Dede Korkut anlatılarının genç kahramanıdır. Oğuz'un beylerbeyi Salur Kazan ile Boyu Uzun Burla Hatun'un tek oğlu, ana tarafından Bayındır Han'ın torunudur. Kitabın iki boyunun başlığında adı geçer, bir üçüncüsünde olay onun tutsaklığı çevresinde döner. Adı başlığa giren tek bey oğlu odur.
Ona düşen yer, henüz sınanmamış yiğidin yeridir. Uruz'un boyları bu eşiğin iki yanını gösterir. Bir yanda kılıç görmemiş adsız bir bey oğlu vardır, öbür yanda babasını kaleden çıkaran bir çeri başı.
Adı
Ad, Türkçe ur kökünden getirilir. Ur döl, soy ve tohum demektir, ondan türeyen urı ise erkek evlat, oğul anlamına gelir. Bu yola göre ad soyumuz, oğlumuz gibi bir anlam taşır. Adı oruç ya da Rus sözcüğüne bağlayan görüşler de ileri sürülmüştür, bunlar bugün daha az tutulur.
Soylamalarda Han Uruz diye anılır. Babası övülürken sayılan sıfatların arasında Han Uruz'un babası da geçer.
Ad, yazmalarda Aruz Koca'nın adıyla karışır. Dış Oğuz'un başı olan o bey de yer yer Uruz diye yazılmıştır. İkisi ayrı kişilerdir. Biri Salur Kazan'ın dayısı, öbürü oğludur.
Anasının Yerine Ölmeye Razı Oluşu
Salur Kazan'ın evinin yağmalandığı boyda, bey ava çıkmışken yurdu gece basılır. Şökli Melik'in ordusu Burla Hatun'u kırk ince belli kızla, Uruz'u kırk yiğidiyle birlikte alıp götürür.
Kâfir, kırk kızın içinden hangisinin Kazan'ın hatunu olduğunu ayırt edemez ve bir tuzak kurar. Uruz'un etinden kara kavurma pişirilecek, kırk kıza yedirilecektir. Yemeyen kadın Kazan'ın hatunu olacaktır. Burla Hatun durumu gizlice oğluna açar. Uruz anasına eti yemesini, kendini belli etmemesini söyler. Kendi ölümünü anasının adının kirlenmesine yeğler.
Uruz darağacına götürülürken Salur Kazan ile Oğuz beyleri yetişir, kâfir ordusu dağıtılır. Bu boyda Uruz'un yaptığı iş bir savaş değil bir seçimdir.
İlk Savaşı ve Tutsaklığı
Kendi adını taşıyan boyda Uruz on altı yaşındadır. Salur Kazan beylerin sofrasında sağına soluna bakar, öbür beylerin oğullarının baş kesip kan döktüğünü ve ad kazandığını görür. Kendi oğlunun elinde böyle bir iş yoktur. Kardeşi Kara Göne'yi anarak bunu oğluna duyurur.
Uruz'un karşılığı bir sitemdir. Babasının onu hiçbir savaşa götürmediğini, kılıç sallamayı ve ok atmayı kimseden görmediğini söyler. Bunun üzerine Kazan onu ava çıkarır. Yeşil bir düzlüğe otağ kurulur, oğlana yalnız bakması ve öğrenmesi buyurulur.
Kâfir casusları otağı görüp haber ulaştırır, kara donlu bir ordu üzerlerine gelir. Çarpışma başlayınca Uruz buyruğu tutamaz, kırk yiğidiyle atını sürer. Kırk yiğit şehit düşer, oğlanın kolları bağlanıp tutsak alınır. Kazan önce oğlunun korkup kaçtığını sanır, ardından geride kalan izleri görüp gerçeği anlar.
Haberi alan Burla Hatun beyi ağır sözlerle karşılar ve kırk kızıyla ata biner. Oğuz beyleri toplanır, vuruşma sonunda oğlan kurtarılır. Boy, Kazan'ın atından inip oğlunun bileklerindeki bağı kendi eliyle çözmesiyle biter. Uruz'un ilk savaşı bir yengiyle değil bir yenilgiyle geçer.
Babasını Kaleden Çıkarışı
Öbür boyda sıra tersine döner. Trabzon tekfurunun armağan ettiği kuşun peşinden giden Salur Kazan, Tomanın Kalesi yakınında uykuya dalar. Baskında yirmi beş adamı öldürülür, kendisi tutsak edilip kaledeki kuyuya atılır.
Baba tutsak düştüğünde Uruz küçük bir çocuktur. Yıllarca Bayındır Han'ı babası bilerek büyür. Gerçeği ona bir yabancı söyler, hanın kendi babası değil anasının babası olduğunu, asıl babasının kalede yattığını duyar. Anası bunu ondan gizlemiştir, çocuğun kendini kâfirin üzerine atıp yok olmasından korkmuştur.
Uruz Oğuz beylerini toplayıp kaleye yürür. Kuşatma sırasında tekfur, elindeki tutsağı kendi kuşatıcılarının karşısına çıkarır. Kazan kimlerle vuruştuğunu bilmeden Oğuz yiğitlerini birer birer yener. Sıra oğluna geldiğinde dizginini tutan Kara Göne'nin elinden dizgini çeken Uruz atını sürer.
Baba ile oğul birbirini tanımadan dövüşür. Uruz üstün gelir, öldürücü vuruşu indirmek üzereyken adam kendi adını ve soyunu söyler. İkisi ancak o an birbirini görür. Kale birlikte alınır.
Boylar Arasındaki Aykırılık
İki boy bir arada okunduğunda birbirini tutmaz. Birinde Uruz on altı yaşında ve sınanmamıştır, babası gücünün doruğundadır. Öbüründe baba yıllarca kuyuda yatar ve oğul onu tanımadan büyür. Kitabın boyları kendi aralarında bir zaman düzenine bağlanmaz, her biri ayrı ayrı anlatılıp sonradan bir araya getirilmiştir.
Bu aykırılık Uruz'un ne için kullanıldığını açık eder. O, belli bir olayın kahramanı olmaktan çok bir eşiğin adıdır. Babasının gölgesinden çıkıp kendi adını kazanan oğul, Dede Korkut anlatılarının en çok döndüğü konulardan biridir. Aynı eşik, babası Odisseus'un yokluğunda büyüyen ve onu aramak için yola düşen Telemakhos'ta da görülür.