Omononuşi, Japon mitolojisinde Nara'daki Miwa dağında oturan tanrıdır. Adı büyük ruhların efendisi ya da büyük şeylerin efendisi diye yorumlanır. Ülkenin kurulmasına yardım eden, hastalık gönderip kaldırabilen, yağmur, bereket ve içki yapımıyla anılan bir tanrıdır. Kojiki ile Nihon Şoki'de sık sık yılan biçiminde görünür.
Kimliği iki kaynakta aynı çizilmez. Kojiki onu Okuninuşi'nin yardımına denizden gelen ayrı bir tanrı gibi anlatır. Nihon Şoki ise onu Okuninuşi'nin kendi ruhunun bir yüzü, kimi değişkelerde de başka bir adı sayar.
Okuninuşi ile Bağı
Yol arkadaşı Sukunabikona denizin ötesine gidince Okuninuşi ülkeyi tek başına nasıl bitireceğini düşünür. O sırada denizi ışığıyla aydınlatan bir tanrı yaklaşır ve Yamato'nun doğusundaki dağda kendisine tapılırsa işi birlikte tamamlayacaklarını söyler. Bu dağ Mimoro, yani Miwa dağıdır. Nihon Şoki'de Okuninuşi gelene kim olduğunu sorar ve kendi uğurlu ve mucizevi ruhu olduğu yanıtını alır.
Nihon Şoki'nin bir değişkesinde ülkenin devrinden sonra Omononuşi, oğlu Kotoşironuşi ile birlikte yeryüzünün tanrılarını toplayıp göğe çıkar ve gök soyuna bağlılık sunar. Takamimusubi ona kızı Mihotsu Hime'yi eş olarak verir ve imparator soyunu korumasını ister. İzumo beylerinin saraya sunduğu eski bir kutsama metninde de Okuninuşi yumuşak ruhunu bir aynaya yerleştirip Miwa'ya gönderir ve bu ruh Yamato'nun Omononuşi'si adını alır.
Gece Gelen Tanrı
Kojiki'de Omononuşi, güzelliğine vurulduğu Seyadatara Hime'ye kızıl boyalı bir oka dönüşerek yaklaşır. Kız oku alıp yatağının yanına koyunca ok yakışıklı bir gence dönüşür ve ikisi evlenir. Bu evlilikten doğan kız, adını sonradan İsukeyori Hime olarak değiştirir ve ilk imparator Cimmu'nun baş eşi olur. Nihon Şoki aynı kızı Kotoşironuşi'ye bağlar, yani soy iki kaynakta iki ayrı tanrıya gider.
Bir başka anlatıda İkutamayoribime adlı genç bir kızın yanına her gece adı bilinmeyen bir genç gelir ve kız gebe kalır. Anne babası, gencin giysisinin eteğine kenevir ipliği geçirilmiş bir iğne batırmasını öğütler. Sabah iplik kapının anahtar deliğinden geçip Miwa dağına kadar uzanır, makarada yalnızca üç halka kalmıştır. Dağın adı bu üç halkadan, Japonca mi wadan türetilir.
Yılan Biçimi
Nihon Şoki'de Omononuşi, Yamato Totohimomoso Hime ile evlenir ama yalnızca geceleri gelir. Kadın yüzünü görmek isteyince tanrı sabah onun tarak kutusunda bulunacağını söyler ve görünüşünden korkmamasını şart koşar. Kutuyu açan kadın içinde küçük bir yılan bulur ve çığlık atar. Utandırılan tanrı insan biçimine dönüp göğe yükselir ve Mimoro dağına çekilir. Pişmanlıkla yere çöken kadın bir yemek çubuğuyla yaralanıp ölür. Mezarı bu yüzden Haşihaka, yani çubuk mezarı diye anılır.
Yuryaku döneminde imparator, Miwa dağının tanrısını görmek istediğini söyler ve bir adamını onu getirmeye gönderir. Adam büyük bir yılan yakalar. İmparator arınma yapmadığı için yılan gök gürültüsüyle gözlerini parlatır, imparator yüzünü kapatıp kaçar ve yılanı dağa geri saldırır.
Veba ve Sucin
İmparator Sucin'in döneminde salgın halkın yarısını alıp götürür. Nihon Şoki'de Omononuşi, Yamato Totohimomoso Hime'nin ağzından konuşur. Kojiki'de ise imparatorun düşüne girer. İki anlatıda da salgını kendisinin gönderdiğini, ancak soyundan gelen Otataneko ona tapınırsa dineceğini söyler. Otataneko bulunur, Miwa'da rahip yapılır ve salgın kesilir. Nihon Şoki onu tanrının oğlu sayar, Kojiki'de ise İkutamayoribime'den başlayan soyun dördüncü kuşağıdır. Miwa rahip ailesi soyunu ona dayandırır. Saygı görmediği için salgın salan ve gönlü alınınca onu geri çeken tanrı, Yunan'da rahibi aşağılanınca orduya veba gönderen Apollon'u andırır.
Aynı dönemde İkuhi tanrıya sunulacak içkiyi yapmakla görevlendirilir. Sunuda okuduğu şiirde bu içkinin kendisinin değil Yamato'nun Omononuşi'sinin yaptığı içki olduğunu söyler.
Miwa Dağı ve Tapımı
Baş tapınağı, dağın eteğindeki Omiwa Tapınağı'dır ve Japonya'nın en eski tapınaklarından biri sayılır. Burada tanrının oturduğu bir ana yapı yoktur. Tapım salonundan doğrudan dağın kendisine tapılır ve dağ ile tapınak, üç kapılı bir kutsal geçitle ayrılır. Dağdaki ağaçlara yüzyıllarca dokunulmamış, dağa çıkmak ancak Meiji döneminden bu yana ve izinle serbesttir.
Omononuşi bugün sake yapımcılarının koruyucusudur. Her kasımda ülkenin dört bir yanından gelen yapımcılar yeni mahsulün esenliği için burada dua eder. Dağın kutsal Japon sedirlerinin dallarından yapılan yeşil top biçimli demetler içki evlerinin kapısına asılır ve yeni içkinin hazır olduğunu duyurur. Tapınağın önündeki yaşlı bir Japon sedirinde tanrıyı temsil eden ak bir yılanın yaşadığına inanılır ve ağacın dibine yumurta ile içki bırakılır. Şikoku'daki Kotohira Tapınağı da onu Budist kökenli Konpira adıyla anılan deniz koruyucusuyla bir tutar ve denizcilerin tanrısı olarak tapar.