Atlas, Yunan mitolojisinde göğü omuzlarında taşıyan Titan'dır. Dünyanın batı ucunda, günün battığı yerde durur ve gökle yerin birbirine kavuşmasını engeller. Adı çoğunlukla taşımak, katlanmak anlamına gelen bir köke bağlanır, ancak sözcüğün Yunanca öncesi bir dilden geldiğini savunanlar da vardır.
Titan İapetos'un oğludur. Annesi Teogonia'da Okeanid Klimene'dir, sonraki bir derlemede ise başka bir Okeanid olan Asia. Kardeşleri Prometeus, Epimeteus ve Menoitios'tur.
Göğü Taşıması
Teogonia, Atlas'ı yeryüzünün sınırında, Hesperidlerin yakınında, göğü başı ve yorulmak bilmeyen kollarıyla tutarken anlatır. Bu yükü ona Zeus vermiştir. Aynı şiirin bir başka yerinde Atlas, Niks'in evinin önünde durur. Gece ile gündüz orada karşılaşıp selamlaşır ve yer değiştirir.
Homeros destanında görünüşü biraz farklıdır. Orada Atlas denizin bütün derinliklerini bilir ve göğü yerden ayıran uzun direkleri gözetir.
En eski metinler bu görevi bir cezaya bağlamaz. Atlas'ı Titanomakhia'da Titanların önderi yapan ve göğü taşımayı yenilginin bedeli sayan anlatılar daha geç döneme aittir.
Gökle yeri bir tanrının eliyle ayrı tutma düşüncesi Mısır'da da vardır. Orada gök tanrıçası Nut'u yukarıda tutan hava tanrısı Şu'dur. Nors anlatısında ise İmir'in kafatasından yapılan göğü dört köşesinden dört cüce taşır.
Çocukları
Atlas'ın kızları gökle ve uzak adalarla bağlıdır. Pleione'den doğan yedi kız Pleiadlar'dır. Bunlardan Maia, Zeus'tan Hermes'i doğurur. Avcı Orion kızları uzun süre kovalar, sonunda Zeus onları göğe yıldız olarak yerleştirir. Aynı küme Türk halklarında Ülker adıyla bilinir.
Pleiadların kız kardeşleri sayılan Hiadlar da yıldız kümesine dönüşür. Anlatıya göre kardeşleri Hias avda öldürülünce yasa boğulurlar ve göğe yerleştirilirler. Homeros'ta Odisseus'u adasında tutan Kalipso da Atlas'ın kızıdır. Kimi anlatılar Lidyalı Tantalos'un karısı Dione'yi ve Hesperidleri de onun kızları arasında sayar.
Herakles ve Altın Elmalar
Atlas'ın en bilinen öyküsü Herakles'le karşılaşmasıdır. Kahraman, Hesperid bahçesindeki altın elmaları getirmekle görevlidir. Kurtardığı Prometeus'un öğüdüyle elmaları kendisi koparmaz. Göğü bir süre Atlas'ın yerine omuzlarına alır ve Titanı bahçeye gönderir.
Atlas elmalarla döner, ancak yükü geri almak istemez ve elmaları kendisinin götürmeyi önerir. Herakles kabul ediyormuş gibi görünür ve omzuna bir yastık koyana dek göğü bir an tutmasını rica eder. Atlas göğü yeniden yüklenince kahraman elmaları alıp gider. Olimpia'daki Zeus tapınağının bir kabartmasında, elmaları getiren Atlas'ın karşısında göğü taşıyan Herakles'e Atena arkadan destek olur.
Dağa Dönüşmesi
Metamorfozlar'da Perseus, Medusa'nın başını kestikten sonra batıya varır ve Atlas'tan konukluk ister. Atlas, Temis'in bir gün Zeus'un bir oğlunun ağacının altınlarını çalacağı yönündeki kehanetini hatırlar ve onu kovar. Perseus ona Medusa'nın başını gösterir. Titanın sakalı ve saçı ormana, omuzları sırtlara, başı doruğa döner ve gök artık bu dağın üstünde durur.
Kuzeybatı Afrika'daki Atlas Dağları onun adını taşır, Atlas Okyanusu da Atlas'ın denizi demektir. Kimi geç yorumlar onu göğün düzenini ilk çözen bir gökbilimci, Moritanya'nın bilge kralı sayar. Harita kitaplarına atlas denmesi de 16. yüzyılda bu krala adanan bir derlemeden kalmadır. Atlantis'in ilk kralı olarak anılan Atlas ise Poseidon'un oğludur ve Titanla karıştırılmamalıdır.