Ebisu, Japon mitolojisinde balıkçıların, tüccarların ve bolluğun koruyucusu olan uğur tanrısıdır. Yedi Uğur Tanrısı Şiçifukucin arasında Hint ya da Çin kökeni taşımayan tek yerli tanrıdır. Daikoku ile birlikte bu topluluğun en sevilen üyesi sayılır. Güleç yüzü, elindeki oltası ve koltuğunun altındaki kırmızı mercan balığıyla Japonya'nın en tanıdık tanrı tasvirlerinden biridir.
Adının kökeni kesin değildir. Yamato dünyasının kıyısında yaşayan yabancı halklara verilen emişi ya da ebisu adlarıyla ilişkilendirilir ve yabancı, uzaktan gelen anlamı taşıdığı düşünülür. Böylece Ebisu, uzak bir diyardan gelip insanlara bereket getiren tanrı olarak anlaşılır. Sonraki dönemlerde İzanagi ile İzanami'nin denize bıraktığı Hiruko ve Okuninuşi'nin oğlu Kotoşironuşi ile bir tutulmuştur.
Denizden Gelen Tanrı
Ebisu inancının balıkçı köylerinde doğduğu kabul edilir. Kıyıya vuran balinalar, köpekbalıkları, yunuslar, hatta denizde yüzen cesetler bu köylerde ebisu diye anılır. Ad zamanla denizin getirdiği her şeye yayılır. Sudan gelen bu konuklar, ardından balık sürülerini getiren bir deniz tanrısının işareti sayılır. Kuzeydoğu Japonya'daki kimi balıkçıların balina avına karşı çıkmasının nedeni de balinayı Ebisu'nun bir görünümü saymalarıdır.
Kıyı köylerinde Ebisu çoğunlukla burunlardaki küçük sunaklarda tapınılır. Kimi yerlerde av mevsiminin başında gözleri bağlı biçimde denize dalan gençler dipten bir taş çıkarır ve bu taş Ebisu olarak sunağa konur. Denizle, balıkla ve bollukla bu yakınlığı, Nors mitolojisinde denizin, balıkçılığın ve zenginliğin tanrısı olan Nyörd'ü andırır.
Hiruko ile Özdeşleşmesi
Hiruko, yaratıcı çiftin kemiksiz doğan çocuğudur. Kojiki'de ilk çocuk olarak doğar ve sazdan bir kayığa konup suya bırakılır. Nihon Şoki'de ise üç yaşına geldiği hâlde ayakta duramadığı için kafur ağacından bir tekneyle rüzgâra salınır. Halk anlatıları bu çocuğun ölmediğini, kıyıya vurup büyüdüğünü ve balıkçıların tanrısı olduğunu söyler. Bu özdeşleşmenin Muromaçi döneminde yerleştiği kabul edilir.
Anlatının merkezi, bugünkü Hyogo'daki Nişinomiya Tapınağı'dır. Efsaneye göre Hiruko bu kıyıya çıkmış ve o günden beri orada tapınılmaktadır. Tapınak, Ebisu tapınaklarının başı sayılır. Geç Heian dönemine ait bir sözlük, komşu Hirota Tapınağı'nın yan sunakları arasında Ebisu ile Saburo adlı iki ayrı tanrıyı sayar. Bu iki tanrı zamanla Ebisu Saburo adıyla tek bir figürde birleşir. Kusurlu doğduğu için atılan ve denizde hayatta kalan çocuk teması, Yunan mitolojisinde doğuştan topal olduğu için annesi Hera tarafından gökten atılıp denize düşen Hefaistos'u hatırlatır.
Kotoşironuşi ile Özdeşleşmesi
İkinci gelenek Ebisu'yu Kotoşironuşi sayar. Bu tanrı, ülkenin gök soyuna devredilmesi istendiğinde Miho Burnu'nda balık tutmaktadır. Oltalı tasvirle bu anlatı arasındaki benzerlik, Edo döneminde iki figürün birleşmesinin yaygınlaşmasına yol açmıştır. Şimane'deki Miho Tapınağı ile Osaka'daki İmamiya Ebisu Tapınağı bu geleneği izler. Kotoşironuşi'nin babası Okuninuşi de Daikoku ile bir tutulduğu için Ebisu ile Daikoku kimi anlatılarda baba ve oğul olarak görülür. Daha az yaygın görüşler Ebisu'yu Sukunabikona ile de özdeşleştirir.
Pazar ve Ticaret Tanrısı
Orta Çağ'da Ebisu denizden karaya çıkar. 1163'te Nara'daki Todaici'de, 1253'te Kamakura'daki Tsurugaoka Haçimangu'da pazar yerlerinin koruyucusu olarak tapınağı kurulur. Nişinomiya Tapınağı'na bağlı gezgin kuklacılar, ebisu kaki ya da ebisu mavaşi, ülkeyi dolaşıp Ebisu oyunları sergiler. İnancın kıyıdan iç bölgelere ve ticaret çevrelerine yayılmasında bu kuklacıların payı büyük kabul edilir.
Kent esnafı için Ebisu işlerin rast gitmesini sağlayan tanrıdır. Dükkânlarda ve mutfaklarda Daikoku ile yan yana konur. Çiftçi köylerinde ise tarla tanrısıyla birleşir, ilk dikilen pirinç fideleri ona sunulur. Kimi dağ köyleri kendi Yama no Kami'lerini bile Ebisu adıyla anar.
Görünüşü ve İnanışlar
Ebisu tıknaz, gülümseyen bir adam olarak çizilir. Başında ortasından katlanmış sivri bir saray başlığı, üstünde Heian soylularının av giysisi vardır. Sağ elinde olta tutar, sol koltuğunun altında kırmızı bir mercan balığı taşır. Japoncada içten gelen güler yüze bu yüzden ebisu yüzü denir.
Halk inancına göre Ebisu'nun kulakları ağır işitir. Bu yüzden tapınağın önünde dua eden kimi ziyaretçiler, sesini duyurmak için arka tarafa dolanıp gonga vurur. Aynı sağırlık başka bir inanca da bağlanır. Onuncu ayda bütün tanrılar İzumo'da toplanırken çağrıyı duymayan Ebisu yerinde kalır ve evlerin bekçiliğini üstlenir. Deprem balığı Namazu'yu bastıran Takemikazuçi'nin bu ayda bekçiliği ona bıraktığı da anlatılır.
Bayramları
Ebisu Ko adı verilen bayram, pek çok yerde tanrıların yokluğuna denk gelen onuncu ayın yirminci gününde, kimi bölgelerde ise ilk ayda kutlanır. Aileler ve esnaf bolluk, bereket ve kazanç için Ebisu'ya sunu yapar. Edo döneminde tüccarların bu günde indirimli satış yaptığı da anlatılır.
Yılın en büyük Ebisu bayramı, 10 Ocak'ta Nişinomiya Tapınağı'nda ve İmamiya Ebisu Tapınağı'nda kutlanan Toka Ebisu'dur. Nişinomiya'da sabah altıda tapınağın kapısı açılınca yüzlerce kişi yaklaşık 230 metrelik yolu ana salona kadar koşar. İlk varan üç kişi o yılın fukuotoko, yani talihli adamı ilan edilir.