söylence
/sümer/girsu
_

Girsu

Girsu'da Ningirsu'nun tapınağı Eninnu — Sümer Mitolojisi
Girsu'da Ningirsu'nun tapınağı Eninnu.
Tello olarak da bilinir. Yazım kuralı
Lagaş devletinin kutsal kenti.

Sümer'in güneyindeki Lagaş devletinin kutsal kentidir. Bugünkü Irak'ın güneyinde, Tello adıyla bilinen höyükte kalır ve Lagaş kentinin yaklaşık yirmi beş kilometre kuzeybatısına düşer. Adının anlamı bilinmez.

Devletin baş tanrısı Ningirsu adını bu kentten alır. Ad Girsu'nun beyi demektir ve tanrı, Ninurta'nın Lagaş topraklarındaki adıdır. Sümer'de her kent bir tanrının evi sayılır. Ur Nanna'nın, Nippur Enlil'in, Eridu Enki'nin kentidir. Girsu'da ise bağ tanrının adına dek uzanır. Tanrı ile kentin adlarının birbirine bağlanması Yunan anlatısında da görülür. Atena ile Atina'nın adları aynı köke dayanır, ama hangisinin öbüründen türediği tartışmalıdır.

Ningirsu'nun Evi

Kentin kutsal bölgesi kutsal kent anlamına gelen Urukug'dur. Ningirsu'nun tapınağı Eninnu bu bölgededir ve adı elli ev demektir. Tapınağın temellerine çakılan yazılı kil çivilerde yapı, ak İmdugud diye anılır. Aslan başlı dev kartal İmdugud, tanrının ve Lagaş'ın simgesidir.

Eninnu'yu ilk hanedanın kurucusu Urnanşe'den başlayarak birçok yönetici onarır ya da büyütür. Yazıtlardan bilinen son büyük biçimini MÖ 2100 dolaylarında Gudea verir. Gudea'nın düşünde Ningirsu'yu görüp tapınağı yeniden kurduğunu anlatan iki büyük kil silindir de bu kentte bulunmuştur.

Ningirsu'nun eşi Bau'nun tapınağı da Urukug içindedir ve iki tanrı için kentte günlerce süren bayramlar kurulur. Kız kardeşi sayılan Nanşe'ye Urnanşe burada bir tapınak yaptırır. Gudea'nın kişisel tanrısı Ningişzida'nın da kentte bir tapınağı vardır.

Kentin Tarihi

Höyükteki ilk yerleşme MÖ V. binyıla dek iner. Kent asıl büyümesini MÖ III. binyılda, Lagaş devletini oluşturan üç büyük yerleşmeden biri olduğu dönemde yaşar. Öbür ikisi Lagaş ile Nina'dır. Devletin dinî merkezi her zaman Girsu'dur. Gudea'nın da içinde bulunduğu ikinci hanedan döneminde yönetim de buraya toplanır ve kent devletin başkenti olur.

Akad kralları ülkeyi birleştirdiğinde kent onların egemenliğine girer, ardından ikinci hanedanla yerel yönetim geri gelir. Ur'un üçüncü hanedanı ülkeyi yeniden birleştirince Girsu, Lagaş eyaletinin yönetim merkezi olur. Bu dönemden kalan on binlerce tablet tarla, sürü, işçi ve tahıl kayıtlarıyla doludur.

Kent MÖ II. binyılın ortalarına doğru terk edilir. Helenistik dönemde höyüğe yeniden yerleşilir, bu son yerleşme de MÖ II. yüzyılda sona erer.

Kazılar

Fransız kazıcılar höyükte 1877'de çalışmaya başlar ve aralıklarla 1933'e dek sürdürür. Buradan çıkan buluntular, Sümerlerin varlığını ilk kez açıkça ortaya koyanlar arasındadır. Gudea'nın sert siyah taştan heykelleri, Eannatum'un Umma'ya karşı zaferini gösteren akbabalı taş anıt, Kiş kralı Mesilim'in topuz başı ve yönetici Enmetena'nın Ningirsu'ya adadığı gümüş vazo bu kentten çıkar. Vazonun üzerinde aslanları pençesinde tutan İmdugud işlenmiştir.

Kazılara ara verilen yıllarda höyükte kaçak kazılar yapılır ve on binlerce tablet eski eser pazarına düşer. Kentten bugüne dek çıkan tablet sayısı elli bini bulur.

Fransız kazıcılar Gudea heykellerini daha geç bir yapının içinde bulmuş, Eninnu'nun onun altında yattığını fark etmemiştir. Tapınağın kalıntıları ancak 2016'dan sonra yapılan yeni kazılarda ortaya çıkar. Aynı kazılarda tapınağa ekmek pişiren bir fırınevi, Urukug'da kırılmış yüzlerce sunu kabı ve 2023'te duyurulan bir saray kalıntısı da bulunur.

Bağlantı grafiği

Bu maddenin bağlandığı ve buraya bağlanan 15 madde, aralarında 51 bağlantı.

Paylaş

Bu madde paylaşıldığında aşağıdaki kartla görünür; bir ucun üzerine gelince o ucun kartı gösterilir.