Gula, Sümer mitolojisinde hekimliğin ve ebeliğin tanrıçasıdır. Hastayı otla, merhemle ve neşterle iyileştirir, doğumda anneyle bebeğin yanında durur. Geç bir ilahide kendini büyük hekim kadın diye tanıtır, büyü metinlerinde ise sağlığın hanımı olarak çağrılır. Simgesi köpektir.
Adı ilk kez Ur'un Üçüncü Hanedanlığı döneminde geçer. Başlangıçta ikinci sıradaki bir tanrıçadır, ama ikinci binyılın ikinci yarısında yükselir ve sonraki yüzyıllarda İnanna'dan sonra en çok saygı gören tanrıça olur. Bu yükselişle birlikte daha eski sağaltıcı tanrıçaların adlarını ve görevlerini kendinde toplar.
Adı ve Öbür Tanrıçalar
Sümercede gula sözcüğü büyük anlamına gelir. Ur III döneminde bu sözcük birçok tanrıçanın adına sıfat olarak eklenir, Ninisina da bunlardandır. Gula'nın böyle bir sıfattan doğup zamanla ayrı bir tanrıçaya dönüştüğü düşünülür. Eski tanrı listelerinde benzer yazılan bir adın aynı tanrıçayı mı gösterdiği tartışmalıdır.
En sıkı bağı İsin'in tanrıçası Ninisina ile kurulur. İkisinin ne ölçüde kaynaştığı konusunda görüşler ayrılır. Kimi çalışmalar onları tek bir tanrıçanın adları sayar, kimileri ayrı tutar. Sağaltıcı tanrıça Meme ise Gula'ya bütünüyle karışır, öyle ki adı Gula'nın yazılışlarından biri olur. Lagaş'ın tanrıçası Bau ile Nippur'un Nintinugga'sı da onunla yakınlaşır, ama metinlerde çoğu kez ayrı kalır.
Ailesi
Gök tanrısı An'ın kızı sayılır. Eski dönemlerde eşi yoktur ve bu durum Eski Babil döneminin sonuna kadar sürer. Kassit döneminde savaşçı tanrı Ninurta'nın eşi olarak anılır. Ninurta'nın Nippur'daki eşi Ninnibru da sonraki dönemde Gula'nın bir biçimi sayılır. Tanrı listeleri onu ayrıca İsin'in savaşçı tanrısı Pabilsag'ın eşi yapar.
Çocukları sağaltıcı tanrılar Damu ile Gunura'dır. Damu önce Ninisina'nın oğlu olarak bilinir, Gula'ya sonradan bağlanır. Kimi listeler Ninazu'yu da onun oğlu sayar. Bu bağ zayıf görülür ve Ninazu'nun bilinen soyu başka tanrılara uzanır. Vezirleri arasında köpeğe benzetilen Urmaşum anılır.
Hekim ve Ebe
Ur III döneminden kalan bir doğum büyüsünde göbek bağını kesen tanrıça odur. Yeni doğanın yazgısını da o belirler. Bebek hastalıklarıyla ilgilenir ve gebe kadınlara, lohusalara musallat olan Dimme'nin karşısında durur. Akadca metinlerde Lamaştu diye anılan bu varlık, Gula'nın tersine çevrilmiş bir yansıması gibi görülür. Türk inancında lohusayı ve bebeği Albıs'a karşı koruyan Umay da benzer bir görev üstlenir.
Öbür hekim tanrıçalar gibi hastalığı ceza olarak gönderebilir. Bir ilahide ölüleri yeraltından geri çıkardığını söyler, yani yalnız yarayı değil ölümü de geri çevirebilen bir güç olarak anılır. Mısır'da hastalığı hem salan hem gideren Sekhmet de bu iki yönü taşır, rahipleri aynı zamanda hekimdir.
Köpekleri
Köpek, Gula'nın en belirgin simgesidir. Ur III döneminde köpekler için et sunulduğu kayıtlıdır. Eski Babil döneminden başlayarak tapınaklarına köpek heykelcikleri adanır, bunların bir bölümünde tanrıçaya yakarış yazılıdır. İsin'de tapınağa çıkan yolun altında otuzdan fazla köpek gömüsü bulunmuştur.
Bağın nedeni açık değildir. Köpek salyasının yarayı iyileştirdiğine ya da hastalığın hastayı yalayan hayvana geçtiğine inanıldığı ileri sürülür. Bir büyü metninde köpekler kendilerini sıradan köpek değil Gula'nın köpekleri diye tanıtır ve kötü varlığı parçalamakla tehdit eder. Yunan anlatısında hekimlik tanrısı Asklepios'un kutsal alanında da köpekler beslenir.
Kassit dönemi sınır taşlarında, kudurru denen yazıtlı taşlarda, tahtında oturan bir kadın olarak çizilir, ayağının dibinde bir köpek yatar. Tanrıların çoğu bu taşlarda yalnızca simgeyle gösterildiği için insan biçimindeki tasviri dikkat çeker.
Tapımı
İlk tapım yeri Umma'dır. Ur III döneminde orada Damu'nun geçici ölümü için yas tutulan bir bayramı vardır. Aynı dönemde Uruk'ta ve Ur'da da sunu alır. Nippur'a Eski Babil döneminde girer ve sonraki yüzyıllarda en önemli merkezi orası olur. Kentteki tapınağının en eski katmanları İsin-Larsa dönemine uzanır. İsin'de Ninisina'nın tapınağı Egalmah zamanla ona bağlanır. Larsa'da da tapınağı vardır.
Akadca yazılmış uzun bir ilahide Gula kendini över ve Nintinugga, Nanşe, Bau, Ninsun ve Ninlil gibi tanrıçalarla bir tutar. Ayın on dokuzuncu günü onunla ilişkilendirilir. Kişi adlarında da sık geçer, özellikle Kassit döneminde Nippur'da. Tapımı birinci binyılın sonlarına kadar sürer.