Kiron, Yunan mitolojisinde Kentaur soyunun en bilge üyesidir. Belden yukarısı insan, aşağısı at biçimindedir. Öbür Kentaurlar şaraba ve kavgaya düşkün, kaba varlıklar olarak anlatılırken o ölçülülüğü, adaleti ve bilgisiyle tanınır. Adı Yunanca el sözcüğüyle ilişkilendirilir ve eli işe yatkın diye yorumlanır.
Teselya'daki Pelion Dağı'nda bir mağarada yaşar. Hekimlikte, okçulukta, avcılıkta, müzikte ve kehanette ustadır. Pek çok kahraman çocukluğunu onun yanında geçirdiği için Yunan anlatısında genç kahramanı yetiştiren öğretmenin en bilinen örneğidir.
Doğumu ve Ailesi
Babası Kronos, annesi Okeanos'un kızı Filira'dır. Anlatıya göre Kronos, karısı Rea'dan gizlenmek için aygır kılığına girer. Oğlunun yarı at doğması bundandır. Doğurduğu çocuğun görünüşünden utanan Filira bir ıhlamur ağacına dönüştürülür. Adı da Yunancada ıhlamur demektir.
Kronos'un oğlu olduğu için ölümsüzdür ve Zeus ile baba bir kardeştir. Öbür Kentaurlar ise İksion ile Zeus'un Hera kılığına soktuğu bulut Nefele'nin soyundan gelir. Kiron'un onlardan ayrı durması bu ayrı kökene bağlanır.
Eşi peri Khariklo'dur. Kızı Okiroe kehanet yeteneğiyle doğar. Tanrıların gizlediği yazgıları açığa vurduğu için kısrağa dönüştürülür. Bazı anlatılarda Peleus ile Telamon'un annesi Endeis de onun kızıdır. Euboia'daki aynı adlı kente adını veren Karistos ise oğlu sayılır.
Pelion'daki Öğretmen
Öğrencilerinin en ünlüsü Akhilleus'tur. Annesi Tetis onu bırakıp denize dönünce babası Peleus çocuğu Kiron'a getirir. Kiron onu aslan ve yaban domuzu iç organlarıyla, ayı iliğiyle besler. Ona koşmayı, mızrak kullanmayı ve yaraya ilaç sürmeyi öğretir. Akhilleus da bu bilgiyi sonra Patroklos'a aktarır.
Koronis'in yakılan bedeninden kurtarılan bebek Asklepios'u ona Apollon verir. Kiron çocuğa otlarla ve bıçakla iyileştirmeyi öğretir. İason amcası Pelias'tan korunmak için onun mağarasında büyür. Aristaios ile Aktaion da öğrencileri arasında sayılır. Akhilleus'un öbür hocası Foiniks'in kör gözlerini açan da odur.
Dağda yaşayan bilge bir ustanın genç bir savaşçıyı yetiştirmesi Japon anlatısında da görülür. Kurama Dağı'nın büyük tengusu Socobo, öksüz Uşiwakamaru'ya kılıç kullanmayı orada öğretir.
Peleus ile Tetis
Akastos, Peleus'u Pelion'da uyurken bırakır ve kılıcını saklar. Uyanan kahramanı öbür Kentaurlar öldürmek üzereyken Kiron yetişip onu kurtarır ve kılıcını bulup geri verir.
Peleus'a biçimden biçime giren Tetis'i nasıl tutup bırakmayacağını da o öğretir. İkisinin düğünü Pelion'da yapılır. Kiron düğün armağanı olarak dişbudaktan bir mızrak verir. Akhilleus Truva önlerinde babasından kalan bu mızrakla savaşır.
Ölümü ve İzleri
Lapitler Kentaurları Pelion'dan sürünce Kiron Malea'ya yerleşir. Herakles bir gün Folos'un konuğuyken şarap kokusuna toplanan Kentaurlar saldırır. Herakles onları Malea'ya, Kiron'un yanına sığınana dek kovalar. Attığı ok Elatos'un kolunu delip geçer ve Kiron'un dizine saplanır. Okun ucunda Hidra'nın zehri vardır. Başka bir anlatıda ok, Herakles'in oklarını inceleyen Kiron'un elinden kayıp ayağına düşer.
Yara hiçbir ilaçla kapanmaz. Kiron ölümsüz olduğu için ölemez ve dinmeyen acı içinde mağarasına çekilir. Sonunda zincirli Prometeus'un yerine ölmeyi kabul eder ve ölümsüzlüğünü bırakır. Zeus onu gökyüzüne yerleştirir. Erboğa takımyıldızının Kiron olduğu kabul edilir, kimi anlatılar ise Yay takımyıldızını ona bağlar.
Pelion çevresinde yaşayan Magnesialılar ona geç döneme dek kurban sunar. Bölgede hekimliğiyle tanınan bir aile de kendini onun soyundan sayar.