söylence
/yunan/akhilleus
_

Akhilleus

Truva surları önünde yeni zırhıyla Akhilleus — Yunan Mitolojisi
Truva surları önünde yeni zırhıyla Akhilleus.
Aşil, Peleusoğlu, Ligiron olarak da bilinir. Yazım kuralı
Truva Savaşı'nda Akhaların en güçlü savaşçısı.

Akhilleus, Yunan mitolojisinde Truva önünde savaşan Akhaların en güçlü kahramanıdır. Ftia kralı Peleus ile deniz perisi Tetis'in oğludur. Babası Zeus'un oğlu Aiakos'tan gelir, annesi deniz yaşlısı Nereus'un kızlarından, Nereid'lerdendir. Savaşta Mirmidon'ları yönetir. Ünü kısa bir ömür karşılığında seçilmiş bir şandır ve İlyada'nın konusu onun öfkesidir.

Doğumu ve Çocukluğu

Zeus ile Poseidon Tetis'e göz koyar, ama Temis onun doğuracağı oğlun babasından güçlü olacağını bildirir. Tanrılar geri çekilir ve peri ölümlü Peleus'a verilir. Bütün tanrıların katıldığı düğünde çağrılmayan Eris'in attığı elma, sonunda Truva Savaşı'nı doğuracak çekişmeyi başlatır.

Tetis oğlunu ölümsüz kılmak ister. Geceleri onu ateşe tutup ölümlü yanını yakar, gündüzleri ambrozyayla ovar. Bir gece Peleus çocuğu alevlerin içinde görüp bağırınca peri işi yarıda bırakır ve kız kardeşlerinin yanına döner. Çocuk Pelion Dağı'nda Kiron'a verilir. Bilge kentaur onu aslan ve yaban domuzu iç organlarıyla, ayı iliğiyle besler. İlk adı Ligiron'dur, Akhilleus adını memeye hiç dudak değdirmediği için aldığı anlatılır.

Skiros'ta Saklanışı

Kâhin Kalkas, Truva'nın Akhilleus olmadan düşmeyeceğini bildirir. Oğlunun savaşta öleceğini bilen Tetis dokuz yaşındaki çocuğu kız giysileri içinde Skiros kralı Likomedes'in sarayına gizler. Kralın kızı Deidameia ondan Neoptolemos'u doğurur. Saklanma yerini Odisseus bulur. Kimi anlatıda saraya kadın süsleriyle birlikte silah getirir ve silaha uzanan eli görür, kimisinde birden bir savaş borusu öttürür. Akhilleus kendini ele verir ve sefere katılır.

Öfkesi

Kuşatmanın onuncu yılında Agamemnon, Akhilleus'un payına düşen tutsak Briseis'i elinden alır. Kahraman savaştan çekilir ve annesinden, Zeus'un Truvalılara üstünlük vermesini ister. Ona yalvarmaya gelen Odisseus, Aias ve eski hocası Foiniks'i geri çevirir. Foiniks'in anlattığı Meleagros öyküsü de onu yumuşatmaz. Annesinden öğrendiği iki yazgıyı burada açıklar. Kalırsa yurduna dönmeyecek ama adı hiç ölmeyecektir, giderse uzun ve adsız bir ömür sürecektir.

Çocukluk arkadaşı Patroklos onun zırhını giyip savaşa çıkar ve Hektor'un elinde ölür. Sümer anlatısında Enkidu'nun ölümü Gılgamış'ı nasıl değiştirirse, bu ölüm de Akhilleus'u öyle değiştirir. Tetis'in isteğiyle Hefaistos ona yeni bir zırh ve üstüne savaştaki ve barıştaki kentleri işlediği bir kalkan döver. Akhilleus Hektor'u surların çevresinde üç kez kovalar, öldürür ve cesedini arabasının ardında sürükler.

Gece yarısı Hermes'in yol gösterdiği yaşlı Priamos çadırına girip ellerini öper. Akhilleus kendi babası Peleus'u anar, kralla birlikte ağlar ve Hektor'un cesedini verir.

Ölümü

İlyada'dan sonra gelen destanlarda Akhilleus, Truva'ya yardıma gelen Amazon kraliçesi Pentesileia'yı öldürür ve ölüsünün güzelliğine yanar. Onunla alay eden Tersites'i de öldürür. Ardından Eos'un oğlu Memnon, Nestor'un oğlu Antilokhos'u öldürünce Akhilleus onun da öcünü alır.

Ölümünü Hektor can verirken önceden söylemiştir. Kahraman Skaia Kapısı önünde Paris'in attığı ve Apollon'un yönelttiği okla düşer. Aias cesedi omuzlayıp gemilere taşır, Odisseus arkadan gelen Truvalıları durdurur. Silahları sonunda Odisseus'a verilir. Okun topuğa saplandığı ve Tetis'in bebeği Stiks ırmağına topuğundan tutarak batırdığı anlatı, ancak Roma çağı şiirinde görülür. Eski resimlerde oklar gövdeye de saplanır. Türkçedeki Aşil topuğu deyimi bu geç anlatıdan gelir. Annenin koruyuculuğunda tek bir gedik kalması Nors anlatısında da vardır. Frig, Baldur'a zarar vermesinler diye her şeyden ant alır ama ökseotunu küçük bulup atlar.

Ölümden Sonra

Kemikleri Patroklos'unkilerle aynı altın kaba konur ve Hellespontos kıyısındaki bir tümseğe gömülür. Truva düştükten sonra Priamos'un kızı Poliksene bu mezarın başında kurban edilir. Odysseia'da Odisseus'un ölüler ülkesinde konuştuğu gölgesi, ölülerin hepsine kral olmaktansa yoksul bir adamın yanında gündelikçi olmayı yeğleyeceğini söyler.

Başka anlatılar onu gölgeler arasında bırakmaz. Tetis oğlunu ateşten kapıp Tuna ağzındaki Ak Ada'ya götürür. Kimi anlatıda Elizyum'da Medeia ile, kimisinde Ak Ada'da Helen ile evlenir. Karadeniz kıyısındaki Yunan kentleri ona tanrı gibi tapınmış, Olbia'da Pontarkhes, yani Karadeniz'in efendisi sanıyla anmıştır.

Bağlantı grafiği

Bu maddenin bağlandığı ve buraya bağlanan 48 madde, aralarında 118 bağlantı.

AkhilleusSocoboBaldurFrigEnkiduGılgamışAgamemnonAiakosAiasAmazonAntilokhosApollonBriseisDeidameiaElizyumEosErisFoiniksHefaistosHektorHelenHermesKalkaskentaurKironLikomedesMedeiaMeleagrosMemnonMirmidonNeoptolemosNereidNereid TetisNereusNestorNimfeOdisseusOrestesParisPatroklosPeleusPentesileiaPoliksenePoseidonPriamosStiksTemisTersitesZeus

Paylaş

Bu madde paylaşıldığında aşağıdaki kartla görünür; bir ucun üzerine gelince o ucun kartı gösterilir.