Geryon, Yunan mitolojisinde dünyanın batı ucunda, Okeanos'un ötesindeki Eriteia adasında yaşayan üç gövdeli devdir. Babası Medusa'nın kesik boynundan doğan altın kılıçlı Khrisaor, annesi Okeanos'un kızlarından Kalliroe'dir. Bu soydan ötürü Medusa'nın torunu, kanatlı at Pegasus'un da yeğenidir. Eski bir dizedeki belirsiz zamir Kalliroe'ye bağlanırsa yarı kadın yarı yılan Ekhidna onun kız kardeşi olur, ama daha yaygın görüş Ekhidna'yı başka bir soya koyar.
Adada güneşin batışıyla kızıla boyanmış gibi görünen bir sığır sürüsü vardır. Sürüyü çoban Evrition ile iki başlı köpek Ortos bekler. Geryon'un anlatılardaki yeri bu sürüden gelir, çünkü Herakles'in onuncu görevi onu getirmektir.
Görünüşü
En eski anlatıda Geryon tek gövdeli ve üç başlıdır. Sonraki metinler onu belden birleşen, kalçalardan yeniden ayrılan üç gövdeyle anlatır. Kimi şiirlerde altı eli, altı ayağı ve kanatları vardır. Vazo resimlerinde üç miğfer, üç kalkan ve üç mızrakla donanmış bir savaşçı olarak, kimi zaman sırtında kanatlarla çizilir.
Herakles'in Onuncu Görevi
Görevi veren Evristeus'tur. Herakles batıya giderken Avrupa ile Libya'nın ayrıldığı boğazda iki sütun diker, sonradan bunlara Herakles Sütunları denir. Yolda sıcaktan bunalınca yayını güneşe doğrultur. Bu cesarete şaşıran Helios ona her gece doğuya dönerken bindiği altın kâseyi verir. Kahraman Okeanos'u bu kâseyle aşıp Eriteia'ya ulaşır.
Adaya çıkar çıkmaz Ortos üzerine atılır, Herakles köpeği sopasıyla öldürür. Yardıma koşan Evrition da aynı sonu bulur. Yakında Hades'in sığırlarını otlatan çoban Menoites olanları Geryon'a haber verir. Geryon sürüyü götüren kahramanın peşine düşer ve bir ırmağın kıyısında bir okla vurularak ölür.
Geryon'u konu alan eski bir lirik şiir, Geryoneis, olaya devin gözünden bakar. Annesi Kalliroe oğlunu dövüşten vazgeçirmeye çalışır. Geryon ölümsüz olsa bile kaçmayı onuruna yediremeyeceğini, ölümlüyse de korkuyla yaşamaktansa ölmeyi seçeceğini söyler. Dövüşte Herakles'in Hidra zehrine batırılmış oku başlardan birinin alnını deler. Baş, yaprakları dökülen bir çiçek gibi yana düşer.
Sığırların Yolculuğu
Herakles sürüyü kâseye yükleyip karşı kıyıdaki Tartessos'a geçer ve kâseyi Helios'a geri verir. Dönüş yolu uzun bir serüvene dönüşür. Liguria'da sürüyü çalmak isteyen iki Poseidon oğlunu öldürür. Region'da sürüden kopan bir boğa denizi yüzerek Sicilya'ya geçer ve oranın kralı, Poseidon oğlu Eriks'in sürüsüne karışır. Herakles hayvanı geri almak için Eriks'i güreşte yenip öldürür.
Sürü Trakya'ya vardığında Hera bir at sineği gönderir ve hayvanlar dağlara dağılır. Herakles toplayabildiklerini bir araya getirir, yolunu güçleştirdiği için Strimon ırmağına öfkelenir ve yatağını kayalarla doldurup gemilere kapatır. Sonunda sürüyü Evristeus'a teslim eder, o da sığırları Hera'ya kurban eder.
Tapımı ve İzleri
Geryon yalnızca yenilen bir canavar olarak kalmaz, kimi yerlerde kahraman olarak onurlandırılır. Sicilya'da Agirion çevresinde Herakles'in ona adadığı söylenen kutsal bir alan uzun süre saygı görür. İtalya'nın kuzeyinde, bugünkü Padova yakınındaki sıcak su kaynaklarında Geryon'a ait bir bilicilik yeri bulunur. Roma imparatoru Tiberius'un İllirya'ya giderken buraya danıştığı, aldığı yanıt üzerine altın zarları Aponus kaynağına attığı anlatılır.
Batıdaki adanın yeri sonradan İberya'nın güney kıyısındaki Gadeira ile bir tutulur ve orada Geryon'un mezarı olduğuna inanılan bir tümsek gösterilir. Bir anlatıya göre Geryon'un Eriteia adında bir kızı vardır. Bu kızın Hermes'ten doğan oğlu Noraks, Sardinya'daki Nora kentini kurar.