Nereidler, Yunan mitolojisinde denizin dişi ruhlarıdır. Deniz yaşlısı Nereus ile Okeanos'un kızı Doris'in kızlarıdır ve sayıları çoğunlukla elli olarak verilir. Babalarıyla birlikte Ege'nin derinliklerindeki parlak bir sarayda yaşar, onun çevresinde şarkı söyleyip dans ederler. Nimfelerin denize bağlı öbeğini oluştururlar.
Denizin dingin, cömert ve güzel yüzünü temsil ederler. Fırtınaya yakalanan denizcilere yardım eden, balıkçıya bol av veren güçler olarak görülürler. Çoğu zaman Poseidon'un, onun eşi Amfitrit'in ve Tetis'in çevresinde bir alay olarak anılırlar.
Adları ve Sayıları
Teogonia elli kızın hepsini adıyla sayar ve listeyi babasının doğruluğuna gönderme yapan Nemertes ile bitirir. İlyada'da Tetis'in yasına katılan kız kardeşler otuz dört adla anılır. Sonraki derlemelerin listeleri bunlardan ayrılır, bu yüzden bütün kaynaklardaki adlar bir araya getirildiğinde elliyi aşar.
Adların çoğu denizin bir yanını anlatır. Galene durgun denizin, Kimotoe koşan dalganın, Eione kıyının, Nesaie adaların adıdır. Birçoğunun bu listelerin dışında hiçbir anlatısı yoktur. Adı ve öyküsü olanların başında Akhilleus'un annesi Tetis, Poseidon'un eşi Amfitrit, Polifemos'un sevdiği Galateia ve Aiakos'tan Fokos'u doğuran Psamate gelir. Amfitrit kimi anlatıda Okeanidler arasında sayılır, ama Teogonia onu Nereidlerin içine koyar.
Anlatılardaki Yerleri
Etiyopya kraliçesi Kassiopeia güzellikte Nereidleri geçtiğini söyleyince bu övünç onları gücendirir. Poseidon ülkeye bir sel ve bir deniz canavarı yollar. Kraliçenin kızı Andromeda canavara sunulmak üzere kayaya bağlanır ve onu Perseus kurtarır.
Teseus, Minos'un denize attığı yüzüğü getirmek için suya atladığında yunuslar onu denizin dibindeki saraya taşır. Orada Nereidlerin dansını görür, Amfitrit de ona mor bir giysi ve bir çelenk verir. Argonautlar Gezgin Kayalar'a vardığında Hera'nın isteğiyle Tetis kız kardeşlerini çağırır. Nereidler Argo gemisini dalgaların üstünde elden ele aktararak kayaların arasından geçirir.
En çok anıldıkları yer Akhilleus'un öyküsüdür. Peleus ile Tetis'in düğününde bulunurlar. Patroklos öldüğünde Akhilleus'un feryadını denizin dibinden duyar, Tetis ile birlikte göğüslerini döverek ağlarlar. Kahraman ölünce yine denizden çıkıp gelir, cesedin başında ağıt yakar ve ona ölümsüz giysiler giydirirler. Musalar da bu yasa katılır.
Tapımı ve Tasvirleri
Kıyı kentlerinde tapım görürler. Messenia Körfezi kıyısındaki Kardamile'de ve Korint Kıstağı'nda onlara ayrılmış yerler vardır. Euboia açığındaki Sepias burnunda üç gün süren bir fırtınayı durdurmak için Pers ordusunun büyücülerinin Tetis ile Nereidlere kurban sunduğu anlatılır. Denizciler ve balıkçılar onlardan güvenli yolculuk ve bol av dilerdi.
Vazo resimlerinde genç ve güzel kızlar olarak çizilirler. Erken resimlerde giyiniktirler, sonrakilerde ince giysiler içinde ya da çıplak, yunuslara, deniz atlarına ve başka deniz yaratıklarına binmiş olarak görünürler. Yanlarında çoğu zaman Triton'lar bulunur. Kimi resimde Akhilleus'un yeni silahlarını yunus sırtında taşırlar. Likya'daki Ksantos kentinde İÖ 4. yüzyılın başlarında yapılan ve bugün Londra'da bulunan tapınak biçimli anıt mezar, sütunları arasında rüzgârda savrulan giysili kadın heykelleri yüzünden Nereid Anıtı diye anılır.
Yeni Yunan İnancında
Adları Yeni Yunancada neraida biçiminde yaşar, ama anlamı genişlemiştir. Sözcük artık yalnız deniz ruhlarını değil, pınar, ırmak, dağ ve orman perilerinin hepsini karşılar. Halk anlatılarında neraidalar altın saçlı, ak giysili, öğle vakti ya da gece yarısı dans eden dişilerdir.
Bu anlatıların en yaygını, bir delikanlının neraidanın başörtüsünü ya da duvağını çalıp onu kendisiyle evlenmeye zorlamasıdır. Kadın yıllarca onunla yaşar, çocuk doğurur, ama örtüsünü bulduğu gün kaybolur. Tatar anlatısında Su İyesi'nin dişil yüzü Su Anası da su kıyısında altın tarağıyla saçını tarar ve tarağını alanın peşini bırakmaz. İki anlatıda da suya bağlı dişi varlıkla insan arasındaki bağ ondan alınan bir eşya üzerinden kurulur ve eşya sonunda sahibine döner. Japon anlatısında deniz tanrısı Watatsumi'nin kızı Toyotama Hime da bir ölümlüyle evlenir, gerçek biçimi görülünce denize döner.