Mısır anlatısında yılan biçimli bir tanrıdır. Adının anlamı kesin değildir ama çoğunlukla kaları bir araya getiren ya da ka veren diye açıklanır. Ka, Mısır inancında insanı ayakta tutan yaşam gücüdür ve ölümden sonra da varlığını sürdürür. Nehebkau'nun en bilinen işi de ölülere bu gücü vermek, onları öbür dünyada beslemektir. Kimi metinler onu yerden çıkmış ilk yılan sayar ve bütün tanrıların ka'sı diye anar.
Soyu konusunda kaynaklar birleşmez. Babası çoğunlukla yer tanrısı Geb olarak geçer. Annesi kimi metinlerde hasat tanrıçası Renenutet, kimilerinde akrep tanrıçası Serket'tir. Eşi olarak küçük bir tanrıça olan Nehmetavi anılır.
Tehlikeli Yılandan Yardımcı Tanrıya
En eski dinsel metinlerde Nehebkau ürkütücü bir yılandır ve büyü sözleriyle uzak tutulması gereken varlıklar arasında yer alır. Tabut Metinleri'nde yaratıcı tanrı Atum'un tırnağını yılanın sırtına bastırarak onu yatıştırdığı anlatılır. Nehebkau bundan sonra yumuşar ve Ra'nın yanında yer alır. Güneş tanrısının hizmetindeki bu yılan, tanrıların ve insanların yardımına koşan bir varlık olur.
Yılan olduğu hâlde yılana karşı da korur. Akrep ve yılan sokmasına karşı söylenen büyü sözlerinde adı koruyucu olarak çağrılır. Bu yönüyle annesi sayılan Serket'e yakındır. Aynı biçimi taşıyan kaos yılanı Apofis ise güneşin düşmanı olarak kalır ve hiçbir zaman yatıştırılmaz.
Ölülerin Yanında
Osiris'in mahkemesinde ölüyü yargılayan kırk iki yargıçtan biridir. Ölüler Kitabı'nın 125. bölümünde ölü, her yargıcın önünde bir suçu işlemediğini söyleyerek Maat'a uygun yaşadığını kanıtlamaya çalışır. Nehebkau'nun önünde yadsınan suç kibirdir. Aklanan ölüye yiyecek ve içecek sunan, ona ka'sını veren de odur.
Ölüyü yeraltı dünyası Duat'a götüren ve onun girişini bekleyen bir koruyucu olarak da anılır. Bedende boynu ve gırtlağı korumak ona düşer. Üçüncü Ara Dönem'den başlayarak mezarlara konan Nehebkau muskalarının ölüyü bu yolculukta koruduğuna inanılır.
Görünüşü
Erken tasvirlerde uzun gövdeli, çok kıvrımlı bir yılandır. Sonraki dönemlerde yılan başlı ve kuyruklu bir insan ya da insan kolları ve bacakları olan bir yılan olarak çizilir. Bu biçimde kollarını ağzına doğru kaldırır, elinde yiyecek ya da içecek kapları tutar. Kimi tasvirlerde iki ayrı boyun üzerinde iki başı, kuyruğunun ucunda da üçüncü bir başı vardır.
Tapımı ve Bayramı
Ona ayrılmış bir rahip sınıfı bilinmez ama halk inancında yaygın olduğu düşünülür. Herakleopolis'teki tapınakta dev bir yılan olarak tapıldığı kaydedilir. Heliopolis'le de bağı vardır ve II. Ramses dönemine ait bir heykelinin oradan geldiği düşünülür.
Adını taşıyan bayram Peret mevsiminin ilk ayının ilk günü kutlanır. Peret, Nil taşkınının çekildiği ve tohumun toprağa atıldığı mevsimdir. Bayram en geç Orta Krallık'tan bilinir ve Yeni Krallık kayıtlarında sıkça geçer. Bir yıl başı havası taşır, ilk ekimle ilişkilidir ve kimi zaman kralın taç giyme törenleriyle aynı güne düşer. Nehebkau'nun bu günde kralın tacını yeniden verdiğine inanılır. II. Ramses bu bayramda yaklaşan jübile törenlerini duyurmuştur.