Yunan mitolojisinde denizin yaşlı tanrısıdır. Deniz Pontos ile toprak ana Gaia'nın en büyük oğludur ve elli deniz perisi Nereid'in babası olarak bilinir. Kızlarıyla birlikte Ege'nin derinliklerinde yaşar. Denizin egemenliği Poseidon'a aittir. Nereus ise ondan önceki kuşaktan gelir ve denizin eski, bilge, dingin yüzünü temsil eder.
Eski şiirde denizin yaşlısı diye anılır. Theogonia onu yalan söylemeyen, doğruyu unutmayan, yumuşak huylu ve adil bir tanrı olarak tanıtır. Yaşlı denmesinin sebebini de bu güvenilirliğe ve sakin huya bağlar. Aynı unvan kimi metinlerde Proteus ile Forkis için de kullanılır, bu yüzden deniz yaşlısı anlatıları zaman zaman birbirine karışır.
Ailesi
Kardeşleri Taumas, Forkis, Keto ve Evribia'dır. Forkis ile Keto'nun kızları olan Gorgon ve Graia kardeşler bu yüzden Nereus'un yeğenleridir.
Eşi, Okeanos'un kızlarından Doris'tir. Bu birleşmeden elli Nereid doğar. Theogonia hepsini adıyla sayar ve listeyi yanılmaz anlamına gelen Nemertes ile bitirir. Bu son adın babanın doğruluğuna bir gönderme olduğu kabul edilir. Kızlarının en tanınmışları Poseidon'un eşi Amfitrit, Akhilleus'un annesi Tetis, Polifemos'un sevdiği Galateia ve Aiakos'tan Fokos'u doğuran Psamate'dir. Geç bir anlatı ona Nerites adında bir oğul da verir.
Kızı Tetis ölümlü Peleus ile evlendirilir. Akhilleus'u ölümsüz kılma girişimi yarıda kalınca kocasını bırakır ve denizin dibine, babasının ve kız kardeşlerinin yanına döner. Deniz tanrısının kızının bir ölümlüyle evlenip sonunda denize geri dönmesi, Japon anlatısında deniz tanrısının sarayında Hoori ile evlenen ve doğumdan sonra denize dönen Toyotama Hime'nin öyküsünü andırır.
Kehanet ve Dönüşümler
Her şeyi bilir ve geleceği görür, ama bilgisini kolay vermez. Deniz yaşlısı diye anılan öbür tanrılar gibi kılıktan kılığa girerek kendisini sorguya çekmek isteyenden kaçar. Bunu en iyi Herakles anlatısı gösterir. Hesperid bahçesinin yolunu bilmeyen kahraman, Eridanos ırmağının kıyısında Zeus ile Temis'in kızı olan perilere danışır. Periler onu Nereus'a gönderir. Herakles tanrıyı uyurken yakalar ve tanrı türlü biçimlere girse de onu bırakmaz. Sonunda Nereus altın elmaların ve Hesperidlerin yerini söylemek zorunda kalır.
Atina vazolarında Herakles'in bir deniz tanrısıyla boğuşması sevilen bir konudur. Bu sahnelerde Nereus'un yerini zamanla Poseidon'un oğlu Triton alır.
Kehanet gücü Truva anlatısına da uzanır. Latince bir şiirde Paris, Helen'i kaçırıp denizden Truva'ya götürürken Nereus rüzgârları dindirir ve gemiyi durdurur. Ardından Yunanların peşlerine düşeceğini ve Truva'nın yıkılacağını önceden bildirir. Denizle kehaneti tek kişide toplaması onu Japon anlatısındaki Kotoşironuşi'ye yaklaştırır.
Tasviri ve İzleri
Atina vazolarında uzun giysili, sakallı yaşlı bir adam olarak çizilir ve elinde bir asa tutar. Kimi resimlerde belden aşağısı pullu, kıvrılan bir balık kuyruğudur. Çoğunlukla kızları Nereidlerle birlikte görünür. Peleus'un Tetis'i yakalamaya çalıştığı sahnelerde kaçışan kızlarının arasında durur. Çıplak çizilen Triton'dan farklı olarak hemen her zaman giyiniktir.
Lakonia kıyısındaki Giteion halkı denizde yaşadığına inandığı bir Yaşlı'dan söz eder. Adını anmadıkları bu tanrının Nereus olduğu kabul edilir. Nereus adının kökeni tartışmalıdır. Islaklık ya da su bildiren bir sözcüğe bağlanır, çekişmesiz anlamına geldiği de ileri sürülür. Yunan halk inancında bugün de yaşayan neraida perileri adlarını kızlarının ortak adından alır.