söylence
/mısır/duat
_

Duat

Duat — Mısır Mitolojisi
Duat.
Osiris'in yönettiği ölüler ülkesi.

Duat, Mısır mitolojisinde ölülerin gittiği ve güneşin her gece içinden geçtiği öteki dünyadır. Hiyeroglif yazıda çoğunlukla bir çemberin içine yerleştirilmiş yıldız işaretiyle gösterilir. Yeraltı ülkesi diye anılsa da Mısırlılar onu tek bir yere bağlamaz. Aynı ülke kimi metinde yerin altında, kimi metinde göğün içinde ya da gökyüzü tanrıçası Nut'un gövdesinde düşünülür.

Duat'ın efendisi, ölüp yeniden dirilen Osiris'tir. Ölüler burada yargılanır. Güneş tanrısı Ra ise her akşam batıdan bu ülkeye girer, gece boyunca teknesiyle onu geçer ve sabah doğudan yeniden doğar. Böylece Duat hem ölümün hem yeniden doğuşun yeridir. Ölüler oraya bir son için değil, yeni bir varoluşa geçmek için iner.

Yeri ve Görünümü

En eski kaynak olan Piramit Metinleri, öte dünyayı çoğunlukla gökte arar ve ölen kralı yıldızların arasına yükseltir. Aynı metinlerde yerin altında uzanan bir bölge de anılır. Mısır düşüncesi bu iki görüntüyü birbirinin rakibi saymaz, aynı gerçeğin iki anlatımı olarak yan yana tutar. Sonraki dönemlerde ağırlık yeraltına kayar. Yeni Krallık'ın mezar metinlerinde Duat, karanlık ve kapalı bir yeraltı ülkesi olarak ayrıntılı biçimde çizilir.

Bu ülkenin içinde ırmaklar, adalar, tarlalar, tepeler ve mağaralar bulunur. Yanlarında daha tuhaf yerler de vardır. Kıyıları alevle çevrili göller, demirden duvarlar ve firuze renkli ağaçlar bunların başında gelir. Orta Krallık tabutlarının tabanına çizilen İki Yol Kitabı, ölünün izleyebileceği biri karadan biri sudan iki yolu bir harita gibi gösterir. Mezar odaları ve tapınakların karanlık mahzenleri de bu benzerlik yüzünden Duat diye anılabilir.

Güneşin Gece Yolculuğu

Ra'nın Duat'taki yolculuğu on iki saate bölünür ve her saat ayrı bir bölgeye karşılık gelir. Bu yolculuğu en ayrıntılı anlatan metin Amduat'tır. Güneş tanrısı yeraltına koç başlı bir biçimde iner. Dördüncü ve beşinci saatlerde Sokar'ın kumlu ülkesinden geçer, burada tekne iplerle çekilerek ilerler. Altıncı saat yolculuğun en derin noktasıdır. Güneş tanrısının ruhu, ba, burada Osiris olarak düşünülen bedeniyle birleşir ve yenilenmeye başlar. Yılan Mehen onu bu anda kıvrımlarıyla sarar.

Yedinci saatte kaos yılanı Apofis, teknenin önünü kesmek için yolun sularını yutar. İsis'in büyüsü tekneyi susuz da yürütür, Serket ise yılanı bağlayarak zapt eder. Başka anlatılarda teknenin burnunda durup yılanı mızrağıyla püskürten Set'tir. On ikinci saatte güneş, sabahın bokböceği Hepri olarak doğar ve Duat'tan çıkar. Akşam yaşlı Atum olarak giren güneş, sabah genç olarak dünyaya döner.

Kapılar ve Bekçiler

Duat herkese açık bir yol değildir. Bölgeleri birbirinden kapılar ayırır ve her kapıda bekçiler durur. Kapılar Kitabı'nda her saatin sonunda bir kapı bulunur ve bu kapıyı bir yılan bekler. Kapının ötesinde ateş püskürten başka bekçiler de vardır. Geçmek için güç yetmez, bekçinin adını ve niteliğini bilmek gerekir. Kimi metinlerde bekçilerin sayısı bini aşar. Ateş göllerinin kıyısında bekleyen babunlar, doğru sözü söyleyen ölüye serinlik verir, söyleyemeyeni ise yok eder.

Ölünün yanına konan büyü metinleri bu yüzden bir yol kılavuzu gibidir. Tabut Metinleri ve sonra Ölüler Kitabı, ölüye hangi kapıda hangi adı söyleyeceğini, hangi tehlikeye hangi sözle karşılık vereceğini öğretir. Kapılar Kitabı, Duat'a yalnız Mısırlıların girmediğini de gösterir. Bir sahnede Horus'un önünde Mısırlılar, Asyalılar, Nubyalılar ve Libyalılar dört ayrı topluluk olarak yürür. Yeraltının yolunu bekleyen bekçiler Türk anlatısında da vardır. Erlik'in oğulları Kara Oğlanlar bu bekçilerdendir, ama onlar yeraltı ile yeryüzü arasında gidip gelen elçilerdir de.

Ölünün Yargılanması

Ölünün yolu sonunda İki Gerçek Salonu'na varır. Burada her biri Mısır'ın bir bölgesini karşılayan kırk iki yargıcın önünde işlemediği suçları tek tek sayar. Ardından kalbi terazinin bir kefesine, Maat'ın tüyü öbür kefesine konur. Teraziyi Anubis ayarlar, sonucu Tot yazar, kararı tahtındaki Osiris onaylar. Terazi dengede kalırsa ölü, sazlıklar ülkesi Aaru'ya kabul edilir. Kalbi ağır basanı canavar Ammit yutar.

Duat bu yüzden bir işkence yeri değildir. Ölüyü bekleyen en kötü son acı çekmek değil, yok olmaktır. Bu yanıyla Sümer'in yeraltından ayrılır. Ereşkigal'in ülkesinde ölüler toz ve kil yiyerek yaşar, kimse yargılanmaz ve kimse geri dönmez. Hades'in ülkesi ise Mısır'a daha yakındır. Orada da ölüler yargılanır ve erdemliler aydınlık Elizyum'a ayrılır.

Bağlantı grafiği

Bu maddenin bağlandığı ve buraya bağlanan 23 madde, aralarında 107 bağlantı.

Paylaş

Bu madde paylaşıldığında aşağıdaki kartla görünür; bir ucun üzerine gelince o ucun kartı gösterilir.