Yunan mitolojisinde doğumun ve doğum sancısının tanrıçasıdır. Teogonia'da Zeus ile Hera'nın kızı, Hebe ile Ares'in kız kardeşi olarak sayılır. İlyada'da ise babası anılmaz ve Hera'nın kızları diye çoğul konuşulur. Bu eski anlatımda doğum sancısını gönderen birden çok İlitiya vardır, sonraki anlatılarda bunlar tek bir tanrıçada birleşir.
Doğumu hızlandırmak da geciktirmek de onun elindedir. İlitiya yanına gelmeden hiçbir kadın doğuramaz. Bu yüzden anlatılarda çoğunlukla annesinin buyruğuyla iş görür ve Hera kıskandığı kadınların doğumunu onu uzak tutarak ya da onu göndererek durdurur. Çocuğu ışığa çıkaran tanrıça sayıldığı için elinde meşaleyle betimlenir. Kaderi belirleyen Moiralar ile birlikte anılır, doğum yapan kadınların koruyucusu Artemis de kimi zaman onun adını sıfat olarak taşır.
Leto'nun Doğumu
Leto, Zeus'tan ikizlere gebe kaldığında hiçbir kara parçası onu kabul etmez, sonunda Delos adası ona kucak açar. Apollon'a yazılmış Homeros ilahisine göre doğum dokuz gün dokuz gece sürer. Hera, Leto'nun güçlü bir oğul doğuracağını kıskandığı için İlitiya'yı Olimpos'un doruğunda, altın bulutların arasında alıkoyar ve olup biteni ona duyurmaz.
Adada bekleyen tanrıçalar İris'i Olimpos'a gönderir ve İlitiya'ya altın tellerle dizilmiş, dokuz arşın uzunluğunda bir gerdanlık vaat eder. İris tanrıçayı Hera'dan gizli çağırır. İlitiya Delos'a ayak bastığı anda sancılar başlar, Leto bir palmiye ağacına sarılır ve Apollon doğar. Kimi anlatıda Artemis kardeşinden önce doğup ona ebelik eder, doğumun işini görenin İlitiya mı Artemis mi olduğu anlatıdan anlatıya değişir.
Herakles'in Doğumu
İlyada'daki anlatıya göre Zeus, o gün kendi soyundan doğacak çocuğun çevresindeki herkese hükmedeceğini ant içerek ilan eder. Hera bunun üzerine Alkmene'nin doğumunu durdurur, Stenelos'un karısını ise yedi aylıkken doğurtur. Böylece Öristeus, Herakles'ten önce dünyaya gelir ve onun üstünde söz sahibi olur. Sonraki anlatılarda doğumu geciktiren İlitiya'dır ve Hera'nın buyruğuyla Alkmene'nin yanında bekler.
Bir anlatıya göre İlitiya ile Moiralar, Hera'yı hoşnut etmek için ellerini birbirine kenetleyip oturur ve bu büyü sürdükçe doğum gerçekleşmez. Alkmene'nin oyun arkadaşı Galintias, Zeus'un isteğiyle bir oğlan doğduğunu bağırarak duyurur. Şaşıran tanrıçalar ellerini çözer, büyü bozulur ve Herakles doğar. Aldatılan Moiralar Galintias'ı gelinciğe çevirir. Hekate ona acıyıp onu kendi hizmetine alır, Herakles de sonradan onun adına bir tasvir diktirir. Başka bir anlatımda kızı gelinciğe çeviren İlitiya'nın kendisidir.
Kökeni ve Tapımı
İlitiya, Yunan dinindeki en eski adlardan biridir. Adı Knossos'tan çıkan Lineer B tabletlerinde Eleuthia biçiminde geçer ve tanrıçaya bir testi bal sunulduğu kaydedilir. Adın kökeni kesin değildir, Yunanca öncesi bir dilden geldiği de Yunanca bir sözcükten türediği de ileri sürülür. Odisseia, Knossos'un limanı Amnisos'taki İlitiya mağarasını anar. Giritliler tanrıçanın burada, Hera'dan doğduğuna inanır. Mağarada Cilalı Taş Çağı'ndan ilk çağın sonlarına dek tapım izleri bulunmuştur.
Delos'ta anlatılan başka bir geleneğe göre tanrıça, Leto'nun doğumuna yardım etmek için Hiperborea'dan gelmiş, adı da oradan öbür halklara yayılmıştır. Deloslular ona Olen adlı eski bir ozanın ilahisini söyler. Bu ilahi tanrıçayı ustaca eğiren biri olarak över, onu kaderle bir tutar ve Kronos'tan bile yaşlı sayar. Atina'daki tapınağında ayaklarına dek örtülü üç ahşap tasvir bulunur. Giritli ikisinin Faidra'nın adağı olduğu, en eskisini ise Erisikhton'un Delos'tan getirdiği anlatılır. Aigion'daki tasviri ince bir örtü baştan ayağa sarar, bir eli ileri uzanır, öbür eli meşale tutar. Meşale, doğum sancısının ateşe benzemesiyle ya da tanrıçanın çocukları ışığa çıkarmasıyla açıklanır.
Olimpia'da Kronion tepesinin eteğindeki tapınakta Elis'in yerli tanrısı Sosipolis ile birlikte tapım görür. Anlatıya göre Arkadyalılar Elis'e saldırdığında bir kadın, gördüğü düşler üzerine bebeğini Elislilere verir. Çıplak çocuk ordunun önüne konur, düşman yaklaşınca yılana dönüşür ve saldıranları bozguna uğratır. Elisliler, kentlerini kurtaran bu çocuğu dünyaya getirdiği için İlitiya'yı da onunla birlikte onurlandırır. Tapınakta kızlar ve kadınlar ona ilahi söyleyip buhur yakar, sunaklarına şarap dökülmez.
Doğumu gözeten tanrıçalar öbür mitolojilerde de vardır. Kırgız ve Kazak inancında Umay lohusayı ve bebeği korur. Mısır'da Tavaret doğum yapan kadını korkutucu bedeniyle kollar, Çenenet doğum eden kadınların yakardığı tanrıçadır. Sümer'de Ninhursag doğumun ana tanrıçası sayılır. İlitiya'yı onlardan ayıran, anneyi ve çocuğu uzun süre gözetmekten çok doğumun anını yönetmesidir.