söylence

Eris

Düğün şöleninin eşiğinde altın elmayı tutan Eris — Yunan Mitolojisi
Düğün şöleninin eşiğinde altın elmayı tutan Eris.
Çekişmenin ve kavganın tanrıçası.

Eris, Yunan mitolojisinde çekişmenin, kavganın ve geçimsizliğin tanrıçasıdır. Adı Yunancada çekişme anlamına gelir. Kardeşleri birbirine düşüren kıskançlık da, ordu ordu çarpışan savaş da onun alanına girer. Tapınağı ve kurbanı olan bir tanrıçadan çok, insanın başına gelen bir gücün kişileştirilmiş hâli olarak görülür.

En ünlü işi, Peleus ile Tetis'in düğününe attığı altın elmadır. Elmanın tanrıçalar arasında çıkardığı kavga, zincirleme olaylarla Truva Savaşı'na varır. Bu yüzden adı, küçük bir kıvılcımın büyük bir yıkıma dönüşmesinin simgesi olmuştur.

Soyu ve Çocukları

Teogonia'da Eris, Niks'in babasız doğurduğu çocuklardandır. Böylece Kaos'tan inen karanlık kola, Tanatos, Hipnos ve Moiralar ile aynı soya bağlanır. Sonraki bir soy listesi onu Niks ile Erebos'un kızı yapar. İlyada ise onu savaş tanrısı Ares'in kız kardeşi ve yoldaşı olarak anar.

Eris de tek başına bir soy doğurur. Çocukları insanın çektiği kötülüklerin adlarıdır. Yorucu iş Ponos, kıtlık Limos, kanunsuzluk Disnomia, gözü kör eden yıkım Ate ve yalan yere yemin edeni cezalandıran ant Horkos bunlardandır. Unutkanlık, acılar, dövüşler, savaşlar, cinayetler, kavgalar, yalanlar ve laf dalaşları da aynı listede kişileştirilir.

İki Eris

İşler ve Günler, Teogonia'daki tek Eris'in yanına ikinci bir Eris koyar. Biri savaşı ve düşmanlığı büyütür, insanlar ona isteyerek değil, tanrıların dayatmasıyla boyun eğer. Öbürü ise Niks'in büyük kızıdır ve Zeus onu toprağın köklerine yerleştirmiştir. Bu ikinci Eris, tembeli komşusunun zenginliğine bakıp çalışmaya iter. Çömlekçi çömlekçiyle, ozan ozanla yarışır.

Bu ayrım, çekişmenin bütünüyle kötü sayılmadığını gösterir. Yıkıcı kavga ile insanı ileri götüren rekabet aynı adı taşır, aralarındaki fark ölçüdedir.

Savaş Alanında

İlyada'da Eris, Ares ile birlikte savaşa giren bir tanrıçadır. Ares'in oğulları Deimos ve Fobos ile ordulara karışır. Önce küçük görünür, sonra büyüdükçe başı göğe değerken ayakları hâlâ yerde yürür. Bir sahnede Zeus onu elinde savaşın işaretiyle Akha gemilerine gönderir. Eris, Odisseus'un gemisinin üstünde durup korkunç bir çığlık atar ve savaşçıların yüreğine çarpışma isteği salar. Öbür tanrılar savaştan çekildiğinde alanda kalan tek tanrı odur ve dökülen kana sevinir.

Atena'nın kalkanında ve Akhilleus'un kalkanında da onun resmi vardır. Destan onu savaş tanrıçası Enio ile neredeyse bir tutar ve iki ad zaman zaman birbirinin yerine geçer.

Altın Elma

Kayıp Truva destanı Kipria'nın özetinde Eris, Peleus'un düğün sofrasına gelip Hera, Atena ve Afrodit arasında güzellik kavgası başlatır. Aynı özet, Truva Savaşı'nı Zeus ile Temis'in birlikte kurduğu bir planın sonucu olarak sunar. Bu kavga o planın ilk adımıdır.

Sonraki anlatılar olayı ayrıntılandırır. Bütün tanrılar düğüne çağrılmış, yalnız Eris dışarıda bırakılmıştır. Öfkelenen tanrıça kapıdan içeri bir altın elma atar. Elmanın üstünde en güzele yazar. Geç bir şiirde Eris önce yeraltındaki Titanları salıvermeyi düşünür, sonra vazgeçer ve elmayı Hesperid bahçesinden alır. Aynı şiir onu düğüne çağırmayanın Kiron olduğunu söyler.

Elmayı kimin hak ettiğine Zeus karar vermez. Tanrıçalar Hermes'in yol göstermesiyle İda Dağı'ndaki Paris'e götürülür. Paris elmayı Helen'i vaat eden Afrodit'e verir ve bu seçim savaşı başlatır.

Öbür Anlatılar ve Sanattaki Yeri

Bir anlatıda Hera, birbirini Zeus ile Hera'dan daha çok sevdiğini söyleyerek övünen bir karı kocayı cezalandırmak için Eris'i gönderir. Eris, Aedon ile kocası Politeknos arasına bir yarış sokar ve yarış iki aileyi yıkan bir öçle sonuçlanır.

Ezop masallarından birinde Herakles, dar bir yolda elmaya benzer bir şey görür ve sopasıyla vurur. Vurdukça şey şişip yolu kapatır. Atena ona bunun çekişme olduğunu, kendi hâline bırakılırsa küçük kaldığını, üstüne gidildikçe büyüdüğünü söyler.

Siyah figürlü vazolarda Eris kanatlı bir kadın olarak çizilir. Olimpia'da adanmış bir sandık üzerinde Aias ile Hektor'un dövüşü arasında, son derece çirkin bir yüzle durduğu anlatılır.

Altay anlatısında Erlik'in oğullarından Kerey Han da insanlar arasına ayrılık ve geçimsizlik düşüren bir güçtür. İkisinin de yıkımı dışarıdan değil, topluluğun içinden getirmesi ortak noktalarıdır.

Bağlantı grafiği

Bu maddenin bağlandığı ve buraya bağlanan 36 madde, aralarında 146 bağlantı.

Paylaş

Bu madde paylaşıldığında aşağıdaki kartla görünür; bir ucun üzerine gelince o ucun kartı gösterilir.