermes adı türer ve bu ad, sonraki yüzyıllarda ona bağlanan bir bilgelik yazınının adı olur.