Nors mitolojisinde insanların yaşadığı dünyadır. Adı ortadaki çevrili yer anlamına gelir. Tanrıların ülkesi Asgard ile aynı sözcüğü taşır, çünkü ikisi de dışarıdaki devlere karşı çitle kuşatılmış birer avlu olarak düşünülür. Midgard'ı Bor'un oğulları Odin, Vili ve Ve kurar, onu devlere karşı en çok Tor korur.
Ortada olmak burada bir sıralamadır. Yukarıda tanrılar, dışarıda devler, aşağıda ölüler vardır ve insanlar bunların arasında kalır. Aynı düzen başka anlatılarda da görülür. Japon anlatısında insanların ülkesi Aşihara no Nakatsukuni, yani sazlık ovaların orta ülkesi diye anılır ve gök tanrılarının yurdu Takamagahara ile ölüler ülkesi Yomi arasında yer alır. Yakut inancında da evren üçe ayrılır ve insanların dünyasının adı orto doydu, yani orta dünyadır. Altay anlatısında yeryüzü, göğü yöneten Ülgen ile yeraltını yöneten Erlik arasında kalır.
Kuruluşu
Düzyazı Edda'ya göre Bor'un oğulları ilk dev İmir'i öldürüp cesedini Ginnungagap'ın ortasına taşır. Etinden toprağı, kanından denizi, kemiklerinden dağları yaparlar. Yeryüzü yuvarlaktır ve çepeçevre derin bir denizle kuşatılır. Kardeşler denizin kıyısındaki toprakları devlere bırakır. İç kesimde ise İmir'in kaşlarından devlere karşı bir sur örer ve bu çevrili alana Midgard adını verirler. Eski Nors dilindeki sözcük kimi çevirilerde kaş değil kirpik diye karşılanır.
Eski şiirde aynı başlangıç daha kısa anlatılır. Bor'un oğulları toprağı yukarı kaldırıp Midgard'ı yapar, güneyden vuran güneş taşları ısıtır ve yer yeşillenir. Başka bir şiir, tanrıların Midgard'ı insanoğulları için İmir'in kaşlarından yaptığını söyler.
Yurt kurulduktan sonra sakinleri gelir. Kardeşler deniz kıyısında buldukları iki ağaç kütüğünden ilk insanları, Ask ile Embla'yı yaratır ve onlara yaşamaları için Midgard'ı verirler. Bütün insan soyu bu çiftten iner.
Dünyalar Arasındaki Yeri
Midgard'ı Asgard'a gökkuşağı köprüsü Bifrost bağlar. Köprünün ucunda bekçi tanrı Heimdal durur. Surun dışında ise devlerin ülkesi Yötunheim başlar.
Karaları çevreleyen denizin dibinde Yörmungand yatar. Öyle büyümüştür ki gövdesi bütün dünyayı sarar ve kendi kuyruğunu ağzına alır. Bu yüzden Midgard yılanı diye de anılır. Yeryüzünü kuşatan su düşüncesi Yunan mitolojisinde de vardır. Orada karaların çevresinden dolanan büyük ırmak Okeanos'tur.
Midgard'ın asıl savunucusu Tor'dur. Annesi Yörd, adı doğrudan yeryüzü anlamına gelen tanrıçadır. Eski şiirlerden biri ona Midgard'ın koruyucusu der. Bir başkasında Tor, öldürdüğü devleri sayarken bütün devler yaşasaydı Midgard'da tek bir insan kalmayacağını söyler.
Adın İzleri
Ad yalnız İskandinav dillerinde değil, öbür Cermen dillerinde de yaşar. Gotça İncil çevirisinde midjungards, insanların yaşadığı dünyayı karşılar. Eski İngilizcede middangeard, Eski Saksoncada middilgard, Eski Yüksek Almancada mittilagart biçimleriyle geçer. Heliand ve Muspilli gibi Hristiyan şiirlerinde bile söz, denizin ve göğün karşısındaki yeryüzü anlamında kullanılır.
Orta İngilizcede sözcük halk ağzında yer sözcüğüne benzetilip middelerde, yani orta yer biçimini alır. Çağdaş fantastik edebiyattaki Orta Dünya adı da bu biçimden gelir. İsveç'teki bir runik taşta ise iki kardeşin Midgard'ın en usta run yazıcıları olduğu yazılıdır. Burada söz mitolojik bir ülkeyi değil, düpedüz dünyayı anlatır.
Sonu
Ragnarök yaklaşırken Yörmungand öfkeyle kıvranıp karaya çıkmaya çalışır, denizi taşırır ve zehriyle havayı ve suları kirletir. Tor yılanı öldürür ama dokuz adım yürüdükten sonra zehrinden düşüp ölür. Koruyucusu yere serildiğinde insanların hepsi yurtlarını bırakır.
Güneş kararır, yıldızlar gökten düşer ve Surt'un ateşi dünyayı yakar. Midgard denizin altına gömülür. Sular çekildiğinde yer yeniden yeşil ve verimli olarak yükselir, ekilmeyen tarlalar ürün verir. Yangın boyunca bir koruda saklanan Lif ile Liftrasir sağ kalır ve yeni dünyanın insanları onların soyundan gelir.