söylence
/sümer/nergal
_

Nergal

Nergal — Sümer Mitolojisi
Nergal.
Meslamtaea, Erra olarak da bilinir. Yazım kuralı
Savaşın, salgının ve yeraltının tanrısı.

Savaşın, salgının ve yeraltının tanrısıdır. Ölümü yaşlılıkla gelen sessiz bir son olarak değil, kılıçla, ateşle ve hastalıkla gelen bir yıkım olarak temsil eder. Çoğu yeraltı varlığının aksine tapımı geniştir. Adı kişi adlarında sık geçer ve kentlerde ona adanmış tapınaklar bulunur.

Çoğu kaynakta Enlil ile Ninlil'in oğludur. Başlıca kenti, Sümercede Gudua diye anılan Kuta'dır. Zamanla yeraltının kraliçesi Ereşkigal'in yanında ölüler ülkesinin kralı sayılır. Tapımı erken hanedanlar döneminden geç Babil dönemine dek kesintisiz sürer.

Adı ve Soyu

Adı çivi yazısında büyük kentin efendisi diye okunan işaretlerle yazılır. Büyük kent burada yeraltıdır ve ad, ölüler ülkesini doğrudan anmaktan kaçınan bir örtmecedir. Güneyde Meslamtaea adıyla da tapılır. Bu ad Meslam'dan çıkan anlamına gelir ve Kuta'daki tapınağına dayanır. Sonraki dönemde Meslamtaea, Lugalirra ile birlikte kapıları koruyan bir ikiz tanrı çiftine dönüşür. Akad metinlerinde, adı yakıp kavurmak anlamındaki bir kökten gelen Erra ile özdeşleşir ve iki ad birbirinin yerine kullanılır.

Enlil ile Ninlil anlatısında yeraltına inen tanrı, karşılaştığı tanrıçaya üç kez kılık değiştirerek görünür. Nergal, kent kapısının bekçisi kılığındaki karşılaşmadan olur. Kardeşleri Ninazu ve Enbilulu ile birlikte yeraltına karşılık bırakılır, böylece ilk çocuk Nanna gökyüzüne çıkabilir. Bir övgü metninde ölüler üzerindeki egemenliği ona anne ve babasının verdiği söylenir.

Eşi kaynaktan kaynağa değişir. Kuta'da yanında tapılan eşi Laz'dır, Nippur'da ise Mammitum ile anılır. Ereşkigal ile evliliği yalnız aşağıda anlatılan mitte geçer. Tanrı listeleri ikisini pek eşleştirmez ve tanrıçanın kendi geleneğinde eşi Gugalanna'dır.

Kuta ve Tapımı

Kuta, Nippur'un kuzeyinde, Fırat'ın doğu kolu üzerinde kurulmuş bir kenttir. Nergal'in buradaki tapınağı Emeslam'dır. Tapınağın ikinci adı yeraltının korkunç evi anlamına gelir. Kral Şulgi tapınağı onartmış, sonraki birçok kral da yeniden yaptırmıştır. Akad kralı Naram-Sin onu kendi koruyucusu sayar ve yazıtlarında bu sıfatla anar. Tapımı Kuta'yla sınırlı kalmaz, Lagaş ve Uruk gibi güney kentlerinde de küçük tapınakları bulunur.

Vezirliği önce Ugur yürütür. Ugur'un tanrının kılıcının kişileşmiş hali olduğu düşünülür. Sonraki dönemde bu görev İşum'a geçer. Ayın on dördüncü ve yirmi sekizinci günleri ona ayrılmıştır, on dört sayısı da onunla anılır.

Nergal ile Ereşkigal

Yeraltına nasıl kral olduğunu anlatan mit Sümerce değil Akadca yazılmıştır ve iki ayrı sürümle bilinir. Tanrılar gökte şölen verir. Ereşkigal ülkesinden çıkamadığı için payını almaya veziri Namtar'ı yollar. Elçinin önünde bütün tanrılar ayağa kalkar, yalnız Nergal yerinden kımıldamaz. Kraliçe bu saygısızlığın karşılığını ister ve Nergal aşağıya inmek zorunda kalır.

Eski sürüm Mısır'da, Amarna'da bulunan bir tabletten gelir. Nergal yanına on dört cin alır ve onları yeraltının kapılarına diker. Tahta yürüyüp kraliçeyi saçından yakalar, başını kesmek üzere yere çeker. Ereşkigal ona eşi olmayı ve yeraltının krallığını paylaşmayı önerir. Nergal kabul eder, gözyaşlarını siler ve ikisi birlikte hüküm sürer.

Sonraki sürümde anlatı daha uzundur ve şiddet yerini tutkuya bırakır. Enki, Akadca adıyla Ea, Nergal'i uyarır. Aşağıda sunulan yere oturmamasını, yiyip içmemesini ve kraliçeye yaklaşmamasını söyler. Nergal sonunda uyarıya uymaz ve altı gün tanrıçayla kalır. Yedinci gün gizlice göğe kaçar. Terk edilen kraliçe, Nergal geri gönderilmezse ölüleri yeryüzüne salıp dirilere yedireceğini söyler. Namtar onu aramaya çıkar, ama Ea kılığını değiştirdiği için tanıyamaz. Sonunda tanrılar onu geri dönmeye razı eder ve ikisi yeniden kavuşur.

Savaşın ve Salgının Tanrısı

Savaşta kralların yanında yürür, salgını ve kıtlığı yeryüzüne o gönderir. Bu yüzden ona yapılan dualar çoğu kez onu yatıştırmaya yöneliktir. Evleri kötülükten korumak için yapılan büyülerde de çağrılır. Güneşin batışıyla ilişkilendirilir ve ölüleri o saatte yargıladığı düşünülür. Bir dönem öğle güneşinin yakıcılığını temsil ettiği sanılmıştır, ama bu görüş bugün kabul görmez.

Simgesi iki aslan başlı topuzdur. Elinde orak biçimli bir kılıç taşır, aslan ve boğa onun hayvanlarıdır. Gökte kızıl gezegen Mars'la eşleştirilir. Aslanla, savaşla ve salgınla birlikte anılması onu Mısır'ın aslan başlı tanrıçası Sekhmet'e yaklaştırır. Yeraltına inip orada kalan tanrı olması ise Hades ile Persefone anlatısını tersinden hatırlatır. Orada yeraltına götürülen tanrıçadır, burada aşağıya bağlanan tanrı. İki anlatıda da aşağıda yenip içmek geri dönüşü zorlaştırır.

Bağlantı grafiği

Bu maddenin bağlandığı ve buraya bağlanan 22 madde, aralarında 59 bağlantı.

Paylaş

Bu madde paylaşıldığında aşağıdaki kartla görünür; bir ucun üzerine gelince o ucun kartı gösterilir.